bakaç ile cümle

bakaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Jednak w literaturze Wschodu i Zachodu znajdujemy mnóstwo różnych definicji szczęścia.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Když se ale podíváte do literatury, východní a západní, najdete velké rozdíly v definicích štěstí.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.동양과 서양의 문학을 들여다보면 무수히 다양한 행복의 정의를 찾을 수 있습니다.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Sekä itä- että länsimaisessa kirjallisuudessa on uskomattoman kirjavia onnellisuuden määritelmiä.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.Але якщо подивитися на літературу, східну та західну, ви знайдете неймовірну безліч визначень щастя.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.При просмотре литературы, западной и восточной, можно найти невероятное разнообразие определений счастья.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.אבל אז, אם תסתכלו בספרות, מזרחית ומערבית, תוכלו למצוא מגוון בלתי יאומן של הגדרות לאושר.
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.لكن عندها ، لو نظرت إلى الكتابات , شرقاً وغرباً ، تجد تعدد كبير جداً لتعريف معنى السعادة .
Doğu ve Batı edebiyatına bakacak olursanız, mutluluğun tanımıyla ilgili inanılmaz bir çeşitlilik bulursunuz.幸せの定義は驚くほど多彩でしょう こう言う人がいます "過去の記憶を信じて
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Będę wyglądać ku Wschodowi oczekując twego bezpiecznego powrotu.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Budem pozerať na Východ a čakať na váš bezpečný návrat.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Budu hledět na západ a čekat na váš bezpečný návrat.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Eu olharei para Leste e esperar que volte em segurança.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Guarderò a Est e aspetterò il vostro ritorno.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Ich werde im Osten nach Euch Ausschau halten. und auf Eure sichere Rückkehr hoffen.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Ik zal uitkijken naar het Oosten en uw behouden terugkomst afwachten.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Jag ska se österut och vänta på din återkomst.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Jeg vil rette blikket mod Øst og håbe på Deres sikre hjemkomst.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Je regarderai vers l'Est et attendrai votre retour sain et sauf.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Majd kelet felé nézek és várom a biztonságos megérkezésedet.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Miraré hacia el Este... y esperaré su regreso.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Pidän katseeni suunnattuna itään ja odotan turvallista paluutanne.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Θα κοιτάω προς την Ανατολή και θα περιμένω την ασφαλή επιστροφή σου.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.Я буду смотреть на восток и ждать твоего благополучного возвращения.
Doğuya bakacağım ve senin güvenli dönüşün için bekleyeceğim.お帰りを待ちます
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Allora ne usciamo e ci voltiamo ad osservare da una certa distanza.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Also entfernen wir uns, drehen uns um und schauen zurück.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Assim vamos sair e depois voltar a olhar para tudo isto.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Deci vom ieşi şi ne întoarcem şi privim înapoi la asta.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Dus gaat we eruit, draaien rond en kijken hiernaar terug.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Entonces vamos a salir, girar y ver esto nuevamente.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.외부로 나가서 한번 둘러 보죠.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.On va donc sortir, tourner autour et nous retourner vers l'ensemble.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Úgyhogy most eltávolodunk, megfordulunk és úgy nézzük meg.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Więc przenieśmy się na zewnątrz i spójrzmy ponownie.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Θα βγούμε λοιπόν έξω και θα ταλαντευτούμε γύρω μας και θα δούμε πίσω σε αυτό.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Така че ще излезем, ще се завъртим и ще погледнем назад към това.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Так что мы отлетим и посмотрим по сторонам чтобы оглядется.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.Тому ми рушимо назовні, розвернемося і поглянемо на це.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.אז אנחנו נצא החוצה, נפנה סביב ונביט אחורה.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.لذا سنخرج ونلتف لننظر اليه من الخلف.
Dolayısıyla dışarıya çıkacağız ve etrafından dolaşıp buna geri bakacağız.まず調査の構造がわかります
Dört çeşit ışık var ve bunlara bakacağız.Il y en a quatre, on va les regarder.
Dört çeşit ışık var ve bunlara bakacağız.Per l'esattezza, quattro e ora li esploreremo tutti.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.A világ legtöbb éhező embere önellátó földműves.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Cei mai mulți flămânzi din lume sunt fermierii care practică o agricultură de subzistență.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.De meeste hongerige mensen in de wereld zijn boeren.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Die meisten hungrigen Menschen weltweit sind Subsistenzbauern.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Głodni ludzie utrzymują się z rolnictwa.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Hầu hết những người đói kém trên thế giới sống dựa vào những người nông dân.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.세계에서 대부분의 배고픈 사람들은 자급적 농부들입니다.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.La mayoría de la gente con hambre en el mundo son agricultores de supervivencia.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.La plupart des gens qui souffrent de la faim dans le monde sont des agriculteurs de subsistance.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Muitas das pessoas que passam fome vive da agricultura de subsistência
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Sebagian besar orang yang kelaparan di dunia ini adalah petani yang mencari nafkah hidup.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Väčšina hladujúcich ľudí vo svete sú tí, pre ktorých farmárčenie predstavuje existenčnú otázku.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Většina hladových lidí na světě jsou farmáři na životním minimu.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.Повечето гладни хора по света се препитават с фермерство.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.רוב הרעבים בעולם עוסקים בחקלאות כדי להתקיים.
Dünyadaki çoğu aç insanlar ailelerine kıtı kıtına bakacak düzeydeki çiftçilerdir.ومعظم الجياع في العالم هم ..مزارعون من الدرجة الثانية
İlgili Sayfalar