Ana içeriğe geç
Sözlük

bak ile cümle

bak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biz uzaktayken köpeğe kim bakacak?Who will take care of the dog while we are away?
Dışişleri Bakanı bir kuklaydı.The Foreign Minister was a puppet.
O ağaca bakıyorsun.You're looking at that tree.
Libya'nın dışişleri bakanı iltica etti.Libya's foreign minister has defected.
Kusura bakmayın, tanımadığım insanların içeri girmesine izin vermem.I'm sorry, I don't let in people I don't know.
Köpeklerine kim bakıyor?Who's looking after your dogs?
Jimmie bir bakan olacak.Jimmie is to be a minister.
Şu yüksek dağa bak.Look at this high mountain.
Bu yüksek dağa bak.Look at this high mountain.
Annem gözü yaşlı bana baktı.My mother looked at me with tears in her eyes.
Programımın ne olduğuna bakmam gerekecek.I'll have to see how my schedule looks.
Bu köpek bana beni yiyecekmiş gibi bakıyor.This dog is staring at me as if it wanted to eat me.
Gözlerime bak ve bana onu yapmadığını söyle.Look me in the eyes and tell me you didn't do it.
Menüye bakabilir miyim?May I look at the menu?
Bakın! Onlar evden ayrılıyorlar.Look! They are leaving the house.
Onlar bize bakıyorlar mı?Are they looking at us?
Aynada kendilerine bakıyorlar.They are looking at themselves in the mirror.
Nereye gittiğimizi bilmek için bazen geriye bakmalıyız.Sometimes we need to look back to know where we are going to.
Yeni banka Baker caddesinde.The new bank is on Baker Street.
O, ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.She advised him to take better care of himself.
Ona baktı ve onun kızgın olduğunu biliyordu.She looked at him and knew that he was angry.
O, ona öfkeyle baktı.She looked at him angrily.
O, yüzünde bir tebessümle ona baktı.She looked at him with a smile on her face.
O, doğrudan onun gözüne baktı.She looked him right in the eye.
O, ona sağlığına geri dönmesi için bakıcılık yaptı.She nursed him back to health.
O, ona baktı ve o onu çok sinirlendirdi.She stared at him and that made him very nervous.
O şaşkınlık içinde ona baktı.She stared at him in astonishment.
Bana hesabımın bakiyesini söyleyebilir misiniz?Can you tell me the balance on my account?
O, bütün mobilyasını sattı, böylece kendine ve köpeğine bakabildi.She sold all of her furniture, so she could afford to feed herself and her dog.
Benim odam güneye baktığı için, kışın bile çok soğuk değil.Since my room faces south, it isn't so cold even in the winter.
O, zamanının çoğunluğunu çocuklarına bakarak harcar.She spends a majority of her time taking care of her children.
O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.She spends a pretty good chunk of time just sitting there and looking out the window.
İnsanlar zengin ya da fakir olmalarına bağlı olarak işlere farklı olarak bakarlar.People look at things differently depending on whether they are rich or poor.
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Vaov! onun yemek yiyişine bak!Wow! Look at him eat!
Bak, yıldız kayıyor!Look, a shooting star!
Bak, bir yıldız kayması!Look, a shooting star!
Bak, kayan bir yıldız!Look, a shooting star!
Onun hayata çok materyalist bir bakış açısı vardır.He has a very materialistic outlook on life.
Sabah güneşi bakmak için çok parlak.The morning sun is too bright to look at.
Bu Japon arabasına bak.Look at this Japanese car.
Bir köpeğe bakıyordum. Ancak yine baktığımda bir kediye dönüşmüştü.I was looking at a dog. However, when I looked again, it had turned into a cat.
Bak! O geliyor!Look! She's coming!
O dün gece çocuğuma baktı.She looked after my children last night.
Çocuklara bakmak için yardım edebilir misin?Can you help look after the kids?
Parktaki herkes sıcak hava balonuna baktı.Everybody in the park looked up at the hot air balloon.
Baktığın her yerde çocukların oynadığını görebilirsin.Everywhere you look you can see children playing.
Baktığınız her yerde depremin sebep olduğu hasarı görebilirsiniz.Everywhere you look you can see damage caused by the earthquake.
Baktığın her yerde öpüşen genç çiftleri görebilirsiniz.Everywhere you look you can see young couples kissing.
Bakma şeklini seviyorum.I like the way you look.
Giyecek bir şey için dolabıma baktım.I looked in my closet for something to wear.
Böylesine büyük bir aileye bakmak zorunda olacağımı asla düşünmemiştim.I never thought I would have to support such a large family.
Ben şimdi hayata eskisinden daha farklı bakıyorum.I now view life differently than I used to.
Sana bakacağıma sana söz veriyorum.I promise you I'll look after you.
Etrafına bakarsan, aynı şeyi yapan bir sürü insan göreceksin.If you look around, you'll see many people doing the same thing.
Geriye doğru bakıldığında, ben muhtemelen oraya onunla gitmemem gerekirdi.In retrospect, I probably shouldn't have gone there with her.
Geçmişe bakıldığında, ona daha saygılı davranmalıydım.In retrospect, I should have treated her with more respect.
Geçmişe bakıldığında, sanırım sen haklıydın.In retrospect, I think you were right.
Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog.
Nereye bakarsan bak depremin sebep olduğu hasarı görebilirsin.No matter where you look you can see damage caused by the earthquake.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod