bakımından ile cümle
bakımından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kamışlı'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.Do templo em si não resta nenhum vestígio.
Yüzölçümü bakımından Almanya'nın en büyük eyaletidir.Em termos de área de superfície é o maior da Alemanha.
Onlar sadece ölçek bakımından değişiklik gösterirler ve Jüpiter küçük bir radyo pulsarı olarak düşünülebilir.Júpiter e pulsares diferem apenas em escala, sendo Júpiter considerado um pulsar de rádio muito pequeno.
İran'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.Sua utilização não é obrigatória no Irão.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.O uso contante de tenuto reflete a preocupação de Beethoven em dar ênfase à expressividade.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.A ADF é tecnologicamente sofisticada, mas relativamente pequena.
Birliğin toplam toprakları, yüzölçümü bakımından ele alındığında 6 ülkeden sonra gelmektedir.Os seis integrantes da Expedição recebem mensagens das famílias na Terra, após a chegada dos últimos três.
Onlardan daha küçük olma, ipleri daha yan yana, ve ayırmadan tutma özelliği bakımından tercih edilir.Porém, novamente, disputaria poucas partidas, apenas uma a mais que na temporada anterior.
Hidrografyası Bölge su bakımından zengindir.A hidrografia da região é rica.
Nüfus bakımından en büyük 4. mahallesidir.O 4º bairro mais populoso.
Tanen bakımından son derece zengindir.Aquele cara não é extremamente rico?
Cesaret bakımından.A humildade.
Renk bakımından çok görkemli olan birçok tür, aquaristik alanda çok yaygındır.Muitas espécies são bastante coloridas e populares em aquarismo.
İki imparatorluk siyasi olarak değilse de ismen, kültür bakımından ve tarihî bakımdan aynı devletti.As duas metades eram nominalmente, cultural e historicamente, se não politicamente, o mesmo Estado.
Fiziksel özellikleri bakımından Amazon nehir yunusu ile benzerlikler taşır.Sabe-se que em relação à fauna aquática, existe notável semelhança com a Floresta Amazônica.
Öte yandan, bu terminoloji geçiş metalleri bakımından yanıltıcıdır.No entanto, a terminologia, nesse caso, é diferente da terminologia para métodos iterativos.
Yüzölçümü ve nüfus bakımından adanın en küçük ikinci kasabasıdır.É a mais concorrida, por estar debaixo do pequeno núcleo urbano da ilha.
Oyun grafik ve ses bakımından da çok iyidir..A jogabilidade do jogo é excelente, bem como o gráfico e o som.
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Em português: "Todos os seres humanos nascem livres e iguais em dignidade e direitos.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.A beterraba é rica em açúcares.
İki karakter bakımından birbirinden farklı olan bireyler arasında yapılan çaprazlamaya denir.Fazendo distinção entre duas terceiras pessoas referidas.
Ayrıca ilçenin yüzölçümü bakımından en küçük belediyesidir.É igualmente a freguesia mais pequena do município.
2007'de santraller dünyada kullanım derecesi bakımından üçüncü sırada yer almıştır.Em 2010, Castro esteve em 3º lugar no ranking mundial.
New York Menkul Kıymetler Borsası piyasa değeri bakımından dünyanın en büyük menkul kıymetler borsasıdır.A Bolsa de Valores de Nova Iorque é a maior do mundo em volume de dólares.
Ancak bu özerk bölgeler üst çatı bakımından Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti’ne bağlıydılar.Deve-se ter em conta que as regiões acima citadas eram de soberania colonial espanhola.
Neojen dönem oluşuklar fosil bakımından zengindir.O primeiro, oriundo do período cretáceo, é rico em fósseis.
Semboller objektif olmakla birlikte, içerikleri bakımından büyük bir sübjektiviteye sahiptir.Se os objetos têm partes temporais, isso leva a dificuldades.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.De opstanden waren ongekend in de modern-Japanse geschiedenis qua omvang en geweld.
Şehir, tarihsel yapıtları bakımından zengindir.De stad is rijk aan historische bouwwerken.
Triton yörüngede dönüşü bakımından, güneş sistemindeki bütün diğer büyük uydulardan farklıdır.Triton draait in tegenovergestelde richting van alle andere grote manen in het Zonnestelsel.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.De populairste sport in Londen is voetbal, zowel wat betreft beoefenaars als toeschouwers.
Yelken alanı bakımından en büyük laser tipidir.Daarmee is het na de Laser de meest voorkomende zeilboot.
