bakımından ile cümle
bakımından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Pittsylvania ilinin (county) sınırları içinde kalmakla birlikte, yönetim bakımından bağımsızdır.Pomimo że miasto leży w granicach hrabstwa Peterborough, jest od niego administracyjnie odrębne.
Hücreleri klorofil bakımından oldukça zengindir.Są też wyjątkowo bogatym źródłem kwasu chlorogenowego.
Yağ bakımından fakirdir.Roślinność jest uboga.
Lombardiya bölgesinde nüfus bakımından 7. büyük komündür.Są siódmą co do wielkości miejscowością gminy Brodnica.
Oyun oynanış bakımından Battlefield 2’ye benzemektedir.Rozgrywka jest bardzo podobna do tej znanej z gry Battlefield 2.
Avustralya ayrıca dünyanın keseli memeliler bakımından en zengin ülkesidir.W wyniku tego Australia należy do najbardziej zurbanizowanych krajów świata.
Gaziantep, madenler bakımından çok zengin değildir.Gmina nie jest zbyt bogata w użytkowe surowce mineralne.
Bu yeni hücreler genotip bakımından ana hücrenin aynısıdır.Nie ma to jednak znaczenia, jako że komórki te mają te same geny.
Sosyal aktivite bakımından oldukça başarılı bir lisedir.Podczas nauki szkolnej udzielał się społecznie.
Nüfus bakımından, Gana'daki en büyük 16. yerleşim yeridir.Jest szesnastą co do wielkości miejscowością gminy Stolno.
Ayrıca maden bakımından da zengin alanlardır. .Również bogate są niższe partie lasu.
Göl balık bakımından zengindir.Jezioro jest bogate w ryby.
Atatürk Barajı, dolgu hacmi bakımından dünyanın en büyük 6. barajı durumundadır.Oczywiście klub Atlante znalazł się wśród najlepszej szóstki stolicy kraju.
Milli park flora ve fauna özellikleri bakımından önemlidir.Park cechuje się bogactwem przedstawicieli fauny i flory.
Yeni iPhone’un grafik işlemcisi de performans bakımından sıçrama vadediyor.Anonimowy autor ikony miał pomóc podążać we właściwym kierunku.
Atari 400 ve 800 donanım bakımından C64'e bayağı benziyordu ama üretimi pahalıydı.Z zewnątrz C16 przypominał komputery VIC-20 czy C64, jednak obudowa była czarna z szarymi klawiszami.
Nüfus bakımından diğer önemli yerleşkeler Oswestry, Bridgnorth, Newport ve Ludlow'dur.Inne większe miasta na terenie hrabstwa to Oswestry, Bridgnorth, Newport, Ludlow oraz Market Drayton.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.Risupploppen är utan like i modern japansk historia, gällande omfattning och våldsamhet.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japan är en ögrupp bestående av 6 852 öar.
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Qimmat Mayrkah Kūzah (kurdiska: Luktey Mêrge Kuje, لوتكەى مێرگە كوژە) är en bergstopp i Iran.
Yelken alanı bakımından orta boydaki laser sınıfıdır.Han är fortfarande aktiv seglare i Laserklassen.
Şarkı, sözleri bakımından Lorde'un "arkadaşlarına ve ülkesine övgüdür".Texten till låten är en "hyllning till hennes vänner och land".
İsveç, tüm bunlardan dolayı kişi başında düşen gayrı safi millî hasıla bakımından ilk beşteki yerini kaybetti.Därmed hade Sverige fått sin första vinst, efter totalt femton försök.
Büyüklük bakımından ev kedisi ile kıyaslanabilir.I storlek kan den jämföras med en huskatt.
Afrika'nın en büyük coğrafî alan, konuşan kişi sayısı, dil sayısı bakımından en büyük dil ailesidir.I Afrika är det just dessa språk som har störst geografisk utbredning, flest talare och störst antal språk.
Thompson'ın çalışması onun "sınıf" kavramını tanımlaması bakımından da ayrıca önemliydi.Man skulle kunna säga att Thompsons syn på klassen handlade om klassen för sig.
Göl balık bakımından zengindir.Sjön är rik på fisk.
Örneklerin tutulduğu tüm materyaller koku bakımından nötr olan materyallerden üretilmelidir.Alla dessa tekniker kommer i viss mån att förvränga den doft som råmaterialet utsöndrar.
Almanya, yüzölçümü bakımından Avrupa'nın yedinci, Dünya'nın altmış üçüncü büyük ülkesi konumundadır.Tyskland, med en något större yta än Finland, är Europas sjunde största land.
Yüzölçümü bakımından ise 21. sıradadır.I ömhet stor han sökt mig 21.
