bakımından ile cümle
bakımından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gaziantep, madenler bakımından çok zengin değildir.Естонія не багата на мінеральні ресурси.
İnanç bakımından Sih, Hindu ve Müslümandırlar.Je pravoslavným věřícím a vysvěceným jáhnem.
Kızartmadan sonra cevher eritildi; bunun çıktısı bakır bakımından zengin bir materyaldi.Později byly účesy bohatší (příčes, nebo zdobená čelenka).
Yiyecek maddeleri çeşit ve yapılışları bakımından toplumdan topluma değişiklikler göstermektedir.V množném čísle se mužské -आ -ā mění na -ए -e, ženské -ई -ī se mění na -इया -iyā(n).
Cesaret bakımından.Dny odvahy.
Afrika, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Asya'dan sonra dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır.Afrika je po Asii druhý největší a nejlidnatější kontinent na světě.
Kuzey Batı İtalya da yer alan Liguriya, alan bakımından ülkede bulunan üçüncü en küçük bölgedir.Ligurie (italsky Liguria) leží na severozápadě Itálie, je třetím nejmenším italským krajem.
Bu nahiye güvenlik bakımından önem taşır.Zaměřuje se na bezpečnostní tematiku.
"Rusya ve Türkiye ilişkileri bakımından çok ciddi sorunlara neden olacağını" söyledi.Rusko a Ukrajina se do sebe ostře pustily".
Sanayi bakımından İran’ın ikinci şehridir.Jde o druhé nejprůmyslovější město Íránu.
Yabani otlar ve yabani meyveler bakımından çok çeşide sahiptir.Má jedlé (ale nepříliš chutné) plody, z nichž se zhotovují různé předměty.
Antik Yunan teknolojisi gelişim bakımından üç ayrı bölümde incelenebilir.Vegetace v Řeckých masivech dá rozdělit na tři typy.
Dubai'de giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.Ten parfém v Paříži si nemohu vymyslet.
Bunlar da oluşum bakımından okların aynısıdır.Stejným výtvorem jsou také naše smysly.
Kilometrekare'ye 2.8 insan düşmesi nüfus yoğunluğu bakımından onu son sıraya getirir.Když se dostane pod napětí 2,8 V, je velmi těžké ji znovu „oživit“.
Kasaba tarihi eserler bakımından bir hayli zengindir.Malta je velice bohatá na historické památky.
Manama eğitim bakımından da önemlidir, ve burada birçok üniversite bulunmaktadır.Jedná se také o centrum vzdělanosti, neboť se zde nachází množství významných univerzit.
Halay ve stranlar bakımından çok zengin değildir.Nebuď líný, ani když jsi bohatý.
Biçim bakımından batraka benzemekte ve muhtemelen bir deniz yılanı gibi yüzmekteydi.Tento organismus vypadal jako červ, ale pravděpodobně žil na dně moře.
Stampalia coğrafi konumu bakımından büyük stratejik öneme sahipti.Hrad měl díky své poloze velmi velký strategický význam.
Göl balık bakımından zengindir.Jezero je bohaté na ryby.
Ayrıca Brezilya bitey bakımından da oldukça geniştir.I jeho srst je delší, než brabantíkova.
Yine de doğal çevre bakımından çok güzel bir yerdir.Velice má rád však i regionální prostředí.
Bakteriler, morfoloji olarak adlandırılan, şekil ve boyutları bakımından büyük bir çeşitlilik gösterir.Palmy jsou z hlediska růstových forem a morfologie velmi různorodé.
Bu bilgi, tanrı ile inanan arasında bir inanç bağı olması bakımından özneldir.Zvláštní důležitost připisuje poznání, které spojuje člověka s Bohem.
Milli park flora ve fauna özellikleri bakımından önemlidir.Národní park má velké druhové bohatství flóry a fauny.
Bunlar geçitlerinin denetimi bakımından önemli yerlerdi.Odtud vycházeli při svých průzkumech.
Humus bakımından zengin topraklardır.Upřednostňuje na humus bohatou půdu v polostínu.
Şu ana kadar hiç kimseyle çıkmamıştır, kızlarla arası iyi olması bakımından Dan'i kıskanır.Netuší, že David je do něj zamilovaný a na Hannah žárlí.
