Bana bakıyor.Mi sta guardando.
Bana bakıyor.Nhìn tôi đấy.
Bana bakıyor.On się na mnie gapi.
Bana bakıyor. Öyle mi?- Да не си кривоглед?
Bana bakıyor.Sta fissando me.
Bana bakıyor.Он смотрит на меня.
Bana bakıyor.Той ме гледа.
Barok resim tarzının tipik özelliklerini taşıyan bir esere bakıyoruz, daha hareketli bir kompozisyon var.Díváme se na více aktivní kompozici, která je více typická pro baroko.
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.두 개의 '길이'가 아니라 '길이의 비율'을 말하는 것입니다
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.Neříkáme, že jsou shodné, pouze říkáme, že jejich poměr...
Ancak bunların eş olduklarını söylemiyoruz, sadece oranlarına bakıyoruz.Завважте, ми не кажемо, що вони рівні, ми просто розглядаємо відношення.
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.엄마한테 완전 화가 난 상태라, 창밖만 바라봤어요.
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.Wir waren wirklich sauer auf meine Mutter und sahen aus dem Fenster.
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.אנחנו כעסנו על אמא נורא. הסתכלנו החוצה מהחלון.
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.وكنا غاضبين جداً من والدتي .. وكنا ننظر من النافذة
Annemize gerçekten kızgındık. Pencereden dışarı bakıyorduk.何千エーカーも続く綿花畑が広がっていた
Antik döneme ait bir Roma tapınağına bakıyoruz.Dr. Steven Zucker:
Antik döneme ait bir Roma tapınağına bakıyoruz.М: Мы с вами находимся в Риме, неподалеку от Тибра.
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.Смотрим на машину сверху. Это - колеса.
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.То ж, ми дидивимось на машину зверху. Шини
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.אנו מסתכלים על הגג של המכונית. אלה הגלגלים.
Arabanın üstünden bakıyoruz.Bunlar da tekerleri.اذا ننظر من اعلى السيارة
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.De onderzoekers bekeken geen zelfgeschreven verslagen over een gelukkige kindertijd. of oude kranten.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Forskarna tittade inte på dokumenterade självrapporter om barndomslycka eller ens studerade gamla journaler.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.연구원들은 어린 시절 행복에 대해 문서화된 자기 평가를 보려는 것도 아니었고, 심지어 오래된 일기들을 연구하려는 것도 아니었습니다.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Pare peneliti tidak melihat pada laporan kebahagiaan di masa kecil atau mempelajari makalah-makalah lama,
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Selbstberichte über glückliche Kindheiten, ja nicht mal alte Tagebücher, angeschaut haben.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Vědci se nedívali na zdokumentované zprávy o vlastním šťastném dětství ani nestudovali staré deníky.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Οι ερευνητές δεν έψαξαν σε τεκμηριωμένες αυτό-αναφορές παιδικής ευτυχίας ούτε μελέτησαν παλιά ημερολόγια.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Дослідники не читали самозвітів про щастя у дитинстві і не вивчали старі щоденники.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.Изследователите не са търсили специално снимки на детско щастие или проучвали стари албуми.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.החוקרים לא בחנו דיווחים עצמיים מתועדים על אושר בילדות ואפילו לא סקרו יומנים ישנים.
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.الباحثون لم يكونوا ينظرون في تقرير شخصي موثق عن سعادة الطفولة ولا يدرسون ايضاً الصحف القديمة
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.呢D研究員唔喺查 有自己提供嘅童年滿意度 或者研究舊資料。
Araştırmacılar, ne çocukluk mutluluğunun belgeli özbildirimine bakıyor, ne de eski günlükleri inceliyorlardı.自己申告アンケート ましてや 日記などの調査はしていません この研究で考察されたのは
Ayaklarım acıyor. Bu yüzden onlara bakıyordum.Á, csak fáj egy kicsit a lábam, ezért vetettem rá egy pillantást.
Ayaklarım acıyor. Bu yüzden onlara bakıyordum.Α... επειδή το πόδι μου πονούσε, γι αυτό το κοιτούσα.
Ayaklarım acıyor. Bu yüzden onlara bakıyordum.قدمي تؤلمني لذا نظرت اليها
Ayanaya yandan bakıyoruz.Então, isso é um espelho
Ayanaya yandan bakıyoruz. İşte aynamız bu.My víme, že je tu světlo, které dopadá na tuto knihu.
Ayanaya yandan bakıyoruz. İşte aynamız bu.Знаем, че има светлина, която пада върху тази книга.
Ayanaya yandan bakıyoruz.여기에 거울이 있습니다 우리는 구석에서 거울을 보고 있습니다
Ayanaya yandan bakıyoruz.To nasze zwierciadło. Patrzymy na nie z boku.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Același concept, dar vedem dinamică în comunicații într-o sferă total diferită.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Az elgondolás ugyanaz, de a kommunikációs dinamizmust nagyon különböző légkörben vizsgáljuk.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Cùng khái niệm, nhưng khi nhìn vào các động lực của việc giao tiếp trên một khía cạnh rất khác.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.El mismo concepto pero mirando la dinámica comunicacional en un ámbito muy diferente.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Gleiches Konzept, aber mit Blick auf die Kommunikationsdynamik in einem ganz anderen Einflussbereich.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Hetzelfde concept, maar dan gericht op de dynamiek van communicatie in een totaal andere omgeving.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Il concetto è lo stesso, ma guardando alla dinamica delle comunicazioni in una sfera molto diversa.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Jde o ten samý koncept, ale z pohledu dynamiky komunikace v úplně odlišné sféře.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.같은 내용이지만, 매우다른 영역에서 커뮤니케이션의 역동성을 보고 있는것이지요.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Konsep yang sama, namun melihat pada dinamika komunikasi dalam sebuah lingkup yang sangat berbeda.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Même concept, mais nous regardons la dynamique des communications dans une sphère très différente.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.Tá istá myšlienka, ale z perspektívy dynamiky komunikácie v úplne odlišnej sfére.
Aynı fikir, ama farklı bir boyuttan iletişim dinamiklerine bakıyor.To samo pojęcie, ale patrząc na dynamikę komunikacji w zupełnie odmiennej sferze.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Aquí ella mira hacia afuera y nos pasa por alto, y no hay duda que es una reina.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Doslova nás přehlíží. Není pochyb o tom, že je to královna.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Jej wzrok jest nieobecny i wyniosły. Nie ma wątpliwości, że jest królową.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Вона дивиться повз нас, без сумніву - цариця.