Ana içeriğe geç
Sözlük

bakıyor ile cümle

bakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Belki kumar oynuyoruz -- Hukukçulara sorup, ne dediklerine bakıyoruz.Или просто залагаме - и питаме какво мисли правния отдел по този въпрос.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Je cherchais", il balbutia.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Jeg var på udkig," stammede han.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."M-am uitat", el bîlbîi.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Pozeral som sa," zamrmlal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.캐치을 발표했다. "내가 찾고 있었던 것"이라고 stammered.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Stavo cercando", ha balbettato.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Szukałem" wyjąkał.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Tôi đã tìm kiếm", ông lắp bắp.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Yo estaba buscando", tartamudeó.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Έψαχνα", ψέλλισε.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Търсех", измънка той.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Я искал", пробормотал он.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Я шукав", пробурмотів він.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.פרסמה לתפוס. "חיפשתי," הוא גמגם.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.الافراج عن الصيد. "كنت أبحث عن" انه متلعثم.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.私はあまりとにかく、私が言ったことを覚えていないが、彼は何の困難を行っていない
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.이 결과를 계속 지켜보면서 과연 어떤 성격의 사람들이 어떤 짝을 선택하는 지에 대한 해답을 얻으려고 합니다.
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.Nato opazujem, kdo se zaljubi v koga.
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.Och 3,7 miljoner människor har besvarat frågeformuläret i Amerika.
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.Sprawdzam jak ludzie się dobierają.
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.Ответы пользователей веб-сайта становятся базой моего исследования.
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.ואני בוחנת מי בוחר לאהוב את מי.
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.وأنا اراقب من يختار شريكه في الحب.
Ben de kimin kimi sevmeyi seçtiğine bakıyorum.米国で370万人がアンケートに回答
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Anda sebenarnya melihat ke dalam kepala saya saat saya berbicara.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Bạn đang nhìn vào não tôi ngay khi tôi đang nói đây.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Di fatto state guardando nella mia testa mentre parlo.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Están viendo dentro de mi cabeza mientras hablo.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Je kijkt in mijn hoofd terwijl ik praat.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.사실 여러분께서는 제가 말할 때 제 머리 속을 보고 있는 것입니다
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Näette pääni sisään samalla kun puhun.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Právě se díváte do mé hlavy, během toho, co hovořím.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Tatsächlich schauen Sie mir beim Sprechen in den Kopf.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Vă uitaţi de fapt în capul meu în timp ce vorbesc.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Vous regardez vraiment dans ma tête alors même que je parle.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Zaglądacie do mojej głowy kiedy mówię.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Στην πραγματικότητα βλέπετε μέσα στο κεφάλι μου καθώς μιλάω.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Всъщност наблюдавате какво се случва в главата ми, докато говоря.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.Пока я говорю, вы смотрите внутрь моей головы.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.אתם בעצם מסתכלים לתוך הראש שלי בזמן שאני מדברת.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.أنتم في الواقع تنظرون داخل رأسي وأنا أتحدث.
Ben konuşurken aslında beynimin içine bakıyorsunuz.説得力がありますね 本当に波打っています
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Yo soy miope. Miro las señales al final y casi no puedo verlas.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Έχω μυωπία. Τα σήματα στο τέλος, τα βλέπω ίσα ίσα.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Аз съм късоглед. Гледам към знаците в дъното, и едва ги виждам.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.У мене короткозорість. Коли я дивлюсь на знаки в кінці залу, то заледве їх бачу.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.Я близорук. Я смотрю на те знаки там вдалеке и едва вижу их.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.אני קצר-רואי. אני מביט בשלטים מאחור ובקושי יכול לראות אותם.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.أنا قصير النظر. أنظر الى العلامات في النهاية، أستطيع رؤيتها بصعوبة.
Ben miyopum, İlerideki işaretlere bakıyorum, onları zorlukla görüyorum.では・・・よし、これであそこを走っている人が見えるようになりました。
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.Jesteśmy w Neues Museum w Berlinie i patrzymy na słynne popiersie Nefertiti.
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.We staan in het Neues Museum te Berlijn en we kijken naar het bekende borstbeeld van Neferitite.
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.Ми у Новому музеї в Берліні розглядаємо відомий бюст Нефертіті.
Berlin'de Neues Museum'dayız, ve müzede sergilenmekte olan Nefertiti'nin ünlü büstüne bakıyoruz.Ние сме в Нойес Музеум (Нов музей) в Берлин и разглеждаме известният бюст на Нефертити.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky avait cessé de lui balancer et regardait Jeeves dans une sorte de passage impressionné.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky 자신을 붙들고있는 방법 awed 일종의 Jeeves 쳐다보고 계셨다 중지했다.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky đã ngừng rocking mình và được nhìn chằm chằm vào Jeeves trong một loại sợ hãi của con đường.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky elállt ringató magát, és bámult Jeeves egy lenyűgözte módján.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky hade slutat gunga själv och stirrade på Jeeves i en imponerad slags sätt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod