bakaç ile cümle
bakaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,и свещеникът, като излезе вън от стана да прегледа; и ако прокаженият е оздравял от раната на проказата,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,священник выйдет вон из стана, и если священник увидит, чтопрокаженный исцелился от болезни прокажения,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,ויצא הכהן אל מחוץ למחנה וראה הכהן והנה נרפא נגע הצרעת מן הצרוע׃
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,ويخرج الكاهن الى خارج المحلّة فان رأى الكاهن واذا ضربة البرص قد برئت من الابرص
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,祭 司 要 出 到 營 外 察 看 . 若 見 他 的 大 痲 瘋 痊 愈 了
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,祭司 要 出 到 營外 察看 . 若 見 他 的 大 痲瘋 痊愈 了
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,제사장은 진찰할지니 피부에 흰 점이 돋고 털이 희어지고 거기 난육이 생겼으면
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,и свещеникът да прегледа, и, ето, ако има бял оток на кожата и влакната са побелели, и има живо месо в отока,
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,священник осмотрит, и если опухоль на коже бела, и волос изменился в белый, и на опухоли живое мясо,
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,וראה הכהן והנה שאת לבנה בעור והיא הפכה שער לבן ומחית בשר חי בשאת׃
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,فان رأى الكاهن واذا في الجلد ناتئ ابيض قد صيّر الشعر ابيض وفي الناتئ وضح من لحم حيّ
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,祭 司 要 察 看 . 皮 上 若 長 了 白 癤 、 使 毛 變 白 、 在 長 白 癤 之 處 有 了 紅 瘀 肉
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,祭司 要 察看 . 皮 上 若 長 了 白癤 、 使 毛變白 、 在 長白癤 之 處 有 了 紅瘀肉
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.A kňaz pozrie ranu a zavrie vec, ktorá má ranu, na sedem dní.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.De priester zal het voorwerp zeven dagen in afzondering houden.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.El sacerdote examinará la mancha y aislará el objeto manchado durante siete días
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Il sacerdote esaminerà la macchia e rinchiuderà per sette giorni l'oggetto che ha la macchia
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Imam harus memeriksa benda itu, lalu mengasingkannya selama tujuh hari
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.In duhovnik naj ogleda znamenje in zapre tisto, na čemer je znamenje, sedem dni.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.I pohledí kněz na tu ránu, a dá zavříti tu věc mající ránu za sedm dní.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.I zabije wróbla jednego nad naczyniem glinianem, nad wodą żywą;
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Ja kun pappi on tarkastanut tartunnan paikan, sulkekoon hän tartutetun sisälle seitsemäksi päiväksi.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.제사장은 그 색점을 살피고 그것을 칠 일 동안 간직하였다가
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Le sacrificateur examinera la plaie, et il enfermera pendant sept jours ce qui en est attaqué.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.nézze meg a pap a fakadékot és rekeszsze külön [azt a min] a fakadék van, hét napig.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Och när prästen har besett det angripna stället, skall han hava den angripna saken inlåst i sju dagar.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Og når Præsten har synet Skaden, skal han lukke den angrebne Ting inde i syv Dage.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Og når presten har sett på flekkene, skal han holde det som flekkene er på, innelåst i syv dager.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.o sacerdote examinará a praga, e encerrará por sete dias aquilo que tem a praga.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Preotul să cerceteze rana, şi să închidă şapte zile lucrul cu rana.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Thầy tế lễ sẽ khám cho, và giam món có vít ấy trong bảy ngày.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Thầy tế_lễ sẽ khám cho , và giam món có vít ấy trong bảy ngày .
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Und wenn er das Mal sieht, soll er's einschließen sieben Tage.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.ο δε ιερευς θελει θεωρησει την πληγην και θελει κλεισει το εχον την πληγην επτα ημερας.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.Свещеникът нека прегледа заразата и затвори за седем дена онова, което има заразата;
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.священник осмотрит язву и заключит зараженное язвою на семь дней;
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.וראה הכהן את הנגע והסגיר את הנגע שבעת ימים׃
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.فيرى الكاهن الضربة ويحجز المضروب سبعة ايام.
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.祭 司 就 要 察 看 那 災 病 、 把 染 了 災 病 的 物 件 、 關 鎖 七 天
Kâhin ona bakacak ve yedi gün kapalı bir yerde tutacak.祭司 就 要 察看 那 災病 、 把 染 了 災病 的 物件 、 關鎖 七 天
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Alle dørene og dørstolpene var firkantede, av bjelker, og vendte like mot vindusrekken, i alle tre høider.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Alle Døre og Lysåbninger havde firkantede Bjælkerammer, og Lysåbning sad over for Lysåbning tre Gange.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.A všecky dvéře i veřeje čtverhrané byly, i okna, a zpořádaná byla okna proti oknům třmi řady.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.A všetky dvere a podvoje boly štvorhranné čo do svetelnosti, a oblok proti obloku trikrát.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Hết thảy cửa và cột đều vuông, và các cửa sổ của ba dãy phòng đều đối mặt nhau.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Hết_thảy cửa và cột đều vuông , và các cửa_sổ của ba dãy phòng đều đối_mặt nhau .
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.In vsa vrata in podboji so bili štirivoglati, s tramovjem, in okno proti oknu po treh vrstah.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Kaikki oviaukot ja valoaukot olivat nelikulmaiset; ja oviaukot olivat vastakkain, aina kolme ja kolme.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.모든 문과 문설주를 다 큰 나무로 네모지게 만들었는데 창과 창이 세 층으로 서로 대하였으며
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Todas as portas e esquadrias eram quadradas; e uma janela estava defronte da outra, em três fileiras.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Und alle Türen waren in ihren Pfosten viereckig, und die Fenster waren einander gegenüber dreimal.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.И все двери и дверные косяки были четырехугольные, и окно против окна, в три ряда.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.וכל הפתחים והמזוזות רבעים שקף ומול מחזה אל מחזה שלש פעמים׃
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.وجميع الابواب والقوائم مربعة مسقوفة ووجه كوّة مقابل كوّة ثلاث مرات.
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.所 有 的 門 框 、 都 是 厚 木 見 方 的 、 有 窗 戶 三 層 、 窗 與 窗 相 對
Kapılar ve kapı söveleri dört köşeliydi. Pencereler ise üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.所有 的 門框 、 都 是 厚 木見 方 的 、 有窗 戶 三 層 、 窗與 窗 相對
Kartvizitine bakacağım.Potrei dare un'occhiata al suo biglietto da visita.
Kartvizitine bakacağım.Θα μπορούσ να κοιτάξω την κάρτα του.
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapağa bakacak.dan dibuat saling berhadapan dengan sayap yang terbentang di atas peti itu
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapağa bakacak.Hai chê - ru-bin sẽ sè cánh ra , che trên nắp thi_ân , đối_diện nhau và xây mặt vào nắp thi_ân .
İlgili Sayfalar