bakımı ile cümle

bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Park, nadir hayvan ve bitki türleri bakımından da zengindir.Ritka növény- és állatfajokban gazdag.
Müzik eleştirmenleri Rihanna'nın vokal bakımından en iyi çalışması olarak değerlendirdi.A kritikusok dicsérték a felvételt, szerintük Rihanna egyik legjobb munkája.
Mezhep bakımından karışık olması köyün huzurunda bir değişikliğe uğratmamıştır.A rendszerváltásig szinte semmi fejlesztés nem érte el a falut.
Doğu Sırbistan yükseltileri, yapı bakımından Karpat dağ sisteminin bir parçasıdır.Az Északkeleti-Kárpátok a Kárpátok hegységrendszer része.
Yine de doğal çevre bakımından çok güzel bir yerdir.Csodálatos természeti környezetben fekszik.
Bordurya ordu bakımından nispeten oldukça iyi donanımlıdır.A markolattal ellentétben a penge teljes mértékben alkalmas harci eszköznek.
Rogaland nüfus bakımından Norveç'te 3. sıradadır.Rogalandban van Norvégia harmadik legnépesebb városi övezete.
Buradaki zamanının bir kısmıyla arazilerinin bakımıyla ilgilenmek zorunda kaldı.A munka közben vigyázni kellett ezeknek az épségére.
Wüst ayrıca toplam madalya sayısı bakımından en başarılı Olimpiyat patencisi oldu.Mihail Tal az egész olimpia legjobb eredményéért különdíjban is részesült.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Berzence bevételét követte Babócsáé.
Nasdaq, Inc. piyasa değeri bakımında dünyanın ikinci büyük borsa şirketidir. ^ siteNasdaq, Inc. on pörssien markkina-arvoltaan maailman toiseksi suurin pörssitoimintaa harjoittava yhtiö.
Cesaret bakımından.Mistä löytyisi rohkeus.
Sürünün tüm üyeleri bu yavruların bakımında yardımcı olurlar.Kaikki perheenjäsenet auttavat pentujen hoidossa.
Rusya nüfus bakımından dünyanın en kalabalık sekizinci ülkesi konumundadır.Venäjä olikin G8-maista maailmanlaajuisesti kaikkein epäsuosituin.
Bazı hizmetçiler yaşlı insanların bakımını da üstlenebilirler.Vanharoosa ottaa kantaa vanhusten hoitoon.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Naantalin satama on Suomen kolmanneksi suurin tavarasatama.
İki ordu sayı bakımından birbirine yakındı.Ratsuväkeä kummallakin oli melkein yhtä paljon.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Koristelu on vähäistä.
Bakımı deneyim gerekitir.Ammattinimikkeitä Käypä hoito.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Lapsen näkemyksiä on kunnioitettava.
Banka, 1991 yılında kurulmuş olup varlık bakımından Rusya'nın üçüncü büyük bankasıdır.Se oli vuoden 2013 alussa lainakannaltaan Venäjän 3. suurin pankki.
Ölen kardeşinin küçük bebeğinin bakımını üstlendi.Hän oli vastuussa pikkuveljen kuolemasta.
Tlaxcala'nın yüzölçümü 3.991 kilometre kare, böylece alan bakımından Meksika'nın en küçük eyaletidir.Tlaxcala on Meksikon pienin osavaltio, sen pinta-ala on 3 991 neliökilometriä.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.Uros ei auta naarasta poikasten hoivaamisessa.
Meyve ağaçları sayısı ve üretimi bakımından elma başta gelir.Syksyn alussa monet hedelmäpuut kuten omenapuut tuottavat satoa.
Ahır Köşk, padişahın atlarının bakımı için yaptırılmıştır.Hevosen hoito on hevosen tarpeista huolehtimista.
Kanada ile ABD arasında yer alan Superior Gölü, dünyanın yüzölçümü bakımından en büyük tatlı su gölüdür.Suuret järvet Yhdysvaltojen ja Kanadan rajalla muodostavat maailman suurimman makeavetisen vesistön.
Markanın ürettiği son arkadan itişli otomobil olması bakımından önemli bir araçtır.Kylmävesiallas on tärkeä palautuskeino kovan urheiluharjoitteen jälkeen.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Kirkko on omistettu Forbionin Neitsyt Marialle.
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Alle kolmasosa timanteista on tarpeeksi korkealaatuisia koruiksi.
Hacmi bakımında ABD'nin en büyük balıkçı limanı ve değer bakımından da ikincidir.Nykyisin se on konttimäärän ja rahdin arvon perusteella Yhdysvaltain suurin satama.
Biyolojik çeşitlilik bakımından varsıl olan bölge 2009 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır.Runsaan, monipuolisen eläimistönsä takia alue liitettiin Unescon maailmanperintöluetteloon vuonna 2003.