Elektrik bakımından iletkendir, ancak sıcaklığı çok az bir derecede iletir.Používá se k topení, ale má poměrně malou výhřevnost.
Farklı steroidler bu halkalara bağlı olan fonksiyonel gruplar bakımından birbirlerinden ayrılırlar.Diferiți steroizi variază prin grupările funcționale atașate acestor inele.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Voi nu știți care dintre părinții ori fii vă vor fi mai aproape întru ajutor.
Göl balık bakımından zengindir.Râul este bogat în pește.
Özellikleri bakımından birbirine benzemektedir.Este interesant de văzut similaritatea lor.
Ayrıca alan bakımından Dünyanın 19. büyük gölü ve Amerika kıtasının en büyük 9. gölüdür.Este cel mai întins lac din America Centrală, al 19-lea din lume și al nouălea din Americi.
Ancak demir bakımından zengindir.Frunzele sunt bogate în fier.
Milli park flora ve fauna özellikleri bakımından önemlidir.Stara Planina este remarcabilă pentru flora și fauna sa.
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.Aminoacizii au un comportament diferit vis-a-vis de posibilitatea formării structurii secundare.
Hokkaidō, Japonya'nın yüzölçümü bakımından en büyük prefektörlüğü ve ikinci büyük adasıdır.După suprafață Hokkaidō este cea mai mare prefectură a Japoniei.
Afrika, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Asya'dan sonra dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır.Africa este al doilea continent ca mărime de pe Terra și cel mai populat după Asia.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Reliefurile de pe peretele estic sunt nu mai puțin pitorești.
Palamut ise tanen bakımından zengindir ve şırası sepicilikte ve boya sanayiinde kullanılır.Rizomul este foarte bogat în tanin și se folosește la tăbăcit și vopsit.
Ayrıca doğal gaz bakımından da oldukça zengindir.De aceea este preferat gazul natural.
Doğal bitki örtüsü bakımından fakirdir.Fauna Naurului este săracă.
Şalaklı köyü kültür ve tarih bakımından zengin bir köydür.Bobota este un sat cu un bogat trecut istoric si cultural.
Bulutlar şekil ve örüntü bakımından çok çeşitlidir.Acestea au un aspect complet diferit, ca formă și luciu.
Yemekler bakımından ise öz Karadeniz yemekleri mevcuttur.Táplálékukat testen kívül (a szájuk előtt) emésztik meg.
Küba kültürü köken bakımından İspanyol ve Afrika etkisinin belirgin izlerini taşır.Kuba kultúrájában leginkább a spanyol és az afrikai hatás érezhető.
Bu nedenle özellikle gece hayatı bakımından önemli bir eşcinsel turist atraksiyonu olmuştur.Nemzetközileg is híres turistacélpont, főleg éjszakai élete miatt.
Sağlık bakımından aydınlatılmış bir kamuoyu oluşumuna yardım etmek.Villámcsődületes figyelemfelhívás az egészségügyért.
Toprak bakımından seçici değildir.Talajban nem válogatós.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.Zeneszerzői nagyságát legjobban Beethoven elismerő véleménye bizonyítja.
Bu durumda hukuki bakımından iki temel sorun doğar.Az igazság alapproblémája ennek alapján tehát kettős.
Yolcu sayısı bakımından airberlin, Lufthansa'dan sonra Almanya'daki en büyük ikinci havayolu şirketiydi.Az Air Berlin Németország második legnagyobb légiforgalmi társasága volt a Lufthansa után.
Kayıtlı öğrenci sayısı bakımından, Kolombiya'nın dördüncü üniversitedir.A beiratkozott diákok száma alapján a 4. legnagyobb egyetem az Egyesült Államokban.
Yeraltı kaynakları bakımından çok zengin bir bölgedir.Természeti erőforrásokban szegény régió.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Napos déli oldala jobbára erdőtlen.
Böylece uzunluk bakımından diğer İtalyan göllerini geçer.Tiszta időben jól látszódik innen az olasz tengerpart.
Halay ve stranlar bakımından çok zengin değildir.Fajokban és alakokban mindkét nem gazdag.
Ancak bu sistemde bilgi güvenliği bakımından vatandaşlara dosyadaki hiçbir belge açılmamaktadır.Lehetőségeinknek megfelelően viszont a könyv fedélre ne helyezzük el a megjelenéshez megadott adatokat.