bakaç ile cümle

bakaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Der var tre Lag Bjælker, og Lysåbning sad over for Lysåbning tre Gange.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Der var tre rader bjelkelag og vindu mot vindu i tre høider.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.E havia três ordens de janelas, e uma janela estava defronte da outra janela, em três fileiras.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Erau trei caturi, şi fiecare din ele avea ferestrele faţă în faţă.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.És három rend ablak rajta egymással átellenben, három-három ellenében.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Había tres hileras de ventanas, una ventana frente a otra en grupos de tres
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Il y avait trois étages, à chacun desquels se trouvaient des fenêtres les unes vis-à-vis des autres.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.In bilo je tri vrste brun, in okno proti oknu po treh vrstah.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Ja siinä oli ikkunoita kolmessa rivissä, ja valoaukot olivat vastakkain, aina kolme ja kolme.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.또 창틀이 세 줄로 있는데 창과 창이 세 층으로 서로 대하였고
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Och det hade bjälklag i tre rader; och fönsteröppningarna sutto mitt emot varandra i tre omgångar.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Oken také byly tři řady, okno proti oknu třmi řady.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Okien boly tri rady, oblok proti obloku po trikrát.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Okna też były we trzy rzędy, a okno przeciwko oknu trzema rzędami.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Und Gebälk lag in drei Reihen, und waren Fenster einander gegenüber dreimal.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Vi erano tre serie di finestre, che si corrispondevano faccia a faccia tre volte
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Και ησαν παραθυρα εις τρεις σειρας, και ανταπεκρινετο παραθυρον εις παραθυρον κατα τρεις σειρας.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.И имаше решетки в трите етажа, така че светене беше поставено срещу светене в трите етажа.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Оконных косяков было три ряда; и три ряда окон , окно против окна.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.ושקפים שלשה טורים ומחזה אל מחזה שלש פעמים׃
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.والسقوف ثلاث طباق وكوّة مقابل كوّة ثلاث مرّات.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.有 窗 戶 三 層 、 窗 與 窗 相 對
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.有窗 戶 三 層 、 窗與 窗 相對
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.in duhovnik pride in vidi, da se je znamenje razširilo po hiši: razjedljive gobe so na hiši, nečista je.
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.제사장은 또 와서 살펴볼 것이요 그 색점이 만일 집에 펴졌으면 악성 문둥병인즉 이는 부정하니
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.maka imam harus datang dan memeriksa rumah itu lagi. Kalau kelapukan itu memang menyebar maka rumah itu naji
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.o sacerdote entrará, e a examinará; se a praga se tiver estendido na casa, lepra roedora há na casa; é imunda.
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.thì thầy tế lễ phải đến khám nữa. Nếu thấy vít ăn lan ra, ấy là một vít phung ăn ruồng nhà; nhà đã bị ô uế.
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.vojde kňaz a keď uvidí, že hľa, rana sa rozšírila po dome, rozožieravá malomoc je po dome; nečistý je.
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.тогава свещеникът да влезе и да прегледа: ако се е разпростряла язвата в къщата; тя е нечиста.
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.то священник придет и осмотрит, и если язва на доме распространилась, то это едкая проказа на доме, нечист он;
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.ובא הכהן וראה והנה פשה הנגע בבית צרעת ממארת הוא בבית טמא הוא׃
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.وأتى الكاهن ورأى واذا الضربة قد امتدّت في البيت فهي برص مفسد في البيت. انه نجس.
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.祭 司 就 要 進 去 察 看 . 災 病 若 在 房 子 裡 發 散 、 這 就 是 房 內 蠶 食 的 大 痲 瘋 、 是 不 潔 淨
kâhin gidip eve bakacak. Küf yayılmışsa, önü alınamaz demektir. Ev kirli sayılır.祭司 就 要 進去 察看 . 災病 若 在 房子 裡 發散 、 這就是 房內蠶 食 的 大痲瘋 、 是 不 潔淨
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.그가 진찰할 것이요 문둥병이 과연 그 전신에 퍼졌으면 그 환자를 정하다 할지니 다 희어진 자인즉 정하거니와
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.וראה הכהן והנה כסתה הצרעת את כל בשרו וטהר את הנגע כלו הפך לבן טהור הוא׃
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.ورأى الكاهن واذا البرص قد غطى كل جسمه يحكم بطهارة المضروب. كله قد ابيض. انه طاهر.
