Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Eu însă voi privi spre Domnul, îmi voi pune nădejdea în Dumnezeul mîntuirii mele, Dumnezeul meu mă va asculta.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Eu, porém, confiarei no Senhor; esperarei no Deus da minha salvação. O meu Deus me ouvirá.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Ich aber will auf den HERRN schauen und des Gottes meines Heils warten; mein Gott wird mich hören.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.오직 나는 여호와를 우러러보며 나를 구원하시는 하나님을 바라 보나니 하나님이 나를 들으시리로다
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Maar ik zal uitzien naar de HERE. Van God zal ik mijn heil verwachten. Bij mijn God zal ik gehoor vinden.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Ma io volgo lo sguardo al Signore, spero nel Dio della mia salvezza, il mio Dio m'esaudirà
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Men jag vill skåda efter HERREN, jag vill hoppas på min frälsnings Gud; min Gud skall höra mig.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Men jeg vil skue ut efter Herren, bie på min frelses Gud; min Gud vil høre mig.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Men jeg vil spejde efter HERREN, jeg bier på min Frelses Gud; min Gud vil høre mig.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Mutta minä panen toivoni Herraan, odotan pelastukseni Jumalaa: minun Jumalani on minua kuuleva.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Nhưng ta, ta sẽ nhìn xem Ðức Giê-hô-va, chờ đợi Ðức Chúa Trời của sự cứu rỗi ta; Ðức Chúa Trời ta sẽ nghe ta.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Pero yo miraré a Jehovah; esperaré en el Dios de mi salvación. ¡Mi Dios me escuchará
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Protož já na Hospodina vyhlédati budu, očekávati budu na Boha spasení svého, vyslyšíť mne Bůh můj.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Przetoż ja na Pana patrzyć będę, oczekiwać będę Boga zbawienia mego; Bóg mój wysłucha mię.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Εγω δε θελω επιβλεψει επι Κυριον θελω προσμεινει τον Θεον της σωτηριας μου ο Θεος μου θελει μου εισακουσει.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.А я буду взирать на Господа, уповать на Бога спасения моего: Бог мой услышит меня.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.Но аз ще погледна към Господа, Ще чакам Бога на спасението си; Бог мой ще ме послуша.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.ואני ביהוה אצפה אוחילה לאלהי ישעי ישמעני אלהי׃
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.ولكنني اراقب الرب اصبر لاله خلاصي. يسمعني الهي.
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.至 於 我 、 我 要 仰 望 耶 和 華 、 要 等 候 那 救 我 的 神 . 我 的 神 必 應 允 我
Ama ben umutla RABbe bakıyor, Kurtarıcım olan Tanrıyı bekliyorum. Duyacak beni Tanrım.至於 我 、 我 要 仰望 耶和華 、 要 等候 那 救我 的 神 . 我 的 神必應 允我
Ama biz kesin sınıra, çizgiye bakıyoruz.하지만 정확한 한계에 대해서만 생각합니다
Ama biz kesin sınıra, çizgiye bakıyoruz.Maar we gewoon de zorg over de absolute marge.
Ama biz kesin sınıra, çizgiye bakıyoruz.Mas nós apenas se preocupam com a margem absoluta.
Ama biz kesin sınıra, çizgiye bakıyoruz.Nás však zajímá jen absolutní odchylka.
Ama biz kesin sınıra, çizgiye bakıyoruz.Vi bekymrer os dog kun om den absolutte margin.
Ama biz kesin sınıra, çizgiye bakıyoruz.Но нас ни интересува абсолютната граница.
Ama biz kesin sınıra, çizgiye bakıyoruz.لكننا سنهتم لأمر الحافة المطلقة
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Ale co się dzieje: spoglądamy na ostatni tysiąc lat zmian temperatury planety.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Estamos a olhar para os últimos mil anos da temperatura no planeta.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Ma cosa succede: stiamo vedendo la temperatura del pianeta negli ultimi 100 anni.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Mais ce qui se passe : nous regardons les mille dernières années de la température sur la planète.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Namun apa yang terjadi, kita melihat pada kondisi seribu tahun terakhir dari suhu planet ini.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Ne uităm la temperaturile din ultima mie de ani de pe planetă.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Nhưng điều mà đang xảy ra là: chúng ta đang nhìn vào 1000 năm vừa qua về nhiệt độ trên hành tinh
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Pero lo que está pasando es que estamos viendo los últimos mil años de la temperatura en el planeta.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Wir sehen den Temperaturverlauf der letzten tausend Jahre.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Αυτό που συμβαίνει είναι ότι βλέπουμε τη θερμοκρασία των τελευταίων χιλίων ετών στον πλανήτη.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Но вот что обнаруживается, когда мы анализируем изменения температуры на планете за последние тысячу лет.
Ama burda olan şey: Gezegenin son bin yıllardaki ısısına bakıyoruz.Но какво се случва: ние гледаме в последните хиляда години на температурата на планетата.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Aber sehen Sie sich ihr Gesicht an, während sie sich selbst in dem Spiegel betrachtet.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Ale podívejte se na její tvář, jak to zkouší, sleduje sama sebe v tom zrcadle.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Ale spójrzcie na jej twarz, jak patrzy na swoje odbicie w lustrze.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Dar uitați-vă acolo la fața ei cum verifică, cum se uită la imaginea ei în oglindă.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.하지만 어쨌거나 그녀의 표정좀 보세요, 둘러보다가, 자신의 모습을 거울에서 보고는 말이죠.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Maar kijk naar haar gezicht hier, terwijl ze rondkijkt en zich bekijkt in de spiegel.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Ma guardate la sua faccia, mentre controlla, guardando se stessa nello specchio.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Mais regardez son visage là, quand elle s'observe, se regardant dans le miroir.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Mas reparem na sua expressão, a olhar, a ver-se a si própria no espelho.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Nhưng hãy nhìn vào khuôn mặt cô ấy, khi cô ấy đang kiểm nghiệm, soi mình trong tấm gương.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Pero vean su cara ahí, al momento que sale, mirándose al espejo.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Але погляньте на її обличчя, коли вона "звіряє" себе, дивиться на себе у дзеркалі.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Но погледнете лицето й тук, докато проверява, гледа себе си в огледалото.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.Но посмотрите на её лицо, посмотрите как она рассматривает себя в зеркале.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.אבל הסתכלו על הפנים שלה, כשהיא בודקת את עצמה במראה.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.لكن أنظروا لوجهها هناك، وبينما تحدق النظر، تنظر لنفسها في المرآة.
Ama kızın yüzüne bakın, kendisine aynadan bakıyor.確かめるように 鏡の中の自身の姿を見ています "あら!私の足がそこに!"
Ama klasik Newton-açıklamalı dünyamızda bu ikisine iki değişik kuvvet gözüyle bakıyoruz.Ale v našem klasickém newtonovském světě jsou to pro nás dvě různé síly.
Ama klasik Newton-açıklamalı dünyamızda bu ikisine iki değişik kuvvet gözüyle bakıyoruz.Ale v našom typickom Newtonovskom svete ich považujeme za dve odlišné sily.
Ama klasik Newton-açıklamalı dünyamızda bu ikisine iki değişik kuvvet gözüyle bakıyoruz.Ale w naszym klasycznym Newtonowskim świecie traktujemy je jako dwie różne siły.