bakımından ile cümle
bakımından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Park, nadir hayvan ve bitki türleri bakımından da zengindir.Ritka növény- és állatfajokban gazdag.
Müzik eleştirmenleri Rihanna'nın vokal bakımından en iyi çalışması olarak değerlendirdi.A kritikusok dicsérték a felvételt, szerintük Rihanna egyik legjobb munkája.
Mezhep bakımından karışık olması köyün huzurunda bir değişikliğe uğratmamıştır.A rendszerváltásig szinte semmi fejlesztés nem érte el a falut.
Doğu Sırbistan yükseltileri, yapı bakımından Karpat dağ sisteminin bir parçasıdır.Az Északkeleti-Kárpátok a Kárpátok hegységrendszer része.
Yine de doğal çevre bakımından çok güzel bir yerdir.Csodálatos természeti környezetben fekszik.
Bordurya ordu bakımından nispeten oldukça iyi donanımlıdır.A markolattal ellentétben a penge teljes mértékben alkalmas harci eszköznek.
Rogaland nüfus bakımından Norveç'te 3. sıradadır.Rogalandban van Norvégia harmadik legnépesebb városi övezete.
Wüst ayrıca toplam madalya sayısı bakımından en başarılı Olimpiyat patencisi oldu.Mihail Tal az egész olimpia legjobb eredményéért különdíjban is részesült.
Cesaret bakımından.Mistä löytyisi rohkeus.
Rusya nüfus bakımından dünyanın en kalabalık sekizinci ülkesi konumundadır.Venäjä olikin G8-maista maailmanlaajuisesti kaikkein epäsuosituin.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Naantalin satama on Suomen kolmanneksi suurin tavarasatama.
İki ordu sayı bakımından birbirine yakındı.Ratsuväkeä kummallakin oli melkein yhtä paljon.
Banka, 1991 yılında kurulmuş olup varlık bakımından Rusya'nın üçüncü büyük bankasıdır.Se oli vuoden 2013 alussa lainakannaltaan Venäjän 3. suurin pankki.
Tlaxcala'nın yüzölçümü 3.991 kilometre kare, böylece alan bakımından Meksika'nın en küçük eyaletidir.Tlaxcala on Meksikon pienin osavaltio, sen pinta-ala on 3 991 neliökilometriä.
Meyve ağaçları sayısı ve üretimi bakımından elma başta gelir.Syksyn alussa monet hedelmäpuut kuten omenapuut tuottavat satoa.
Kanada ile ABD arasında yer alan Superior Gölü, dünyanın yüzölçümü bakımından en büyük tatlı su gölüdür.Suuret järvet Yhdysvaltojen ja Kanadan rajalla muodostavat maailman suurimman makeavetisen vesistön.
Markanın ürettiği son arkadan itişli otomobil olması bakımından önemli bir araçtır.Kylmävesiallas on tärkeä palautuskeino kovan urheiluharjoitteen jälkeen.
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Alle kolmasosa timanteista on tarpeeksi korkealaatuisia koruiksi.
Hacmi bakımında ABD'nin en büyük balıkçı limanı ve değer bakımından da ikincidir.Nykyisin se on konttimäärän ja rahdin arvon perusteella Yhdysvaltain suurin satama.
Biyolojik çeşitlilik bakımından varsıl olan bölge 2009 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır.Runsaan, monipuolisen eläimistönsä takia alue liitettiin Unescon maailmanperintöluetteloon vuonna 2003.
Daha çok puan alan etap bakımından da çok puan alır.Tuosta pitäisi ehkä kuitenkin kysyä Lindeltä enempi.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.Η ADF είναι τεχνολογικά εξελιγμένη αλλά σχετικά μικρή.
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Η Βρετανία ήταν για τη Ρώμη ελκυστικός στόχος λόγω του πλούτου της σε μέταλλα και δούλους.
An-32 elverişsiz hava koşullarına dayanıklılık bakımından An-26'dan daha iyidir.Το An-32 σχεδιάστηκε να αντεπεξέλθει σε καλύτερα σε δυσμενής καιρικές συνθήκες από το κανονικό An-26.
Orman bakımından zengindir.Είναι πλούσια σε δάση.
Ceyhan tabi orman bakımından fakirdir.Πομόνα ήταν νύμφη των δασών.
Yüzölçümü bakımından Hindistan'ın en büyük 12.; nüfus bakımından en büyük 3. eyaletidir.Είναι ο 12ος μεγαλύτερος εξαγωγέας παρά το μικρό της μέγεθος.
Dünyadaki petrol rezervleri bakımından en şanslı şehirler arasındadır.Στην πόλη λειτουργεί, μεταξύ άλλων, ένα από τα μεγαλύτερα διυλιστήρια πετρελαίου του κόσμου.
Cesaret bakımından.Στο ψυχικό σθένος.
