bakıyorlar ile cümle

bakıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.二 惹 韁皎 高 張 翅膀 、 遮掩 施恩 座 、 惹韁皎 是 臉對臉 、 朝著 施恩 座
Meleklerin bir kısmı Hz. Meryem'e bakıyor, bir kısmı diğer yönlere bakıyorlar.Відчувається певна неформальність.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"A já jsem odpovídala: "Obama je můj bratr, takže to dělá i vás mými bratry."
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"De såg frågande på mig, och sen var det, "high five!" (Skratt)
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ei se uitau la mine întrebător și erau ceva de genul, "Bate palma!".
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Eles olhavam interrogativamente e depois reagiam com: "Dá cá cinco!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Először kíváncsian néztek rám, aztán egyszerűen egy "Adj egy pacsit!"-al intézték el a dolgot.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Il che li lasciava un pò perplessi, prima di battere un cinque.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ils me regardaient interrogatifs, et puis c'était, "Tope là!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"아이들은 당혹스런 표정을 짓다가 "하이 파이브해요"라고 하더군요.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Mereka memandang saya dengan bingung, tapi lalu berkata, "Tos!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Og de så forvirrede ud før de ville være sådan "High five!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Patrzyły zdziwione, a potem przybijały mi piątkę.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Sie haben skeptisch die Augen zusammengekniffen und dann "High five!" gemacht.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Y yo les decía "Bueno, Obama es mi hermano, entonces tu también eres mi hermano."
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Žartovne sa na mňa pozreli a potom urobili niečo ako "Plácnime si!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Ze keken me vragend aan, en dan kreeg je een "High Five!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Με κοιτούσαν με απορία, και μετά από λίγο, μου έλεγαν "Κόλλα το!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Вони допитливо дивились на мене, а тоді казали: "То давай п'ять!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Они поглядывали преценяюще, после чего кричали, "Дай пять!".
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"Те поглеждаха озадачено, а после вдигаха ръка за поздрав.
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"הם היו מסתכלים במבט בוחן ואז עושים לי "תני כיף!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"ويقومون بالتساؤل، وبعد ذلك يبدون، " لنتصافح!"
Muzip bir tavırla bakıyorlardı, ve sonra, "Çak bir beşlik!"そして、私はここでジェーンという女性に会いました
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,A diákok az órájukat nézik, a szemüket forgatják, és mind arra gondolnak előbb vagy utóbb,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Các sinh viên đang nhìn vào đồng hồ của họ, hoa mắt, và tất cả họ đang tự hỏi vào một thời điểm nào đó,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Die Schüler schauen auf die Uhr und verdrehen ihre Augen, und früher oder später fragen sie sich,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Elevii se uită la ceas, îşi dau ochii peste cap, şi toţi se întreabă la un moment dat
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Gli studenti guardano i loro orologi, girano gli occhi, e si domandano ad un certo punto o ad un altro,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,학생들은 시계도 봤다가, 눈도 굴리고 하다가 결국 궁금증이 생기겠죠.
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Les étudiants regardent leurs montres, lèvent les yeux au ciel, et tous se demandent à un moment ou un autre,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Os alunos estão a olhar para o relógio, a rolar os olhos, e a perguntar-se a certo ponto
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Para murid akan mengecek jam mereka, memainkan bola mata mereka, dan pada suatu saat mereka akan berpikir,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Studenti se dívají na své hodinky, koulí očima a dřív nebo později se začnou ptát:
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Uczniowie patrzą na zegarki, przewracają oczami, wreszcie zaczynają się zastanawiać:
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Οι μαθητές κοιτάνε τα ρολόγια τους, ανοιγοκλείνουν τα μάτια τους, και όλοι αναρωτιούνται αργά η γρήγορα,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Учениците гледат часовниците си, мислят, и мислят за нещо,
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,Школьники смотрят на часы, закатывают глаза от нетерпения, и на каком-то этапе у них возникает вопрос:
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,תלמידים מסתכלים בשעונים שלהם, מגלגלים את עיניהם, וכולם תוהים בנקודה כזו או אחרת:
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,الطلاب ينظرون في ساعاتهم وأعينهم تدور وكلهم يتساءلون بين حين وآخر
Öğrenciler saatine bakıyor, sağa sola bakıyorlar, ve er ya da geç hepsi merak etmeye başlıyor,ある時点でこう思います 「おい、一体どれだけかかるんだよ」
Ona çatlakmış gibi bakıyorlar.저사람 약간 미친거 아냐? 라는 눈빛으로 보겠죠.
Ona çatlakmış gibi bakıyorlar.Koukají na něj jako na blázna.
Ona çatlakmış gibi bakıyorlar.Вони дивляться на нього, як на дивака.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.De ser på Karajan, sen ser de på varandra.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Guardano Karajan. E poi si guardano l'un l'altro.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Ils regardent Karajan. Puis ils se regardent.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.우선 카라얀을 봅니다. 그리고 서로를 봅니다.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Mereka melihat Karajan. Dan mereka melihat satu sama lain.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Miran a Karajan. Y luego, se miran unos a otros.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Patrzą na Karajana. A potem patrzą na siebie nawzajem.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Podívají se na Karajana. A pak se podívají jeden na druhého.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Ránéznek Karajanra. Azután ránéznek egymásra.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Se uită la Karajan. Iar apoi se uită unii la alții.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Sie schauen Karajan an. Und dann sehen sie einander an.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Ze kijken naar Karajan. En dan kijken ze naar elkaar.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Κοιτάζουν τον Κάραγιαν. Και μετά κοιτάζονται μεταξύ τους.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Они смотрят на Караяна, а потом они смотрят друг на друга.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.Те гледат Караян. А после се гледат един друг.
Önce Karajan'a bakıyorlar; sonra birbirlerine bakıyorlar.הם מביטים בקריאן. ואז הם מביטים זה בזה.

İlgili Sayfalar