Ana içeriğe geç
Sözlük

baka ile cümle

baka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Cumartesi günü oğluma bakacak birini arıyorum.I'm looking for someone to mind my son on Saturday.
Onlar ona bakacaklar.They are going to look after him.
Jean and Philippe bakacaklar.Jean and Philippe are going to take a look.
Bize o bakar.He looks after us.
Nicolas Sarkozy, Fransız hükümetinde İçişleri bakanıdır.Within the French government, Nicolas Sarkozy is the interieur minister.
Benim için bir şeye bakar mısın?Would you take a look at something for me?
Tom'u komşularının pencerelerine bakarken yakaladım.I caught Tom looking into the neighbors' windows.
Hiç bakabileceğim resimlerin var mı?Do you have any pictures I can look at?
Yolda senin yerine bakacağım.We'll fill you in on the way.
Ne bulabileceğimize bir bakalım.We'll see what we can figure out.
Ne öğrenebileceğimize bir bakalım.We'll see what we can find out.
Buna daha sonra bakacağız.We'll look at it later.
Ona daha sonra bakacağız.We'll see to it later.
Tom'un ne kadar bildiğine bakacağız.We'll see how much Tom knows.
Kesinlikle onun içine bakacağız.We'll definitely look into it.
Oraya bakabilir miyim?Can I look in there?
Rozetinize bakabilir miyim?Can I see your badge?
Çevreye bakabilir miyim?Can I look around?
Bana bakar mısın?Can you look at me?
Ona bakabilir miyiz?Can we take a look at it?
Ona bakabilir miyim?Can I take a look at it?
En azından bana bakabilir misin?Can you at least look at me?
Birkaç saat çocuklara bakabilir misin?Can you watch the kids for a few hours?
Tom'un olaya bu açıdan bakacağını sanmıyorum.I doubt if Tom would see it that way.
Bu konuda ne yapabileceğime bakalım.I'll see what I can do about that.
Tom'un ofisinde olup olmadığına bakalım.I'll see if Tom's in his office.
Tom aç olup olmadığına bakalım.I'll see if Tom's hungry.
Şimdi bakabilirsin.You can look now.
Onun tadına bakayım.Let me taste it.
O Parlamento Bakanı kamu fonları ile karısının elbiselerini almakla suçlandı.That Minister of Parliament was accused of buying his wife's dresses with public funds.
Tom bize nereye bakacağımızı gösterdi.Tom showed us where to look.
Senin hakkında bu kadar endişe etmeme gerek yoktu.Tom'un sana bakacağını bilmeliydim.I needn't have been so worried about you. I should've known that Tom would look after you.
Tom'a bakan kişi ben olmalıyım.I should be the one taking care of Tom.
Bu gece çocuklarımıza bakabilecek birini düşünebiliyor musun?Can you think of anyone who might be able to babysit our kids tonight?
O yukarıya baktığında, balkonundan ona bakan yakışıklı genç bir adam gördü.When she looked up, she saw a handsome young man looking down at her from his balcony.
Orada ne olduğuna bakalım.Let's see what's out there.
TV'de ne olduğuna bakalım.Let's see what's on TV.
Bizden ne gizlediğine bakalım.Let's see what you've been hiding from us.
Tom'un yazdığına bakalım.Let's see what Tom wrote.
Tom'un ne istediğine bakalım.Let's see what Tom wants.
Tom'un ne teklif etmek zorunda olduğuna bakalım.Let's see what Tom has to offer.
Ne alabileceğime bakalım.Let's see what I can get.
Bunda iyi olup olmadığına bakalım.Let's see if you're any good at it.
Onların dikkatini çekebilip çekemeyeceğimize bakalım.Let's see if we can get their attention.
Ne olduğunu öğrenebilip öğrenemeyeceğimize bakalım.Let's see if we can find out what's going on.
Eve giden yolumuzu bulabilip bulamayacağımıza bakalım.Let's see if we can find our way home.
Rezervasyonumuzu iptal edebilip edemeyeceğimize bakalım.Let's see if we can cancel our reservation.
Tom'un burada olup olmadığına bakalım.Let's see if Tom is here.
Tom'un onu tek başına yapmayı becerebilip beceremeyeceğine bakalım.Let's see if Tom can manage to do it by himself.
Herhangi bir hasar olup olmadığına bakalım.Let's see if there's any damage.
Tom'un ne kadar iyi yaptığına bakalım.Let's see how well Tom does.
Gerçeklere bakalım.Let's look at the facts.
Buna daha yakından bakalım.Let's have a closer look at this.
Ver bakayım şunu.Let me have that.
Neyin olduğuna bir bakayım.Let me see what you've got.
Tom bir şeye iyi tarafından bakan iyimser bir insan.Tom's a glass half full man.
Buna bakar mısın?Will you look at this?
Tom'un bakacak bir ailesi var.Tom has a family to support.
Tom onun içine bakacak.Tom is going to look into it.
Sadece nereye bakacağını bilmek zorundasın.You just have to know where to look.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod