bakımı ile cümle

bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şu ana kadar hiç kimseyle çıkmamıştır, kızlarla arası iyi olması bakımından Dan'i kıskanır.Netuší, že David je do něj zamilovaný a na Hannah žárlí.
Şok ortaya çıkarsa hemen hastane bakımı gerekir.V případě otravy je nutný okamžitý převoz do nemocnice.
Elektrik bakımından iletkendir, ancak sıcaklığı çok az bir derecede iletir.Používá se k topení, ale má poměrně malou výhřevnost.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Blana nu necesită prea multă îngrijire.
Tiger'ın en önemli handikaplarından biri de bakımının epey zaman almasıydı.O problema majoră cu Tiger I era ca folosea prea multe resurse.
1591'de babası öldü ve kardeşi Michelagnolo'nun bakımı Galileo'ya düştü.Tatăl său a murit în 1591 și Galileo l-a luat în grijă pe fratele său mai mic Michelagnolo.
Kiralar devlet hazinesine bir gelir getirdi ve bu da köprünün bakımına yardım etti.Chiriile au adus un venit la Trezoreria Statului, care a contribuit la menținerea podului.
Risk-temelli bakım kavramı Güvenilirlik merkezli bakımın gelişmiş bir formudur.Conceptul de întreținere bazat pe risc este o formă avansată de reliability centered maintenance.
Tansiyonun düşürülmesi, ileri tıbbi bakımın yaratacağı masrafları belirgin şekilde azaltmaktadır.Scăderea tensiunii reduce în mod semnificativ costurile implicate de serviciile medicale avansate.
Farklı steroidler bu halkalara bağlı olan fonksiyonel gruplar bakımından birbirlerinden ayrılırlar.Diferiți steroizi variază prin grupările funcționale atașate acestor inele.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Voi nu știți care dintre părinții ori fii vă vor fi mai aproape întru ajutor.
Aynı zamanda cilt bakımı için de kullanılır.Este de asemenea folosit și pentru îngrijirea corporală.
Göl balık bakımından zengindir.Râul este bogat în pește.
Özellikleri bakımından birbirine benzemektedir.Este interesant de văzut similaritatea lor.
Ayrıca alan bakımından Dünyanın 19. büyük gölü ve Amerika kıtasının en büyük 9. gölüdür.Este cel mai întins lac din America Centrală, al 19-lea din lume și al nouălea din Americi.
HUT, uzayda bakımı astronotlar tarafından yapılacak şekilde tasarlanmış tek teleskoptur.Hubble este singurul telescop spațial conceput pentru a fi întreținut în spațiu de către astronauți.
Ancak demir bakımından zengindir.Frunzele sunt bogate în fier.
Saç bakımı ve cilt bakım ürünleri üretir.Compania dezvoltă și vinde produse de îngrijire a părului.
Milli park flora ve fauna özellikleri bakımından önemlidir.Stara Planina este remarcabilă pentru flora și fauna sa.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.La persoanele în vârstă, igiena orală corectă poate scădea riscul îmbolnăvirii de pneumonie de aspirație.
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.Aminoacizii au un comportament diferit vis-a-vis de posibilitatea formării structurii secundare.
Hokkaidō, Japonya'nın yüzölçümü bakımından en büyük prefektörlüğü ve ikinci büyük adasıdır.După suprafață Hokkaidō este cea mai mare prefectură a Japoniei.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.Masculii nu participă la îngrijirea puilor.
Afrika, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Asya'dan sonra dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır.Africa este al doilea continent ca mărime de pe Terra și cel mai populat după Asia.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Reliefurile de pe peretele estic sunt nu mai puțin pitorești.
Palamut ise tanen bakımından zengindir ve şırası sepicilikte ve boya sanayiinde kullanılır.Rizomul este foarte bogat în tanin și se folosește la tăbăcit și vopsit.
Ayrıca doğal gaz bakımından da oldukça zengindir.De aceea este preferat gazul natural.
Bakımı azdır.Grija a fost minimă.
Doğal bitki örtüsü bakımından fakirdir.Fauna Naurului este săracă.
Temel konuları, istihdam, sosyal refah ve kamu eğitimine yatırım, kamu güvenliği ve sağlık bakımıdır.Capitalul uman este esențial pentru dezbaterile privind bunăstarea, educația, sănătatea și pensionarea.
Sökülüp takılması ve bakımı çok kolaydır.Configurarea și întreținerea este foarte anevoioasă.
Şalaklı köyü kültür ve tarih bakımından zengin bir köydür.Bobota este un sat cu un bogat trecut istoric si cultural.
