bakımı ile cümle
bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
GPS kişisel takip cihazları yaşlı ile savunmasız bakımında kullanılır.Die GPS-Klassifikationsmethode gilt als objektiv und benutzerunabhängig.
Bunlar kalker bakımından zengin olmalarına rağmen ilk oluşumlarındaki kalkerlerin bir kısmı erimiştir.Als sie dort fruchtbares Land vorfanden, ließen sie sich nieder und legten die ersten Reisfelder an.
Maliyet bakımından piyasadaki en pahalı helikopterlerden bir tanesidir.Es ist also nicht überraschend, dass der Tincher damals eines der teuersten Autos auf dem Markt war.
Bu durumda bakımı kolaylaştırır, maliyetini azaltır.Schneller finden, Kosten sparen.
Gişe hasılatı ve ekran sayısı bakımından da en büyüğüdür.Dies ist sowohl nach Anzahl als auch Typenvielfalt die größte Gruppe der Flachwagen.
Bazı hizmetçiler yaşlı insanların bakımını da üstlenebilirler.Die Landfrauen bemühen sich auch um die Senioren.
Bu yumrular nişasta bakımından zengin olduğundan önemli bir besin maddesidir.Das Massiv ist wegen seiner Höhe ein Regenfänger.
Bu nahiye güvenlik bakımından önem taşır.Diese Besonderheit soll der Sicherheit dienen.
Deyimler bazen ele aldıkları konular bakımından ve anlattıkları duygular bakımından sınıflandırılabilirler.Diese können nach den Gefühlen unterschieden werden, welche sie ansprechen.
Hükûmetin kuruluş şeması bakımından meclis hükûmeti sisteminden vazgeçilerek parlamenter sisteme geçilmiştir.Der Verfassungsgerichtshof wurde durch den Rücktritt regierungsnaher Richter lahmgelegt.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.De vos ascendants ou descendants, vous ne savez pas qui est plus près de vous en utilité.
Yeraltı kaynakları bakımından zengindirler.Pégomancie : divination par les sources.
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.Les fruits sont en forme de poire.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Sa fourrure demande peu d'entretien.
Ancak demir bakımından zengindir.Il est riche en fer.
Onlar sadece ölçek bakımından değişiklik gösterirler ve Jüpiter küçük bir radyo pulsarı olarak düşünülebilir.Elles ne diffèrent que par l'échelle, aussi Jupiter peut être considéré comme un pulsar radio très faible.
Virginia'nın annesi Maria Clemm, bu küçük ailenin evinin bakımını üstlenmişti.Sa mère, Maria Clemm, s'occupe de la maison pour la petite famille.
Köken bakımından bitkilerin tanrısı olarak da geçmektedir.Il reçoit même des sacrifices comme Dieu des récoltes.
Mumbai Üniversitesi öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük üniversitelerinden biridir.L'Université de Mumbai, est l'une des plus grandes au monde en nombre de diplômés.
İnanç bakımından Sih, Hindu ve Müslümandırlar.Pardonne aux Croyants et aux Croyantes)).
Şiirleri hem ele aldığı konu bakımından hem de kafiye yapısı bakımından çeşitli ve zengindir.Elle possède un sceptre, qui lui est propre et différent de Nikê (celui de Saori).
Yemeklik baklagiller de (bakla, mercimek, bezelye, nohut) nişasta bakımından zengindir.Un polyèdre noble (en) est à la fois isoédrique (en) (faces égales) et isogonal (de coins égaux).
Ölümünden sonra keçinin bakımını karısı üstlendi.Suivis de La Mort de cochon par Mlle.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.Les sports sont populaires en Indonésie aussi bien au niveau de la participation que du nombre de spectateurs.
“W” şirketi – web sitelerinin tasarımı ve bakımı işlerini yapan bir web stüdyo idi.La société « W » est un studio web pour la création, la conception et la maintenance de sites web.
Haziran 2008 yılında beri Almanya'nın, üye bakımından en büyük partisidir.En date de 2008, l’Allemagne est le partenaire européen le plus important d’Israël.
Bu ırkın, günlük en az yarım saat süren bir tüy bakımına ihtiyacı vardır.C'est un chien très actif qui demande au moins une heure d'activité par jour.
Nüfus bakımından diğer önemli yerleşkeler Oswestry, Bridgnorth, Newport ve Ludlow'dur.Parmi les autres villes de population notable on peut citer Oswestry, Bridgnorth et Ludlow.