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.祭 司 就 要 察 看 . 全 身 的 肉 、 若 長 滿 了 大 痲 瘋 、 就 要 定 那 患 災 病 的 為 潔 淨 、 全 身 都 變 為 白 、 他 乃 潔 淨 了
kâhin hastaya bakacak ve bedenini hastalık saran kişiyi temiz ilan edecektir. Yaralar beyazlaşmış ve temizdir.祭司 就要 察看 . 全身 的 肉 、 若長滿 了 大痲瘋 、 就 要 定 那 患 災病 的 為潔淨 、 全身 都 變為 白 、 他 乃 潔淨了
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.A vida kněz, že obrátila se rána ta v bělost, za čistou vyhlásí ji; čistá jest.
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.제사장은 그를 진찰하여서 그 환처가 희어졌으면 환자를 정하다 할지니 그는 정하니라
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.preotul să -l cerceteze, şi dacă rana s'a făcut albă, preotul să declare curat pe cel cu rana: el este curat.
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.se vedrà che la piaga è ridiventata bianca, il sacerdote dichiarerà mondo colui che ha la piaga: è mondo
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.untuk diperiksa kembali. Kalau borok itu memang sudah menjadi putih, imam menyatakan orang itu bersih
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.священник осмотрит его, и если язва обратилась в белое, священник объявит больного чистым; он чист.
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.וראהו הכהן והנה נהפך הנגע ללבן וטהר הכהן את הנגע טהור הוא׃
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.فان رآه الكاهن واذا الضربة قد صارت بيضاء يحكم الكاهن بطهارة المضروب. انه طاهر
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.祭 司 要 察 看 . 災 病 處 若 變 白 了 、 祭 司 就 要 定 那 患 災 病 的 為 潔 淨 、 他 乃 潔 淨 了
Kâhin hastaya bakacak, yara beyazlaşmışsa, yarayı temiz ilan edecek. Kişi temiz sayılacak.祭司 要 察看 . 災病處 若 變 白 了 、 祭司 就 要 定 那 患 災病 的 為潔淨 、 他 乃 潔淨了
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,A pap pedig menjen ki a táboron kivül, és nézze meg a pap, és ha meggyógyult a pokloson a poklos fakadék:
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,dan imam membawanya ke luar perkemahan. Kalau menurut pemeriksaannya orang itu sudah sembuh
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,duhovnik pa naj pride ven iz šatorišča in ga ogleda, in glej, boleznivo znamenje gob je zaceljeno na gobavcu:
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,e este sairá para fora do arraial, e o examinará; se a praga do leproso tiver sarado,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,I vyjde kněz ven z stanů a pohledí na něj, a uzří-li, že uzdravena jest rána malomocenství malomocného:
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,제사장은 진에서 나가서 진찰할지니 그 환자에게 있던 문둥병 환처가 나았으면
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,Le sacrificateur sortira du camp, et il examinera le lépreux. Si le lépreux est guéri de la plaie de la lèpre,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,Preotul să iasă afară din tabără, şi să cerceteze pe cel lepros. Dacă leprosul este tămăduit de rana leprei,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,thầy tế lễ sẽ ra ngoài trại quân mà khám bịnh cho. Nếu vít phung của người bịnh lành rồi,
Kâhin hastaya ordugahın dışında bakacak. Hastalık iyileşmişse,thầy tế_lễ sẽ ra ngoài trại quân mà khám bịnh cho . Nếu vít phung của người bịnh lành rồi ,
İlgili Sayfalar