Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky zatrzymał kołysanie się i patrzył na Jeeves w awed rodzaju sposób.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky είχε σταματήσει λικνίζοντας τον εαυτό του και κοιτάζοντας Jeeves σε Θαύμασα είδος του τρόπου.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky зупинився гойдалки себе і дивився на Дживса в благоговіння вигляді шляху.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky остановился качалки себя и смотрел на Дживса в благоговение виде пути.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.Bicky са спрели да се люлее и се взираше в Jeeves в страхопочитание някак.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu.وقد توقفت Bicky هزاز نفسه ، وكان يحدق في جيفيس في المرتبة بالرعب من الطريق.
Bicky kendini sallanan ve yolu bir huşu çeşit Jeeves bakıyordu durmuştu."私は、ボード上の彼の恵みに無線メッセージのディスパッチを提唱なる
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.C'est un homme, un domestique, un domestique qui regarde ce domestique plus jeune, qui dit, " Regarde-moi.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.Een man, een oudere dienaar die naar deze jongere dienaar kijkt en zegt: "Kijk me aan.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.Er ist ein Mann, ein Diener; ein älterer Diener, der diesen jüngeren Diener ansieht und sagt: "Sieh mich an.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.Es un hombre, un criado, un viejo criado mirando a este criado joven, diciendo: "Mírame.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.É um homem, um criado, um criado mais velho a olhar para este criado mais novo. Ele diz: - "Olha para mim.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.È un uomo, un domestico, un anziano domestico che guarda un giovane domestico, e dice: "Guardami.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.Han är en man, en betjänt, en äldre betjänt som tittar på denna yngre betjänt, soch säger "Titta på mig.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.Je to muž, sluha, starší sluha se dívá na tohoto mladšího sluhu, a říká: "Podívej se na mě.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.남자, 하인, 나이가 많은 하인이 젋은 하인을 보면서 "이봐. 너가 앞으로 겪게 될 일에 대해 이야기 할 게 있다.
Bir adam, bir uşak, daha yaşlı olan uşak, genç olana bakıyor ve "Bana bak.Ő egy férfi, egy cseléd, egy idősebb cseléd aki figyeli a fiatalabbikat, mondván, "Nézz rám.
Bir bakıyorsunuz ki elinizde birbirinden bağımsız hikayeler var.A pak jsou tam všechny ty samostatné příběhy,
Bir bakıyorsunuz ki elinizde birbirinden bağımsız hikayeler var.그리고 여러분 모두는 때때로 같은 행동의 결과가 여러분을 천국 혹은 지옥에 넣는 개개인의 이야기가 있습니다
Bir bakıyorsunuz ki elinizde birbirinden bağımsız hikayeler var.ואז ישנם כל אותם סיפורים שונים
Bir bakıyorsunuz ki elinizde birbirinden bağımsız hikayeler var.وكل القصص الفردية
Bir bakıyorsunuz ki elinizde birbirinden bağımsız hikayeler var.同じ行動をしても
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Damos com os olhos neste boneco que diz:
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Date un'occhiata a questo e dice,
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Echan un vistazo allí y dice:
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Je werpt hier een blik op, en er staat:
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,옆을 흘낏 보니까
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Oči vám zabloudí sem a tady se píše:
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Rồi bạn liếc qua đây, và bức hình viết,
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Te uiți într-o parte și vezi
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Zerkasz obok i widzisz
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Του ρίχνεις μια ματιά και λέει,
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Вы бросаете взгляд на это, а там:
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,Тут глип догори, а там маємо:
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,אתם מציצים בזה, וזה אומר,
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,فتلمح هذا الذي يقول،
Bir bakıyorsunuz, ve diyor ki,「何もシリません お助けを」ですって?
Bir Senato Komitesi yenilenebilir enerji kaynağı olarak rüzgâr çiftliklerine bakıyor.Un comité del Senado está investigando las granjas eólicas como fuente de energía renovable.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum.Nhìn vào kế hoạch đầu thai sắp tới đó... ...nó có vẻ đơn giản thôi.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.En vous voyant comme ça préparer la prochaine réincarnation, ça paraît même facile.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Když tak na vás koukám, jak si plánujete další inkarnaci, tak to zní tak jednoduše.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Nézni, ahogy tervezitek a következő inkarnációtokat, olyan könnyűnek hangzik.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Patrząc na to, jak planujesz swoją następną reinkarnację, brzmi to tak łatwo.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Privind cum iti planuiesti urmatoarea reincarnare, pare atat de usor.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Wenn ich euch so sehe, wie ihr eure nächste lnkarnation plant, dass das alles sehr einfach sei.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Παρατηρώντας σας ,να προγραμματίζετε την επόμενη ενσάρκωσή σας, ακούγεται τόσο εύκολο.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum. O kadar kolay geliyor.Просматриваете план будущего воплощения? звучит так просто.
Bir sonraki enkarnasyon için, sizin planınıza bakıyorum.Vedendovi programmare così la prossima reincarnazione, potrebbe sembrare una cosa facile.
Belki de esas soru şudur, bilirsiniz, hayata bakıyorum ve diyorum ki iki önemli ders var.Така че, може би въпросът е, в живота, смятам, има два основни урока.
Belki de esas soru şudur, bilirsiniz, hayata bakıyorum ve diyorum ki iki önemli ders var.אתם יודעים, אני מסתכל על החיים ואומר שישנם שני שיעורים עיקריים.
Belki de esas soru şudur, bilirsiniz, hayata bakıyorum ve diyorum ki iki önemli ders var.تعرفون ، أنا أنظر للحياة وأقول هناك درسان رئيسيين.
Belki de esas soru şudur, bilirsiniz, hayata bakıyorum ve diyorum ki iki önemli ders var.人生を見ていると 2つ大きな教訓があって 1つは達成の科学
Belki sadece bir kişi. Ona çatlakmış gibi bakıyorlar. Burada yanlış olan bir şeyler var.Úgy néznek rá, mint egy szörnyre Ott valami baj van.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Je cherchais", il balbutia.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Jeg var på udkig," stammede han.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."M-am uitat", el bîlbîi.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Pozeral som sa," zamrmlal.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi.캐치을 발표했다. "내가 찾고 있었던 것"이라고 stammered.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Stavo cercando", ha balbettato.
"Ben bakıyordum," diye kekeledi."Szukałem" wyjąkał.