Plankton bakımından zengin olan gölde çok çeşitli balıklar yaşar.La mer, riche en plancton y est très poissonneuse.
Humus bakımından zengin topraklardır.Ainsi les sols sont naturellement riches en humus.
Cesaret bakımından.De la bravoure.
Bazı hizmetçiler yaşlı insanların bakımını da üstlenebilirler.Les sœurs se dédient aux soins des personnes âgées.
Dumbledore sihirli yaratıkların bakımı dersi için Hagrid'e görev vermiştir.Hagrid fait étudier les Niffleurs en classe de soins aux créatures magiques.
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.Il n’en va pas autrement de son œuvre de création.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Le port de Naantali est le 3e port de Finlande.
Nüfus yoğunluğu bakımından, il içerisinde en yoğun nüfus bulunduran ilçedir.D'autant qu'ils représentent le maximum démographique.
Yaşantı bakımından ise birbirini seven birbirine değer veren yoksulları gözeten bir yapıya sahiptir.Point de divinité à part Lui, le Vivant, Celui qui subsiste par lui-même (al-Qayyùm).
Ayrıca yeryüzü şekilleri bakımından bir ovadır.Chi no kata : forme de la Terre.
Bakımı deneyim gerekitir.La passion de soigner.
Profesyonel ve kişisel bakımı içerir.Professionnelle et personnelle.
Bir sistemin açık ya da kapalı olması sistem ile çevre bakımından farklı bir anlam kazanmaktadır.Un système peut être ouvert, fermé, ou isolé selon son degré d’interaction avec son environnement.
Kılıç ustalığı bakımından kuzeyin en iyi ismi odur.C'est dans l'angle nord-ouest que la sculpture est la plus vigoureuse.
Nüfus bakımından en büyük il ise, Dikhil İli'dir.Il est alors l'homme le plus puissant de Perse après le shah.
Denizlerde hayatın çok zengin olması bakımından en uygun ortamı oluşturur.Par contraste, la vie marine y est très riche.
Bir sonraki durumda ise ark ayrılmış kısımdan başlar ve elektrotlar akım yönü bakımından ters konuma gelirler.À cet instant-là, la fonction d'onde s'effondre, et on trouve l'électron dans une position déterminée.
Köyün arkeoloji Tarihi bakımından zengin olduğu düşünülmektedir.Son fonds archéologique témoigne des richesses historiques de la cité.
Gemlik ilçesi akarsu ve kaynakları bakımından nispeten fakirdir.L'environnement terrestre est pauvre en ressources et en possibilité.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.Par principe, ils sont placés sous l'autorité et la protection de leurs parents.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Felì n'oublie pas les enfants.
Yumurta sarısı, vitamin, mineral, lipit ve protein bakımından zengindir.De plus, il est riche en minéraux, vitamines et protéines.
Sürücü bakımından GP2'yi besleyen şampiyonadır.La batterie de traction alimente MG2 qui fonctionne en moteur et assure la propulsion.
Kalker madeni bakımından zengin bir mahalledir.Le département est une zone riche en minéraux.
Ancak Me 163'ün başarılı bir planör olarak tasarlanması performans bakımından bazı sorunlar da getirmişti.Aussi bonne que fût la performance, il était aussi évident que le 163 était un avion plutôt peu pratique.
Klarinetin en önemli özelliklerinden biri de, gürlük kontrölü bakımından son derece yetenekli olmasıdır.L'une de ses principales qualités est sans conteste son talent de tireur de coup-francs.
Park, nadir hayvan ve bitki türleri bakımından da zengindir.Il s'enrichit au fil du temps d'animaux et de végétaux rares.
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Français : « Tous les êtres humains naissent libres et égaux en dignité et en droits.
Sürdür: Sistemin bakımını yap ve geliştirmeye devam et.Vérifiez : Contrôlez un système, une procédure.
Yağış rejimi bakımından Akdeniz yağış rejiminin hafiflemiş biçimi görülür.Le rythme de la reproduction sexuée paraît être gouverné par le régime pluviométrique.
Batı Ucu alanı, Tokyo'dan sonra ofis kiraları bakımından dünyada ikinci pahalı yerdir.La Californie est le deuxième État derrière celui du Texas pour la valeur des exportations.
Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır.Dans le tableau suivant, l'enfant devient le père ou la mère.