Johnson’s Baby Johnson & Johnson şirketine ait bebek-çocuk bakımı ve kozmetik markasıdır.Suomessa Johnson & Johnsonin lääkkeitä markkinoi Johnson & Johnsonin tytäryritys Janssen-Cilag.
Daha çok puan alan etap bakımından da çok puan alır.Tuosta pitäisi ehkä kuitenkin kysyä Lindeltä enempi.
Köpeğinizin bakımını yapmalısınız.Sinun täytyy pitää koirastasi huolta.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.Η ADF είναι τεχνολογικά εξελιγμένη αλλά σχετικά μικρή.
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Η Βρετανία ήταν για τη Ρώμη ελκυστικός στόχος λόγω του πλούτου της σε μέταλλα και δούλους.
An-32 elverişsiz hava koşullarına dayanıklılık bakımından An-26'dan daha iyidir.Το An-32 σχεδιάστηκε να αντεπεξέλθει σε καλύτερα σε δυσμενής καιρικές συνθήκες από το κανονικό An-26.
Orman bakımından zengindir.Είναι πλούσια σε δάση.
Virginia'nın annesi Maria Clemm, bu küçük ailenin evinin bakımını üstlenmişti.Η αδελφή μου Όλγα λυπήθηκε αυτή τη φτωχή γυναίκα.
Küçük General Electric GE-34 motorlarının bakımı daha kolaydır.Στη συνέχεια, προστέθηκαν τέσσερις κινητήρες General Electric J47.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Δέχεται στο Μπέργουικ τα κτήματα της χήρας θετής μητέρας του Χριστίνας.
Ceyhan tabi orman bakımından fakirdir.Πομόνα ήταν νύμφη των δασών.
Yüzölçümü bakımından Hindistan'ın en büyük 12.; nüfus bakımından en büyük 3. eyaletidir.Είναι ο 12ος μεγαλύτερος εξαγωγέας παρά το μικρό της μέγεθος.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Τα παιδιά ενθουσιάστηκαν.
Dünyadaki petrol rezervleri bakımından en şanslı şehirler arasındadır.Στην πόλη λειτουργεί, μεταξύ άλλων, ένα από τα μεγαλύτερα διυλιστήρια πετρελαίου του κόσμου.
Cesaret bakımından.Στο ψυχικό σθένος.
Sürünün tüm üyeleri bu yavruların bakımında yardımcı olurlar.Όλα τα μέλη της αγέλης, προστατεύουν τα μικρά τους.
Yalnız bu yeni yetişen eskisi gibi olmayıp pul, renk ve yapı bakımından farklıdır.Όπως και στην περίπτωση των τοπίων, δεν του αρκεί η λατρεία της μορφής και του χρώματος.
Göl balık bakımından zengindir.Η λευκή λίμνη είναι πλούσια σε ψάρια.
Bu, hangi kavramlara önem verdiğini göstermesi bakımından önemlidir.Έτσι είμαστε υποχρεωμένοι να προσέξουμε τι θα βάλουμε πού.
Haziran 2008 yılında beri Almanya'nın, üye bakımından en büyük partisidir.Σε επίπεδο κοινοτήτων είχε ήδη γίνει το πιο δημοφιλές κόμμα το 2008.
Daha karmaşık durumlardaki yalın işlevler bakımından bir sonuca sahip değildir.Σε μια γλώσσα με ασθενείς τύπους, το αποτέλεσμα της τελευταίας λειτουργίας δεν είναι ξεκάθαρο.
Bununla birlikte sahip oldukları özerklik bakımından farklılık gösterirler.Ωστόσο, διαφέρουν μεταξύ τους ως προς το ποσοστό αυτονομίας που απολαμβάνουν.
Teşekkül noktası bakımından; Dudak ünsüzleri: b, p, m.Επίσης τα ιόντα -, - και γενικού τύπου -, όπου M: Cl, Br, I.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.Fodbold er den mest populære sport i landet, både med hensyn til antallet af spillere og tilskuere.
Bakteriler, morfoloji olarak adlandırılan, şekil ve boyutları bakımından büyük bir çeşitlilik gösterir.Bakterier udviser en stor variation af former og størrelser, kaldet morfologier.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.Hos skrøbelige ældre kan en god oral sundhedspleje mindske risikoen for aspirationspneumoni.
1998 yılında Newsweek, kenti dünyanın teknoloji bakımından en güçlü on kentinden biri olarak gösterdi.I 1998 blev Tel Aviv kåret af Newsweek som en af de 10 mest teknologi-prægede byer i verden.
Göl balık bakımından zengindir.Fiskeriet i søen er rigt.

İlgili Sayfalar