Yabani otlar ve yabani meyveler bakımından çok çeşide sahiptir.De omges av festonger och färgrika frukter.
Mona, üst dudağı ile burnu gibi yüz hatları bakımından az biraz Homer'a benzemektedir.Mona fick samma överläpp och näsa som Homer.
Fakat iki boyutlu durum genellikle hesaplama ve görüntüleme bakımından en kolay olanıdır.Det näst vanligaste värdet inträffar således hälften så ofta som det vanligaste värdet och så vidare.
Bu kavramlar şu şekildedir: Katılımcı sözlüklerin içerik bakımından üç farklı çeşidi vardır.Exempel på detta är den arabiska skriften där bokstäverna har upp till fyra olika former beroende av kontext.
Göller bakımından çok zengin olmasına rağmen bu göller çok küçüktür.Sjön är rik på ruda även om denna är småväxt.
Ülkenin konteyner hacmi bakımından yedinci, kargo tonajı bakımından on üçüncü büyük limanıdır.Hamnen är den fjärde största i Europa räknat i antal ton gods.
Koruma alanı, bitki ve hayvan çeşitliliği bakımından oldukça zengindir.Området är variationsrikt både vad gäller växt- och djurliv.
Dordrecht yıllar boyunca Hollanda'nn muhafazası bakımından önemli bir anahtar rolü üstlenmiştir.Gille var under många år en del av Nyckelharpsstämman i Österbybruk.
Bu nahiye güvenlik bakımından önem taşır.Här lade man vikten på komfort.
Listeler bakımından şarkı oldukça üstün bir başarı göstermiştir.Kommerisellt sett blev låten ungefär lika framgångsrik.
Kuzey Rus lehçesi Bulgarca'ya ve Makedonya diline telâffuz ve söyleniş bakımından çok benzer.Som sådan är avgränsningen mellan språken, särskilt med bulgariska, flyktig och kontroversiellt.
Dubai'de giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.Det har aldrig varit olagligt att klä sig i det andra könets kläder i Sverige.
Araba bakımından artısı çok olan bu sürümün, pist bakımından eksisi çoktur.Detta är då baksidan av att bilen har en ganska så sportig inriktning av köregenskaperna.
Şiirleri hem ele aldığı konu bakımından hem de kafiye yapısı bakımından çeşitli ve zengindir.Відрізняються між собою за часом прийняття ісламу та богобоязливістю.
Cesaret bakımından.За мужність.
Türk boğazları, askeri strateji bakımından da çok önemli bir yere sahipti.Під час турецьких облог вона мала також особливе стратегічне значення.
Nüfus yoğunluğu bakımından ise Tokyo'nun özel semtlerinin ardından sonra ikinci sıradadır.Проте за кількістю населення вона займає другу позицію після Токіо.
Davidson FEM, MoM ve FDTD tekniklerini uygulanma yöntemleri bakımından karşılaştıran 2 tablo verir.Девідсон дає дві таблиці, які порівнюють ФЕМ, мама і fdtd методів в тому, як вони виконуються.
İki ordu sayı bakımından birbirine yakındı.Обидві армії були рівні по чисельності.
Biçim bakımından batraka benzemekte ve muhtemelen bir deniz yılanı gibi yüzmekteydi.Венера представляла у вигляді пернатого змія, оточеного морськими равликами.
Flora ve Fauna bakımından zengin bir ilçedir.Багата флора та фауна.
The Sensor for Woman, teknoloji bakımından Sensor ile neredeyse aynıdır fakat daha geniş bir başlığı vardır.Буде і версія Ford Explorer ST з тим же двигуном але зі збільшеною потужністю.
Ama ateş gücü bakımından daha zayıf kaldığı görülmektedir.Однак вона набагато слабша за карту Вогню.
Atlanta gece hayatı bakımından oldukça hareketlidir.Спостерігається доволі активне нічне життя.
Oluşum bakımından Balkanlar'daki en eski ve derin göldür.Найглибше стародавнє озеро на Балканах.
Ayrıca bölge verimli arazileri bakımından önemlidir.Він був обережний навіть у відношенні провінцій.
Stampalia coğrafi konumu bakımından büyük stratejik öneme sahipti.Його рота оволоділа стратегічно важливою висотою.
Afrika, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Asya'dan sonra dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır.Африка — другий за чисельністю населення та площею континент після Євразії.
Konumu itibarı ile Hindistan yolu bakımından İngiltere'nin önem verdiği bir yer oldu.Побачене багатство привернуло інтерес Англії до Індії.
Asya, yüzölçümü ve nüfus bakımından dünyanın en büyük kıtasıdır.Азія — найбільша частина світу, як по території, так і за чисельністю населення.