bakımı ile cümle

bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bu ipekböceklerinin bakımı çok zordur ve kolayca ölürler.However, these silkworms are very difficult to maintain, and easily die.
Tıbbi bakımın sağlanması birincil, ikincil ve üçüncül bakım kategorilerine ayrılmıştır.[1]Provision of medical care is classified into primary, secondary, and tertiary care categories.[21]
Pediatri bebeklerin, çocukların ve ergenlerin bakımına adanmıştır.Pediatrics (AE) or paediatrics (BE) is devoted to the care of infants, children, and adolescents.
Hastane hekimliği, hastanede yatan hastaların genel tıbbi bakımıdır.Hospital medicine is the general medical care of hospitalized patients.
MGIO şu anda üç bilimsel kuruluş için tesisleri işletmekte ve bakımını yapmaktadır.MGIO currently operates and maintains facilities for three scientific organizations.
Uzayda toplam süre bakımından en iyi 25 astronottan biriydi.He was one of the top 25 astronauts in terms of total time in space.
Bakımı ve işletmesi pahalı olan Merz tesisi 1950'lere kadar kendi yerini korudu.Expensive to maintain and operate, the Merz facility held its own until the 1950s.
Wallack'in bakımı için 10.000 dolardan fazla para toplandı.More than $10,000 was raised for Wallack's care.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Dort wo sie am dicksten ist, ragt sie als Hochgebirgsmassiv auf (Isostasie).
29 Mayıs'tan sonra Heydrich, tamamen SS doktorlarının bakımına devam ediyordu.Am 29. Mai befand sich Heydrich komplett in der Obhut von SS-Ärzten.
Değer bakımından 100 Frank Banknotlar 2003 yılında %53’lük kullanım oranıyla en geçerli birimdi.Von den Werten war die 100-Franken-Note mit 53 % im Jahr 2003 das beliebteste Objekt.
Üç ayin folk oyunları bakımından önemlidir: Yeonggo, Dongmaeng ve Mucheon.Drei Riten sind von größerer Bedeutung: Yeonggo, Dongmaeng und Mucheon.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Das Fell braucht nur wenig Pflege.
Riverside County Kaliforniya'nın nüfus bakımından en yoğun bölgelerinden biridir.Riverside County ist einer der bevölkerungsreichsten Bezirke Südkaliforniens.
TEC’nin yıllık kapasitesi 300 motor bakımıdır ve 200’den fazla çalışana sahiptir.Die jährliche Wartungskapazität von TEC beträgt 300 Motoren.
İç mekân bakımından da bu camiden daha genişti.Damit ging eine deutliche Vergrößerung des stehenden Heeres einher.
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Nur ein Viertel aller Diamanten ist qualitativ als Schmuckstein geeignet.
Renk bakımından çok görkemli olan birçok tür, aquaristik alanda çok yaygındır.Wegen ihrer Farbenprächtigkeit sind einige Arten bei Aquarianern sehr beliebt.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.Fußball ist die nach organisierten Sporttreibenden und Zuschauern beliebteste Sportart im Kreis.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.Vorrangig ist für alle das Überleben und der Schutz der Familie.
Dordrecht yıllar boyunca Hollanda'nn muhafazası bakımından önemli bir anahtar rolü üstlenmiştir.Durch die Jahrhunderte hat Dordrecht eine Schlüsselposition bei der Verteidigung von Holland eingenommen.
Bakımın konusu: Bağımlılık üzerine feminist bakış açısı.Nachdenken über Arbeit – eine feministische Perspektive.
Tartışma, Şinâsi’nin tutumu ve eleştiri için ortaya koyduğu özlü kurallar bakımından önem taşır.Erstaunlich ist, dass er sich mit der schüchternen und prüden Maureen am besten versteht.
Ayıca sayı bakımından en hızlı büyüyen dil bölgesi de %20 ile Oji-Cree’dir.Am schnellsten wuchs diese Zahl bei den Oji-Cree (20 %).
Boyanın düzenli olarak yenilenmesi, köprünün bakımındaki başlıca çalışmadır.Die Erneuerung des Anstriches ist eine wiederkehrende Arbeit und die Haupttätigkeit zur Erhaltung der Brücke.
Bakımı azdır.Der Pflegeaufwand ist gering.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Dessen Frau die Bonne de Berry.
Doğa ve tabiat güzelliği bakımından oldukça zengindir.Reichtum und Schönheit erlangten mehr Bedeutung.
Besin maddesi bakımından zengin özsuyu ile dolu kofullar içerirler.Die Nahtstellen werden mit in Mennigekitt getränkten Leinwandstreifen abgedichtet.
Amaç bakımından Ethernet ve Token Ring'e benzemektedir.Es würde ebenso zur Kompatibilität zwischen Ethernet und Token Ring genutzt.