Yalnız bu yeni yetişen eskisi gibi olmayıp pul, renk ve yapı bakımından farklıdır.Όπως και στην περίπτωση των τοπίων, δεν του αρκεί η λατρεία της μορφής και του χρώματος.
Göl balık bakımından zengindir.Η λευκή λίμνη είναι πλούσια σε ψάρια.
Bu, hangi kavramlara önem verdiğini göstermesi bakımından önemlidir.Έτσι είμαστε υποχρεωμένοι να προσέξουμε τι θα βάλουμε πού.
Haziran 2008 yılında beri Almanya'nın, üye bakımından en büyük partisidir.Σε επίπεδο κοινοτήτων είχε ήδη γίνει το πιο δημοφιλές κόμμα το 2008.
Daha karmaşık durumlardaki yalın işlevler bakımından bir sonuca sahip değildir.Σε μια γλώσσα με ασθενείς τύπους, το αποτέλεσμα της τελευταίας λειτουργίας δεν είναι ξεκάθαρο.
Bununla birlikte sahip oldukları özerklik bakımından farklılık gösterirler.Ωστόσο, διαφέρουν μεταξύ τους ως προς το ποσοστό αυτονομίας που απολαμβάνουν.
Teşekkül noktası bakımından; Dudak ünsüzleri: b, p, m.Επίσης τα ιόντα -, - και γενικού τύπου -, όπου M: Cl, Br, I.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.Fodbold er den mest populære sport i landet, både med hensyn til antallet af spillere og tilskuere.
Bakteriler, morfoloji olarak adlandırılan, şekil ve boyutları bakımından büyük bir çeşitlilik gösterir.Bakterier udviser en stor variation af former og størrelser, kaldet morfologier.
1998 yılında Newsweek, kenti dünyanın teknoloji bakımından en güçlü on kentinden biri olarak gösterdi.I 1998 blev Tel Aviv kåret af Newsweek som en af de 10 mest teknologi-prægede byer i verden.
Göl balık bakımından zengindir.Fiskeriet i søen er rigt.
Ankara orman varlığı bakımından pek zengin değildir.Korea er ikke rigt på skov.
Ayrıca alan bakımından Dünyanın 19. büyük gölü ve Amerika kıtasının en büyük 9. gölüdür.Dermed er det den dybeste sø i USA og niende dybeste sø i verden.
Ülke yeraltı kaynakları bakımından fakirdir.Undergrunden er særdeles fattig på naturlige ressourcer.
Yapısı bakımından kardeş gemi Carnival Triumph ile özdeştir.Krydstogtskibet Carnival Triumph.
Al Muharrak Spor bakımından fazla gelişmemiştir.Land Rover har aldrig været særlig aktiv inden for motorsport.
Kopyalar fiyat ve kalite bakımından çok büyük farklılıklar ve çeşitli kusurlar görülebilir.Der kan være stor forskel på både kompleksitet og pris.
Kuş bakışı bakimindan yuva gorunmundedir."Hjemstavn i fugleperspektiv".
Bu eser sadece edebi bakımdan değil, metot ve zihniyet bakımından da daha önceki eserlerden çok farklıdır.Denne generation var dog ikke kun optisk og teknisk meget anderledes end forgængeren.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Dere skal ikke bry dere om eiendelene deres, for det beste i hele Egypt skal tilhøre dere.»
Birbirine benzetilen unsurlardan, varlıklardan özellik bakımından daha üstün, daha güçlü olan varlıktır.De som overlevde, var de sterkeste og mest tilpasningsdyktige (The survival of the fittest).
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Britannia var atraktivt for romerne på grunn av dets ressurser, og da spesielt i form av gruver og slaver.
Flora ve Fauna bakımından zengin bir ilçedir.Det er rik flora og fauna der.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japan har 6 852 øyer.
Manama eğitim bakımından da önemlidir, ve burada birçok üniversite bulunmaktadır.Manizales er et viktig utdanningssenter og har flere ulike universiteter.
Suyun içinde hidrojen yerine deuterium bakımından zenginleştirilmiş suya ağır su denir.Dåpen er en dåp med full neddykkelse i vann, kalt troende dåp.
Büyüklük bakımından ev kedisi ile kıyaslanabilir.Faget kan sammenlignes med kroppsøvning.
1998 yılında Newsweek, kenti dünyanın teknoloji bakımından en güçlü on kentinden biri olarak gösterdi.I 1998 ble Tel Aviv av Newsweek kåret til én av de ti mest teknologi-pregede byene i verden.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.Bløtdyrfaunaen er spesielt rik.
Yine de doğal çevre bakımından çok güzel bir yerdir.Området er svært naturskjønt.
Kuzey Rus lehçesi Bulgarca'ya ve Makedonya diline telâffuz ve söyleniş bakımından çok benzer.Mange ord i moderne russisk litteratur er nærmere i formen til bulgarsk enn til ukrainsk eller hviterussisk.