Coğrafi yapısı bakımından yeşil alanı oldukça yoğun bir mahalle olup, oksijen oranı yüksektir.Vanwege de relatief hoge regenval is het eiland zeer groen en heeft het een gunstig klimaat.
Hem nüfus hem de yüzölçümü bakımından Andorra, havaalanı olmayan en geniş ülkedir.Verder ligt er in Andorra ook geen vliegveld, waardoor het het grootste land zonder vliegveld ter wereld is.
Şu ana kadar hiç kimseyle çıkmamıştır, kızlarla arası iyi olması bakımından Dan'i kıskanır.Ze begint met andere jongens aan te pappen, waardoor Danny jaloers wordt.
Cesaret bakımından.Houdt moed.
Son senelerde maliyeti, ve sağlık bakımından tercih edilmeye başlanmıştır.Het begrip welzijn wordt gebruikt in plaats van het vroegere veiligheid en gezondheid.
Özellikle 1878'den sonra daha mükemmel hale gelmişler, konu ve içerik bakımından genişletilmişlerdir.Vooral na 1870 werd de fabriek belangrijk groter in omvang en personeelssterkte.
Termik verim bakımından dizel makinesi gaz ve benzin makinelerinden daha verimlidir.Aardgas is per eenheid energie goedkoper dan benzine en diesel.
Nüfus bakımından 80. en büyük Fransa ilidir.Het departement is naar bevolkingsgrootte het achtste van Frankrijk.
Renk ve biçim bakımından Cheiracanthium punctorium türüne benzer.Qua structuur en samenstelling is het vergelijkbaar met thionylchloride.
Bu nahiye güvenlik bakımından önem taşır.Zo is bij het ontwerp nadrukkelijk aandacht besteed aan veiligheid.
Kamışlı'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.Binnen de loge wordt er geen onderscheid gemaakt naar kleding.
Avustralya ayrıca dünyanın keseli memeliler bakımından en zengin ülkesidir.Het Australische continent heeft de grootste soortenrijkdom.
DDR2 yongaları DDR belleklerden iç özellikleri bakımından da farklıdır.De DD-AR-rijtuigen verschillen wel iets met de DDM-broertjes.
İyot bakımından oldukça zengin olan bu yağ asırlarca Çimmesyanların tekelinde kalmıştır.Het beetje eten dat nog goed was, ligt buiten in het gras.
Radyoaktivite alanında önceki araştırmalarda radyasyon iyonizasyon bakımından ölçülebiliyordu.In vroeg stadium kan röntgenonderzoek negatief zijn.
Tarım bakımından zengin bir mahalledir.Het lag in een rijke landbouwregio.
Tenerife adası yerel idare bakımindan 31 belediye'ye bölünmüştür.Rottal-Inn is verdeeld in 31 gemeenten.
Arabalar arasında performans bakımından herhangi bir sınıflandırma yoktur.Tussen de rijtuigen bestaat er geen doorgangsmogelijkheid.
Katılanlar bakımından bir başarıydı.Qua aantal deelnemers was het een succes.
Ev bakımından sorunumuz yok.Wat huisvesting betreft hebben we geen problemen.
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.Owoce Jagody o owalnym kształcie.
Nocardia organik madde bakımından zengin topraklarda dünya çapında bulunur.Bakterie powszechnie występują na całym świecie w glebie bogatej w materię organiczną.
Kuğu takımyıldızı görünüm bakımından Samanyolu üzerinde güneye doğru uçan bir kuşu andırır.Z lotu ptaka przypomina odcisk ludzkiej stopy, skierowanej w kierunku południowym.
İşletme topraklaması, fonksiyon bakımından koruma topraklaması ile yakından ilgilidir.Ze względu na ich pożyteczność warto je objąć aktywnymi metodami ochrony.
Üç ayin folk oyunları bakımından önemlidir: Yeonggo, Dongmaeng ve Mucheon.Najstarsze rytuały/przedstawienia powiązane z szamanizmem to: yeonggo, dongmaeng i mucheon.
Yine de doğal çevre bakımından çok güzel bir yerdir.To rejon bardzo wartościowy pod względem przyrodniczym.
Soğuk su kaynakları bakımından da zengindir.Chłodne wody są też bogatsze w ryby.
Bir porsiyon günlük değerin %38'ini karşılayan fiolik asit bakımından zengindir.38% Z alergologicznego punktu widzenia największe znaczenie z liczącego ok.