bakımından ile cümle
bakımından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yumrular nişasta bakımından zengin olduğundan önemli bir besin maddesidir.Das Massiv ist wegen seiner Höhe ein Regenfänger.
Bu nahiye güvenlik bakımından önem taşır.Diese Besonderheit soll der Sicherheit dienen.
Deyimler bazen ele aldıkları konular bakımından ve anlattıkları duygular bakımından sınıflandırılabilirler.Diese können nach den Gefühlen unterschieden werden, welche sie ansprechen.
Hükûmetin kuruluş şeması bakımından meclis hükûmeti sisteminden vazgeçilerek parlamenter sisteme geçilmiştir.Der Verfassungsgerichtshof wurde durch den Rücktritt regierungsnaher Richter lahmgelegt.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.De vos ascendants ou descendants, vous ne savez pas qui est plus près de vous en utilité.
Yeraltı kaynakları bakımından zengindirler.Pégomancie : divination par les sources.
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.Les fruits sont en forme de poire.
Ancak demir bakımından zengindir.Il est riche en fer.
Onlar sadece ölçek bakımından değişiklik gösterirler ve Jüpiter küçük bir radyo pulsarı olarak düşünülebilir.Elles ne diffèrent que par l'échelle, aussi Jupiter peut être considéré comme un pulsar radio très faible.
Köken bakımından bitkilerin tanrısı olarak da geçmektedir.Il reçoit même des sacrifices comme Dieu des récoltes.
Mumbai Üniversitesi öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük üniversitelerinden biridir.L'Université de Mumbai, est l'une des plus grandes au monde en nombre de diplômés.
İnanç bakımından Sih, Hindu ve Müslümandırlar.Pardonne aux Croyants et aux Croyantes)).
Şiirleri hem ele aldığı konu bakımından hem de kafiye yapısı bakımından çeşitli ve zengindir.Elle possède un sceptre, qui lui est propre et différent de Nikê (celui de Saori).
Yemeklik baklagiller de (bakla, mercimek, bezelye, nohut) nişasta bakımından zengindir.Un polyèdre noble (en) est à la fois isoédrique (en) (faces égales) et isogonal (de coins égaux).
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.Les sports sont populaires en Indonésie aussi bien au niveau de la participation que du nombre de spectateurs.
Haziran 2008 yılında beri Almanya'nın, üye bakımından en büyük partisidir.En date de 2008, l’Allemagne est le partenaire européen le plus important d’Israël.
Nüfus bakımından diğer önemli yerleşkeler Oswestry, Bridgnorth, Newport ve Ludlow'dur.Parmi les autres villes de population notable on peut citer Oswestry, Bridgnorth et Ludlow.
Plankton bakımından zengin olan gölde çok çeşitli balıklar yaşar.La mer, riche en plancton y est très poissonneuse.
Humus bakımından zengin topraklardır.Ainsi les sols sont naturellement riches en humus.
Cesaret bakımından.De la bravoure.
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.Il n’en va pas autrement de son œuvre de création.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Le port de Naantali est le 3e port de Finlande.
Nüfus yoğunluğu bakımından, il içerisinde en yoğun nüfus bulunduran ilçedir.D'autant qu'ils représentent le maximum démographique.
Yaşantı bakımından ise birbirini seven birbirine değer veren yoksulları gözeten bir yapıya sahiptir.Point de divinité à part Lui, le Vivant, Celui qui subsiste par lui-même (al-Qayyùm).
Ayrıca yeryüzü şekilleri bakımından bir ovadır.Chi no kata : forme de la Terre.
Bir sistemin açık ya da kapalı olması sistem ile çevre bakımından farklı bir anlam kazanmaktadır.Un système peut être ouvert, fermé, ou isolé selon son degré d’interaction avec son environnement.
Kılıç ustalığı bakımından kuzeyin en iyi ismi odur.C'est dans l'angle nord-ouest que la sculpture est la plus vigoureuse.
Nüfus bakımından en büyük il ise, Dikhil İli'dir.Il est alors l'homme le plus puissant de Perse après le shah.
Denizlerde hayatın çok zengin olması bakımından en uygun ortamı oluşturur.Par contraste, la vie marine y est très riche.
Bir sonraki durumda ise ark ayrılmış kısımdan başlar ve elektrotlar akım yönü bakımından ters konuma gelirler.À cet instant-là, la fonction d'onde s'effondre, et on trouve l'électron dans une position déterminée.
Köyün arkeoloji Tarihi bakımından zengin olduğu düşünülmektedir.Son fonds archéologique témoigne des richesses historiques de la cité.
