bakımından ile cümle
bakımından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu olay Avusturya’nın güçsüzlüğünü ortaya koyması bakımından önemlidir.オーストリアの弱体化を意図していたことは明確であった。
Ayvalık doğal güzellikler bakımından zengin bir ilçe olmakla birlikte mutfağı ile de ünlüdür.函館は自然の恵みをうけた豊富な食材に恵まれていることから、美食の街として有名。
Beta 1 ile Beta 2 arasında, özellik bakımından bazı farklar bulunmaktaydı.さらに、Beta 2ではBeta 1に比べて直観的なインタフェースとなった。
Yer altı kaynakları bakımından oldukça zengindir.家は他の4人と比べて金持ち。
Her motor ana yanma odası yakıt bakımından zengin sıcak gazları sıcak gaz manifoldu soğutma sisteminden alır.それぞれの燃焼室には燃料リッチの高温ガスが高温ガスマニホールド冷却系から送られる。
Bu paraşütler hem ağarlık bakımından hem de boyut bakımından kullanılan en büyük paraşütlerdir.このパラシュートは、直径や重量においても史上最大のものである。
Toprak bakımından seçici değildir.地上からでも選択できる。
Doğal kaynak suyu bakımından çok zengindir.天然存在比は水における値である。
Adriyatik Denizi’ne kıyısı olması bakımından turistik yönüyle öne çıkmıştır.アドリア海に面し観光の中心である。
Cesaret bakımından.胆力を感じる。
Gaziantep, madenler bakımından çok zengin değildir.リトアニアは鉱物資源に全く恵まれていない。
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.それは恰も旭日がまず高い山の峰を照らすような者である。
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.日本は6,852の島で構成される島国である。
Yazıları anlatım bakımından oldukça ağdalıdır.これらは記述がより複雑である。
Sesi ve görünüşü bakımından eşsizdir.外見と声が一致していないらしい。
Fakat arka dikiş çalışma tarzı bakımından farklıdır.但しバックパックの形状が異なる。
Büyüklüğü ve benzerlik bakımından halk arasında "Tatlı Su Köpekbalığı" olarak da anılır.その頭の切れ味と、鋭い性格から人呼んで“カミソリ半蔵”と呼ばれている。
Bölge, bitki örtüsü bakımından oldukça fakirdir.そうじゃない センターは牧野真莉愛。
Ayrıca Asker sayısı bakımından Dünya'da 4.büyük güçtür.航空機数では世界4位の規模の空軍である。
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.养兽,以宴乐视之。
Bu nedenle yağış, (böylelikle oluşturabileceği buzullar) O16 bakımından zenginleşir.《雨 ~The Rain~》(雨 ~The Rain~):十八禁遊戲。
Üniversite 2007 yılında, RSVP dergisince bir spor mekanını en yaratıcı kullanım bakımından ödül verilmiştir.因此,光明球場於2007年被RSVP雜誌選為最創造性地使用體育場館獎。
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.米骚动是日本现代历史上影响范围、组织规模和暴力程度空前的一次暴动。
Ayrıca yeryüzü şekilleri bakımından bir ovadır.又觀十種大地之法。
Tenerife adası yerel idare bakımindan 31 belediye'ye bölünmüştür.特内里费岛划分为31个市镇。
Yemekler bakımından ise öz Karadeniz yemekleri mevcuttur.血气食毛,咸受其赐。
Dil bakımından Servet-i Fünûn’un devamıdır.Ӯ, ӯ,用於塔吉克語的西里爾字母。
Faydacı: Zaman, para, ve kaynaklar bakımından bütün yatırımlardan getiri elde etmeye duyulan tutku.后重賜恩典,移住襄州,授太子率府率,給予祿錢。
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.胺基酸在形成不同的二級結構上有著不同的能力。
Köy arazi bakımından da büyüktür.,并且远远优于农村。
İki film, senaryo bakımından birbirine çok benzerdir.两人的电影在风格上相差很大。
Kamışlı'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.對沒穿女裝的自己沒有信心。
Bu olay Avusturya’nın güçsüzlüğünü ortaya koyması bakımından önemlidir.这场战争证明了是奥地利的一次灾难。
Kuğu takımyıldızı görünüm bakımından Samanyolu üzerinde güneye doğru uçan bir kuşu andırır.整个标志也可以看作是一只头向西部飞翔的鸟。
Babalar ailenin geçimini sağlarken anneler çocukların bakımından sorumluydular.在成人年齡之前,父母對子女的行為負責。
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.《世界人權宣言》主張:「人人生而自由,在尊嚴和權力上一律平等。
Onlardan daha küçük olma, ipleri daha yan yana, ve ayırmadan tutma özelliği bakımından tercih edilir.如更動過的設計較少,一般不會入選;若更動過的設計較多,一般都會入選。
Tarım bakımından zengin bir mahalledir.是一个工业富裕的县。
Bu devletin halkı din bakımından da ikiye ayrılmıştı.至明治時期,百姓等信仰兩宗教。
Rusya; elçilik ve konsolosluklar bakımından dünyanın en büyük ağlarından birine sahiptir.俄羅斯聯邦大使館與任何國家的領事館的最大的聯絡之一。
İsim benzerliğinden başka, zaman ve mekân bakımından bir yakınlıkları söz konusu değildir.姓氏與名字之間不得以空格或符號區隔。
Buna göre varlık anlaşılıp açıklanması bakımından kendinden başka hiçbir şeye muhtaç değildir.그러나 양심의 명령에 오직 복종하는 것만으로는 인간의 사명으로서 불충분하다.