İki film, senaryo bakımından birbirine çok benzerdir.In den Grundzügen sind die beiden Filme sehr ähnlich.
İşlevsellik bakımından C64’ün aynısıydı.Ähnlich der N64-Version in Sachen Handlung.
Bundan ötürü John, babasının ev bakımı gibi günlük işlerle ilgilenmesi için uğraşır.Und so muss Julius die tägliche Hausarbeit erledigen.
İnsan bakımı, hayvanat bahçeleri ile birlikte bu 18 yıla kadar çıkabilir.In menschlicher Obhut können diese Tiere 18 Jahre alt werden.
Verdiği mesaj bakımından tamamen bir anti-savaş şarkısıdır.Als Beispiel singt er trotz des Verbotes ein lustiges Lied.
Metanın kullanım ve değişim değeri bakımından incelenmesini takiben; Karl Marks: Kapital, Cilt: ISiehe Unterkapitel Der Fetischcharakter der Ware und sein Geheimnis, in: Karl Marx: Das Kapital.
Ayrıca ilçe arazisi mantar türleri bakımından da oldukça zengindir.Auch der Mittelmeerraum ist vergleichsweise reich an Arten dieser Gattung.
Ayrıca pek çok çocuğun daha bakımını üstlenmiştir.Auch die Situation vieler Kinder bereitet Sorgen.
Dünyaya etkileri ve sonuçları bakımından en zengin borsa çalkalanması, 24 Kasım 1929’da görülmüştür.Den folgenreichsten Börsenkrach erlebte die Welt am 24. Oktober 1929.
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.Im Stil ist es vom Haupthaus nicht zu unterscheiden.
Ayrıca Asker sayısı bakımından Dünya'da 2.büyük güçtür.Damit unterhält Indien nach der Anzahl der Soldaten die zweitgrößte Streitmacht der Welt.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Hervorgehoben wird auch seine Fürsorge für die Jungen.
Sökülüp takılması ve bakımı çok kolaydır.Einfügen und Löschen ist sehr einfach.
Yavruların bakımıyla daha çok erkek ağaçkakan ilgilenir.An der Aufzucht der Jungvögel ist das Männchen stärker beteiligt.
Kamışlı'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.Aber ich habe kein hochzeitliches Gewand, um einzutreten.
Ulaşım ve gelişim bakımından ileri gelen bir mahallesidir.Das gute Leben jenseits von Entwicklung und Wachstum.
Taş koymanın başka bir sebebi de mezarın bakımını yapmaktır.Die Suche nach diesem Säbel hat auch erheblich zur Zerstörung des Grabes beigetragen.
Hücreleri klorofil bakımından oldukça zengindir.Die Zellen sind relativ arm an Chloroplasten.
Hurafeler toplumların inançlarını ve tutumlarını yansıtmaları bakımından bilgilendiricidir.Der Mensch als Wissender und Glaubender.
Ligler belli kurallar bakımından birbirinden ayrılmıştır.Die Regeln weichen je nach Organisation teilweise voneinander ab.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.Die Reisunruhen übertrafen alle Unruhen der jüngeren japanischen Geschichte in Größe und Gewalttätigkeit.
Ayrıca maden bakımından da zengin alanlardır. .Außerdem sind sie reich an Bodenschätzen.
Oyunun senaryo bakımından serinin önceki iki oyunuyla alakası yoktur.Mit Ausnahme der Lizenz steht es jedoch in keiner Verbindung zu den beiden vorherigen Spielen.
Başarılı bir periodontal tedavinin esası çok iyi bir ağız bakımı alışkanlığı sağlanmasından geçer.Wie bei allen wiederkehrenden Kopfschmerzen ist das Führen eines Kopfschmerztagebuches sinnvoll.
Yüzölçümü bakımından ise 21. sıradadır.Im Einzel belegte er den 21. Rang.
Ayrıca konu ve buluntu yeri bakımından bütünlük içeren eser grupları için ayrı sunumlar düzenlenmiştir.Zu diesem Zweck gab es auch Teilpläne, die nur einzelne Siedlungsareale betrafen und betreffen.
Ayrıca yeryüzü şekilleri bakımından bir ovadır.Sie verkörperte damit das von der Erde aus sichtbare Himmelsgewölbe.
Halk mahkemeleri gerek medeni hukuk gerekse ceza hukuku bakımından kaza yetkisini kullanırlar.Das Geld soll für den Fall einer Verurteilung die zivilrechtliche Haftung abdecken.
Bölge bitki örtüsü bakımından zengindir.Die Region ist reich an Pflanzen dieser Gattung.
Yüzölçümü bakımından tüm New Jersey eyaleti ile neredeyse aynı boyuta sahiptir.Der ganze Bundesstaat New Jersey hat ungefähr die gleiche Fläche wie das Riverside County.

İlgili Sayfalar