Gemlik ilçesi akarsu ve kaynakları bakımından nispeten fakirdir.L'environnement terrestre est pauvre en ressources et en possibilité.
Yumurta sarısı, vitamin, mineral, lipit ve protein bakımından zengindir.De plus, il est riche en minéraux, vitamines et protéines.
Sürücü bakımından GP2'yi besleyen şampiyonadır.La batterie de traction alimente MG2 qui fonctionne en moteur et assure la propulsion.
Kalker madeni bakımından zengin bir mahalledir.Le département est une zone riche en minéraux.
Ancak Me 163'ün başarılı bir planör olarak tasarlanması performans bakımından bazı sorunlar da getirmişti.Aussi bonne que fût la performance, il était aussi évident que le 163 était un avion plutôt peu pratique.
Klarinetin en önemli özelliklerinden biri de, gürlük kontrölü bakımından son derece yetenekli olmasıdır.L'une de ses principales qualités est sans conteste son talent de tireur de coup-francs.
Park, nadir hayvan ve bitki türleri bakımından da zengindir.Il s'enrichit au fil du temps d'animaux et de végétaux rares.
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Français : « Tous les êtres humains naissent libres et égaux en dignité et en droits.
Yağış rejimi bakımından Akdeniz yağış rejiminin hafiflemiş biçimi görülür.Le rythme de la reproduction sexuée paraît être gouverné par le régime pluviométrique.
Batı Ucu alanı, Tokyo'dan sonra ofis kiraları bakımından dünyada ikinci pahalı yerdir.La Californie est le deuxième État derrière celui du Texas pour la valeur des exportations.
Bu nahiye güvenlik bakımından önem taşır.Cette mesure est dite justifiée par souci de sécurité.
Banka, 1991 yılında kurulmuş olup varlık bakımından Rusya'nın üçüncü büyük bankasıdır.Fondée en 1991, c'est la plus grande banque de crédit en Russie.
Hacmi bakımında ABD'nin en büyük balıkçı limanı ve değer bakımından da ikincidir.C'est le plus grand port des États-Unis par quantité pêchée.
Yünnan, doğal kaynaklar bakımından zengindir ve Çin'deki bitki yaşamının en büyük çeşitliliğine sahiptir.Yunnan es rico en recursos naturales y tiene la mayor diversidad de plantas en China.
An-32 elverişsiz hava koşullarına dayanıklılık bakımından An-26'dan daha iyidir.El An-32 está diseñado para soportar condiciones climáticas adversas mejor que el estándar An-26.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japón es un archipiélago compuesto por 6852 islas.
Onlardan daha küçük olma, ipleri daha yan yana, ve ayırmadan tutma özelliği bakımından tercih edilir.Aun así Nihal (junto a Sennar) decide ir, quiere conocer más acerca de ella y de los suyos.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Verdaderamente, os podéis esconder; nadie entre vosotros es conocido por sus buenas obras.
Buna karşılık, dev kara deliklerin konumu doğrudan gözlem bakımından daha elverişli görünmektedir.¿O no habéis sido testigos de la mayor canallada que humanos ojos han visto?
İş kuralları bakımından mali denetimle benzerlik göstermektedir.De esta manera desarrollan una función análoga a las auditorías financieras.
İran'daki Ermeniler nüfus bakımından bugün İran'daki en büyük Hıristiyan azınlığı oluştururlar.Hoy los armenios son la mayor minoría religiosa cristiana de Irán.
Bununla birlikte sahip oldukları özerklik bakımından farklılık gösterirler.Parece mentira lo indiscretos que son.
Nüfus bakımından İspanya'nın en büyük bölgesi.Grande de España a título personal.
Üç ayin folk oyunları bakımından önemlidir: Yeonggo, Dongmaeng ve Mucheon.Tres de estos ritos son de gran importancia: el yeonggo, el dongmaeng y el muncheon.
Vättern Gölü yüzölçümü bakımından Vänern Gölü'nden sonra İsveç'in en büyük ikinci gölüdür.El lago Vättern es el segundo lago más grande de Suecia, después del lago Vänern.
Bu küresel küme değişken yıldızlar bakımından çok zengindir.Para este tipo de estrellas variables , es inusualmente fuerte.
Maddi hukuk bakımından hak sahibine davacı, yükümlü olana ise davalı denmektedir.Si alguien cometió un delito, deberá ser juzgado».
Doğal kaynakları bakımından çok zengindir.Utilizará de manera más responsable los recursos naturales.
Yüzölçümü bakımından ise 21. sıradadır.Te lo Juro por la Cobertura de mi Móvil 21.