Ana içeriğe geç
Sözlük

bakıyor ile cümle

bakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle algılayıcılarımız sesteki bu ufak değişikliklere bakıyor.受話器を取ったとき
Bunlar makroekonomi kavramları Yani ekonomiye bir bütün olarak bakıyoruz. bunlar makro-- fikirler.Sem budu psát vše k makroekonomice, ekonomice jako celku.
Bunun için 3'ün sağındaki basamağa, 2'ye bakıyoruz. .이 둘 중 선택하기 위해 우리는 3 이하의 숫자만을 봅시다. 그럼 여기 2를 봅시다.
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.Jesteśmy w Neues Museum w Berlinie i patrzymy na słynne popiersie Nefertiti.
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.We staan in het Neues Museum te Berlijn en we kijken naar het bekende borstbeeld van Neferitite.
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.Ми у Новому музеї в Берліні розглядаємо відомий бюст Нефертіті.
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.Ние сме в Нойес Музеум (Нов музей) в Берлин и разглеждаме известният бюст на Нефертити.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Chúng ta vừa nhìn vào màn hình, vừa nhìn ra thế giới xung quanh.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Estamos mirando dentro de las pantallas y estamos experimentando el mundo alrededor nuestro.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.우리의 집중력이 끊임없이 나누어졌다는 것입니다. 화면 속 세상, 바깥 세상을 보면서 말이죠. 화면 속 세상, 바깥 세상을 보면서 말이죠.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Nous regardons à la fois à l'intérieur des écrans, et nous scrutons le monde qui nous entoure.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Obenem gledamo v ekrane in opazujemo svet okrog nas.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ora guardiamo sia dentro gli schermi, che nel mondo che ci circonda.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Privim și la calculator și la ce-i împrejur.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Równocześnie wpatrujemy się w monitory i obserwujemy świat zewnętrzny.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Sabem, estamos a olhar para os ecrãs e a olhar para o mundo que nos rodeia.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Terwijl we naar die schermen kijken, kijken we ook naar de wereld om ons heen.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Tudják, egyszerre nézünk befelé a képernyőre és kifelé a körülöttünk lévő világra.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Wir haben gleichzeitig ein Auge auf unseren Bildschirmen und eines auf die Welt um uns herum.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ξέρετε, κοιτάζουμε και την οθόνη και κοιτάζουμε έξω στον κόσμο γύρω μας.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Всички ние гледаме в екрани и гледаме окръжаващия ни свят.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Ми ніби одночасно дивимось на екран і на світ, що нас оточує.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.Мы одновременно смотрим и на экраны, и на мир вокруг нас.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.שתשומת הלב שלנו מחולקת כל הזמן. אתם יודעים, כולנו מסתכלים לתוך המסכים, ואנחנו מסתכלים החוצה בעולם סביבנו.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.انتباهنا أصبح مقسما طوال الوقت. تعرفون، نحن ننظر من خلال شاشاتنا وكذلك من خلال العالم من حولنا.
Biliyorsunuz, hem ekranın içindekilere hem de dışarıda çevremizde olan dünyaya bakıyoruz.スクリーンの中にあるものと 自分の周囲と 両方の世界を眺めているのです さらに 気になったのは
Bir şeye mi bakıyordun?Em đang nhìn gì vậy?
Bir şeye mi bakıyordun?Hast du etwas beobachtet?
Bir şeye mi bakıyordun?Kau sedang melihat sesuatu?
Bir şeye mi bakıyordun?Stavi guardando qualcosa?
Bir şeye mi bakıyordun?Te uitai la ceva?
Bir şeye mi bakıyordun?Tittade du på nåt?
Bir şeye mi bakıyordun?Tu regardais quelque chose ?
Bir şeye mi bakıyordun?Was je iets aan het bekijken?
Bir şeye mi bakıyordun?Κοίταζες κάτι;
Bir şeye mi bakıyordun?Ты на что-то смотрела?
Bir şeye mi bakıyordun?هل تبحثين عن شي ما ؟
Bir şeye mi bakıyordun?いいえ
Biz ebeveynlerimize bakıyoruz, çünkü işin sonunda, herşey evimizin başarısına bağlı.Nous cherchons aux créateurs des emplois d'aucune sorte.
Biz ebeveynlerimize bakıyoruz, çünkü işin sonunda, herşey evimizin başarısına bağlı.Στηριζόμαστε στους δημιουργούς θέσεων εργασίας.
Biz ebeveynlerimize bakıyoruz, çünkü işin sonunda, herşey evimizin başarısına bağlı.والعائلة. ننظر إلى أهلنا، لفي التحليل النهائي، كل شيء يعتمد على
Biz yalnızca pozitif çözüme bakıyoruz.1 + 5 の平方根を
Biz yalnızca pozitif çözüme bakıyoruz. 1 artı karekök 5 bölü 2. -Dostanete záporné číslo v čitateli, my se zajímáme jen o kladné výsledky, 1 plus (odmocnina z 5, lomeno 2).
Biz yalnızca pozitif çözüme bakıyoruz.분자가 음수가 되므로
Böylece baktığı şeyden bir süre sonra sıkılıp, başka bir şeye bakıyor.A začne se nudit, takže se začne dívat po něčem jiném.
British Museum'dayız ve 1400-1450 yıllarınandan kalma Siyah Yorgi figürüne bakıyoruz.(Ж1) Мы находимся в Британском музее. Перед нами икона "Черный Геогрий", созданная около 1400-1450 гг.
British Museum'dayız ve 1400-1450 yıllarınandan kalma Siyah Yorgi figürüne bakıyoruz.Піппа Коуч: Ми перебуваємо у Британському Музеї, а це - ікона "Чорний Георгій", написана у 1400-1450 рр.
Bu akşam yediğimiz gıdalara bakıyoruz, tabağımızdan çiftliğe, tarlaya ve okyanusa...Stasera seguiremo il cibo che mangiamo dal piatto alla fattoria, al campo e all'oceano.
Bu bir plan, yukarıdan aşağıya bakıyorזהו השרטוט במבט מעל.
Bu bir plan, yukarıdan aşağıya bakıyorإنها مخطط، بالنظر إلى أسفل من أعلى.
Bu bir plan, yukarıdan aşağıya bakıyorしかし 私が教科書で見つけたのはこれです
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Am venit azi in piata de peste . Totul este proaspat.. Standul e plin de peste.
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Hôm nay tôi đã đến chợ cá. Mọi người hãy xem cá đi này Quầy hàng đầy ắp cá. $10.
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Ich musste heute zum Fischmarkt kommen...alle schauen nach den Fischen. Der Stand ist voll mit Fisch.
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Je suis allée au marché de poissons aujourd'hui. Regardez tous ce poisson ! Le stand est plein de poisson.
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.지금 어시장에 나와있습니다. 여러분 여기좀 보세요. 싱싱한 생선들이 아주 가득한데요
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Ma el kell mennem a hal piacra.<br />Mindenki friss halért jön ide. A stand tele van halakkal.
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Oggi siamo qui al mercato del pesce.... guardate che pesce fresco.. il banco è pieno di pesce.
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Przybyłam dziś na targ rybny.. Popatrzcie wszyscy na te ryby... Stragany sa pełne ryb.
Bugün balık pazarına geldim...Herkes balık bakıyor... tezgah balık dolu.Tänään olen saapunut kalamarkkinoille. Kaikki katsokaa näitä kaloja. Tämä myyntipöytä on täynnä kaloja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod