Bakıyor musun? Gün doğumuna daha yarım saat var.Подивіться на свій годинник.
Bakıyor musun? Gün doğumuna daha yarım saat var.Посмотрите на свои часы.
Bakıyor musun? Gün doğumuna daha yarım saat var.نظرة على ساعتك.
Bakıyor musun? Gün doğumuna daha yarım saat var.あなたはそれを見ていますか?
Bakıyor musun?Ön nézi meg?
Bakıyor musun?Te uiţi la ea?
Bakıyor musunuz? Çok kötü... Ah, bakın ona.regardez moi ca. tellement triste... ah...regardez le.
Bakıyor musunuz?Moet je nou zien.
Bakıyor musunuz?Schau dir das an.
Bakıyor musun?Vidíte je?
Bakıyor musun?Vous la voyez ?
Bakıyor musun?Търсите ли го?
- Bakıyor muydum?M-am uitat?
- Bakıyor muydum? - Muhtemelen göz yaşlarımı görmüşsündür.Deed ik dat?
- Bakıyor muydum? - Muhtemelen göz yaşlarımı görmüşsündür.Je le regardais?
- Bakıyor muydum?Néztem?
- Bakıyor muydum?هل كنت ؟
Bakıyor mu?Για να το δει;
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Deci oamenii se contrazic, prieten cu prieten, în perechi, în scris, oricum.
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.Do đó bạn thấy nhiều người đang phản biện lẫn nhau, bạn với bạn, trong từng cặp, từng cuốn sách...
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Jeg ser ,at du studerer kinesiske tegn.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Je vois que tu apprends les caractères chinois.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Stavi studiando i caratteri cinesi.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Thì ra em đang học các kí tự tiếng Trung à.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Uczysz się chińskiego.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Vidím, že sa učíš čínske znaky.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Βλέπω ότι μαθαίνεις Κινέζικη γραφή.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Виждам, че изучаваш китайските йероглифи.
Bakıyorumda çince çalışıyorsun.Смотрю, ты изучаешь китайские иероглифы.
Bakıyorum da hepiniz bir üst yönetici, astrofizikçi, süpermaratoncu çıktınız.Ako sa ukazuje, všetci ste CFO, astrofyzici, ultra-maratónisti.
Bakıyorum da hepiniz bir üst yönetici, astrofizikçi, süpermaratoncu çıktınız.I er alle økonomidirektører, astrofysikere, ultra maratonløbere, viser det sig.
Bakıyorum da hepiniz bir üst yönetici, astrofizikçi, süpermaratoncu çıktınız.Il se trouve que vous êtes tous directeurs financiers, astrophysiciens, ultra-marathoniens.
Bakıyorum da hepiniz bir üst yönetici, astrofizikçi, süpermaratoncu çıktınız.Jullie zijn helemaal directeurs, astrofysici, ultra-marathonlopers, zo blijkt.
Bakıyorum da hepiniz bir üst yönetici, astrofizikçi, süpermaratoncu çıktınız.여기계신 분들은 모두 재무이사, 우주 물리학자, 마라톤 주자 들이지요.
Bakıyorum da hepiniz bir üst yönetici, astrofizikçi, süpermaratoncu çıktınız.Olemme kaikki ylisuorittajia!
Bakıyoruz, 0'dan 1,2,3 birim uzaklıkta.Vejamos: está 1, 2, 3, afastado de 0.
Batılı düzenin ikonuna da bakıyoruz. .Wydaje mi się że to próba naladowania obrazów modelek Sirhata, tego, gdzie modelki ubierajš się w studiu.
"Bay Holmes duyuyorum," arkadaşım yanıtladı sorgulayan ve ona bakıyor biraz da şaşkın bakışları.and出題彼女を見て むしろびっくり視線。 "確かに!
"Bay Holmes duyuyorum," arkadaşım yanıtladı sorgulayan ve ona bakıyor biraz da şaşkın bakışları."Én vagyok Mr. Holmes, felelte társam, nézett rá a kérdező és inkább meghökkent tekintetét.
"Bay Holmes duyuyorum," arkadaşım yanıtladı sorgulayan ve ona bakıyor biraz da şaşkın bakışları."Eu sunt domnul Holmes, răspunse tovarăşul meu, uita la ei cu un întrebătoare şi destul de speriat privirea.
"Bay Holmes duyuyorum," arkadaşım yanıtladı sorgulayan ve ona bakıyor biraz da şaşkın bakışları."Ich bin Mr. Holmes", antwortete mein Begleiter, sah sie mit einem fragenden und eher erschrocken Blick.
Bazen içeriden bakıyorum.A veces miro desde dentro con egocentricidad
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Alors parfois je regarde de l'intérieur, comme l' "ÉgoCentrisme" et les cercles restreints.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Czasem patrzę od środka, jak EgoCentryCzność i kręgi wewnętrzne.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Então, algumas vezes vejo do interior, como em "EgoCentriCidade" e nos círculos concêntricos.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Manchmal schaue ich von Innen heraus, wie EgoCentriCity ("Egocentrik-Stadt") und die inneren Kreise.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Néha a belsőt vizsgálom, mint az énközpontúság és a belső körök.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Někdy se dívám zevnitř, egocentricky a ve vnitřních kruzích.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Niekedy sa na veci pozerám z vnútra, ako EgoCentriCity a jeho vnútorné kruhy.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Qualche volta lo vedo dall'interno, vedo l'egocentrismo e i circoli ristretti.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Soms kijk ik vanuit de binnenkant, zoals egocentrisme en de besloten kring.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Terkadang saya melihat dari dalam seperti egosentrisme, dan lingkaran dalamnya.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Uneori văd din interior, ca egocentrismul şi cercurile interioare.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Άλλοτε κοιτάζω από το εσωτερικό, σαν την Πόλη της ΕγωΚεντρικότητας και τους εσώτερους κύκλους.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Иногда я смотрю изнутри, с позиций эгоцентричности и внутренних кругов.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.И така, понякога аз гледам отвътре, като ЕгоЦентриПолис и вътрешните кръгове.
Bazen içeriden bakıyorum. EgoCentriCity misali. ve içerideki yuvarlakdan.Іноді я дивлюся з середини, з позиції егоцентричності та з позиції внутрішніх кіл.
Bazen içeriden bakıyorum.그래서 때때로 저는 자기중심적인것 처럼 안쪽에서 혹은 원 안에서 관찰합니다
Bazen içeriden bakıyorum.ולעיתים אני מביטה מבפנים,
Anlamsızca bakıyorlar.Τα μάτια τους απλά έκλειναν.