Bulutlar şekil ve örüntü bakımından çok çeşitlidir.Acestea au un aspect complet diferit, ca formă și luciu.
Geri kalan giderler ise belediye hizmetlerinin bakımı ve diğer kültür, sanat ve spor harcamalarıdır.Restul cheltuielilor sunt repartizate pentru întreținerea aparatului primăriei, cultură, artă, sport.
Yemekler bakımından ise öz Karadeniz yemekleri mevcuttur.Táplálékukat testen kívül (a szájuk előtt) emésztik meg.
Zone Key Tool, DNSSEC kullanılan bölgelerinin bakımını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir yazılımdır.A Zone Key Tool a DNSSEC-et használó zónák karbantartását könnyíti meg.
İnsan bakımı, hayvanat bahçeleri ile birlikte bu 18 yıla kadar çıkabilir.Állatkertekben akár 18 évig is élhet.
Küba kültürü köken bakımından İspanyol ve Afrika etkisinin belirgin izlerini taşır.Kuba kultúrájában leginkább a spanyol és az afrikai hatás érezhető.
Şok ortaya çıkarsa hemen hastane bakımı gerekir.Ha a betegség tünetei megjelennek, kórházi kezelés szükséges.
Dumbledore sihirli yaratıkların bakımı dersi için Hagrid'e görev vermiştir.Hagridot helyettesíti a Legendás lények gondozása tanításában.
Bu nedenle özellikle gece hayatı bakımından önemli bir eşcinsel turist atraksiyonu olmuştur.Nemzetközileg is híres turistacélpont, főleg éjszakai élete miatt.
Sağlık bakımından aydınlatılmış bir kamuoyu oluşumuna yardım etmek.Villámcsődületes figyelemfelhívás az egészségügyért.
Yavru bakımı görülmez.Kisdedóvási nefelejts.
Toprak bakımından seçici değildir.Talajban nem válogatós.
Duygularının derinliği, ifadesinin kudreti bakımından Beethoven'i hatırlatır.Zeneszerzői nagyságát legjobban Beethoven elismerő véleménye bizonyítja.
Güçsüz kalınan yaşlılık döneminde iyi ağız sağlığı bakımı aspirasyon pnömonisi riskini azaltabilir.Legyengült idősek körében a megfelelő szájhigiénia csökkentheti az aspirációs tüdőgyulladás veszélyét.
Bu durumda hukuki bakımından iki temel sorun doğar.Az igazság alapproblémája ennek alapján tehát kettős.
Yolcu sayısı bakımından airberlin, Lufthansa'dan sonra Almanya'daki en büyük ikinci havayolu şirketiydi.Az Air Berlin Németország második legnagyobb légiforgalmi társasága volt a Lufthansa után.
Çocuk Hastalıkları ve Bakımı Mütehassısıdır.Hátrányos helyzetű csecsemők és óvodások fejlesztése.
Kayıtlı öğrenci sayısı bakımından, Kolombiya'nın dördüncü üniversitedir.A beiratkozott diákok száma alapján a 4. legnagyobb egyetem az Egyesült Államokban.
Yeraltı kaynakları bakımından çok zengin bir bölgedir.Természeti erőforrásokban szegény régió.
Güney ormanları bölgesindeki topraklar kireç bakımından kifayetsizdir.Napos déli oldala jobbára erdőtlen.
Saç bakımı ve cilt bakım ürünleri üretir.Szőre és szeme lelkiismeretes gondozást igényel.
Tahta köprülerin bakımı hayati önem taşır.Az öreg fa hidat is érdemes megtekinteni.
Böylece uzunluk bakımından diğer İtalyan göllerini geçer.Tiszta időben jól látszódik innen az olasz tengerpart.
Halay ve stranlar bakımından çok zengin değildir.Fajokban és alakokban mindkét nem gazdag.
Bakımın konusu: Bağımlılık üzerine feminist bakış açısı.Lásd bővebben: helyzetfüggő szexuális magatartás.
Toprakları bereketli olup toprak bakımını en üst düzeye taşımışlardır.A hátakat jobb minőségű talaj borítja.
Ancak bu sistemde bilgi güvenliği bakımından vatandaşlara dosyadaki hiçbir belge açılmamaktadır.Lehetőségeinknek megfelelően viszont a könyv fedélre ne helyezzük el a megjelenéshez megadott adatokat.
Bunun sebebi ailenin yoğun bakımı olduğu düşünülür.Úgy tartják, hogy gondosan felügyel a háztartására.

İlgili Sayfalar