Almanya, yüzölçümü bakımından Avrupa'nın yedinci, Dünya'nın altmış üçüncü büyük ülkesi konumundadır.독일은 유럽에서 7번째로, 세계에서는 63번째로 넓은 나라이다.
Yiyecek maddeleri çeşit ve yapılışları bakımından toplumdan topluma değişiklikler göstermektedir.인산기는 다른 유기물과 결합되어 있으며, 결합된 유기물의 종류에 따라 인지질의 종류가 달라진다.
Orman örtüsü bakımından seyrektir.해골 숲 (ドクロの森) 던전 항목 참조.
Cesaret bakımından.백비심이라고도 한다.
Onun hâkimiyeti, Moğol Hanlığı'nın teşkilâtlandırılması bakımından mühimdir.그의 스승 지엄(智儼)이 그에게 문지(文持)라는 호를 하사할 정도이다.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.일본 열도는 6,852개의 섬으로 이루어져 있다.
EA Sports'un FIFA 14 video oyununda Bolly, depar bakımından en hızlı oyuncu olarak yer aldı.EA 스포츠가 FIFA 14을 출시하였을 때, 볼리는 순간 속력 부문에서 가장 빠른 속도를 가진 선수로 기록되었다.
Kamışlı'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.나는 지금 조선 옷은 한 벌도 없습니다.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.예수가 “너희는 너희가 청하고 있는 것이 무엇인지조차도 모르는구나!
Ana madde: Iğdır (il) Iğdır yer altı kaynakları bakımından zengin değildir.견이면서도 지가 아닌 것이 있으니, 여덟 가지 현관변(現觀邊)8)의 인(忍) 이다.
Yükseklik anlamı veren bir sözcük olarak kullanılması bakımından gök ruhları ile ilgilidir.이 점을 높이 평가하는 의미로 원화엄무라는 말을 사용했다.
Fakat arka dikiş çalışma tarzı bakımından farklıdır.다만, 뒷면의 자켓은 모두 다르다.
Yüzölçümü bakımından Hindistan'ın en büyük 12.; nüfus bakımından en büyük 3. eyaletidir.비하르는 인도의 12번째로 큰 주이며 인구는 세 번째로 많다.
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.한국어: "모든 인간은 태어날 때부터 자유로우며 그 존엄과 권리에서 동등하다.
Reims, nüfusu bakımından Fransa'daki 12nci şehir konumundadır.Rose는 대한민국의 가수 민해경의 2002년 발매한 정규 16집이다.
Şarkı, sözleri bakımından Lorde'un "arkadaşlarına ve ülkesine övgüdür".על פי מילות השיר, הוא מהווה מחווה לחברים ולמדינה של לורד.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.יפן היא ארכיפלג של 6,852 איים.
Eski Roma ordusu taktik bakımından sınırlıydı ve bu dönemdeki varlığı esas olarak savunmaya yönelikti.הצבא הרומי הקדום היה מוגבל מבחינה טקטית ועמידתו בתקופה זו הייתה בעיקר הגנתית.