bakıyorlar ile cümle
bakıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Sie kommen bis ans U-Boot heran - sie kommen mit den Augen ans Fenster und gucken ins U-Boot.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Vengono vinicno al sottomarino - avvicinano gli occhi agli oblò e sbirciano dentro.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Vin direct la submarin -- işi vor pune ochii pe geam şi se vor uita în submarin.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Вот они подплывают к батискафу, прижимаются глазами к иллюминатору и заглядывают внутрь.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.Идват до самата подводница - залепят очи на люка и надничат вътре.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.הם מגיעים עד לצוללת -- והם שמים את העיניים שלהם ישר בחלונות של הצוללת ומציצים פנימה.
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.وهم يأتون يميناً إلى الغواصة -- أنهم يضعون عيونهم على اليمين العلوي على النافذة داخل الغواصة .
Denizaltının karşısına geçiyorlar pencereye gözlerini dikiyorlar ve içeri bakıyorlar.窓に目を押し付けて内を覗き見ます これは実際に存在する世界です
Dikkatinizi çekmeye çalıştım şey şu ki; İlk olarak, dört aylıkken, bebekler temelde gözlere bakıyorlar.Ce qu'il faut voir, d'abord, c'est qu'à quatre mois, les bébés regardent surtout les yeux.
Dikkatinizi çekmeye çalıştım şey şu ki; İlk olarak, dört aylıkken, bebekler temelde gözlere bakıyorlar.Noten que, en primer lugar, a los 4 meses, los bebés miran principalmente a los ojos.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.친절하지는 않지만 세상을 보는 마술적인 눈을 가진 과학자들과 일하게 된것을 정말 기쁘게 생각합니다
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.la fel de binevoitori ca mulți pământeni, dar cu o perspectivă magică asupra lumii.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.la plupart des gens dans le monde, mais qui portent un regard magique sur le monde.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.Nie są bardziej życzliwi niż wielu ludzi na świecie, ale mają to magiczne spojrzenie na świat.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.Sie sind nicht gütiger als viele Menschen in der Welt, aber sie betrachten die Welt auf magische Weise.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.לא נחמדים יותר מאשר רבים מהאנשים בעולם, אבל יש להם מבט קסום על העולם.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.ليسوا أكثر لطفا من الكثير من الناس في العالم، لكن لديهم نظرة ساحرة للعالم.
Dünyadaki pek çok insandan daha fazla yardımsever değiller ama dünyaya sihirli bir bakış açısıyla bakıyorlar.特に理解があるわけではありませんが 世界に対する素晴らしい視点を持っています 研究所での開発が
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar. Ama sonra ne kadar para alacakları hakkında pazarlık yapıyoruz.Oni zjišťují co to přesně je, a potom vyjednáváme kolik za to dostanou.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Bọn trẻ đi loanh quanh tìm kiếm nó là gì.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Depois negociamos o que eles vão receber.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Ellos van a buscar qué hacer.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Idą zobaczyć, co to jest.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Ils vont voir ce que c'est.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.아이들이 어떤 일들이 있는지 찾아 다니고
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Körbenéznek, hogy mit tudnának csinálni.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Negoziamo. Vanno a vedere cos'è.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Sie schauen sich das an.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Ze gaan eerst kijken wat het is.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Γυρνάνε πρώτα και ψάχνουν.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Вони вишукують, що це.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.Они идут и ищут, что я просил их сделать.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.הם הולכים ומחפשים מה לעשות.
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.نتفاوض على تلك المهام
Etrafta dolaşıp neler olduğuna bakıyorlar.その仕事を幾らでするか交渉するのです
Fransa'daki devrime sempatiyle yaklaşanlar, Yunanistan'daki isyancılara da sempatiyle bakıyorlar.Lidé, kteří cítili sounáležitost s revolucí ve Francii, soucítili i s revolucionáři v Řecku.
Fransa'daki devrime sempatiyle yaklaşanlar, Yunanistan'daki isyancılara da sempatiyle bakıyorlar.(Ж) Словом, сторонники революции во Франции (Ж) также поддерживали и греческих революционеров.
Fransa'daki devrime sempatiyle yaklaşanlar, Yunanistan'daki isyancılara da sempatiyle bakıyorlar.Тому ті, хто були близькі за духом із революцією у Франції були близькими і з революціонерами у Греції.
Gezegene bolluk içindeki bir kaynak gözüyle bakıyorlardı.Dívali se na ní jen z pohledu hojnosti.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Je ziet haar ogen niet. Ze kijkt naar beneden.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.그녀가 눈을 내리깔고 있기 때문에 눈을 볼 수 없습니다.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Man sieht ihre Augen nicht; sie blickt nach unten.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Nie widać jej oczu, są skierowane w dół.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Non vedete i suoi occhi, guardano in basso.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.No se le ven los ojos, miran hacia abajo.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Nu vedeți ochii ei, se uită în jos.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Vous ne voyez pas ses yeux, ils regardent vers le bas.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Вы не видите её глаз, она смотрит вниз.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.Не виждате очите и, те гледат надолу.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.אתם לא רואים את העיניים שלה, הן מסתכלות כלפי מטה.
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.لست ترى أعينها، لأنها تنظر للأسف
Gözlerini göremiyorsunuz; aşağı doğru bakıyorlar.目をそらしているのではなく
Hayvanları ağla yakalamıyorlar. Onlara, o dünyaya gidip orada bakıyorlar.Nie łowią ich, tylko zdalnie oglądaja.
İlk olarak, dört aylıkken, bebekler temelde gözlere bakıyorlar.でも8~10ヶ月の間に なにやら目立った動きが見られます
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.dan dibuat saling berhadapan, dengan sayap yang terbentang menutupi tutup peti itu
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.Hai chê - ru-bin sè cánh ra che trên nắp thi_ân , đối_diện nhau và xây mặt vào nắp thi_ân .
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.Hai chê-ru-bin sè cánh ra che trên nắp thi ân, đối diện nhau và xây mặt vào nắp thi ân.
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.그룹들이 그 날개를 높이 펴서 그 날개로 속죄소를 덮으며 그 얼굴을 서로 대하여 속죄소를 향하였더라
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.ויהיו הכרבים פרשי כנפים למעלה סככים בכנפיהם על הכפרת ופניהם איש אל אחיו אל הכפרת היו פני הכרבים׃
Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtüyor, yüzleri birbirine dönük kapağa bakıyorlardı.二 惹 韁 皎 高 張 翅 膀 、 遮 掩 施 恩 座 、 惹 韁 皎 是 臉 對 臉 、 朝 著 施 恩 座