bakımı ile cümle
bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ankara orman varlığı bakımından pek zengin değildir.Korea er ikke rigt på skov.
Aynı bakımın el ve el tırnaklarına yapılanına manikür denir.Pleje af hænder og negle kaldes manicure.
Ayrıca alan bakımından Dünyanın 19. büyük gölü ve Amerika kıtasının en büyük 9. gölüdür.Dermed er det den dybeste sø i USA og niende dybeste sø i verden.
Ülke yeraltı kaynakları bakımından fakirdir.Undergrunden er særdeles fattig på naturlige ressourcer.
Yapısı bakımından kardeş gemi Carnival Triumph ile özdeştir.Krydstogtskibet Carnival Triumph.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Dens lange pels kræver en del pleje.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Der skal lyttes til børnenes behov.
Yavru bakımı vardır.Børnepasningen sker i dagpleje.
Al Muharrak Spor bakımından fazla gelişmemiştir.Land Rover har aldrig været særlig aktiv inden for motorsport.
Boşanma sonucunda çocukların bakımı anneye ya da babaya kalmaktadır.I zoologi er yngelpleje moder- eller faderdyrets pasning af afkommet.
Kopyalar fiyat ve kalite bakımından çok büyük farklılıklar ve çeşitli kusurlar görülebilir.Der kan være stor forskel på både kompleksitet og pris.
Kuş bakışı bakimindan yuva gorunmundedir."Hjemstavn i fugleperspektiv".
Bu eser sadece edebi bakımdan değil, metot ve zihniyet bakımından da daha önceki eserlerden çok farklıdır.Denne generation var dog ikke kun optisk og teknisk meget anderledes end forgængeren.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Dere skal ikke bry dere om eiendelene deres, for det beste i hele Egypt skal tilhøre dere.»
Birbirine benzetilen unsurlardan, varlıklardan özellik bakımından daha üstün, daha güçlü olan varlıktır.De som overlevde, var de sterkeste og mest tilpasningsdyktige (The survival of the fittest).
Britanya özellikle madenleri ve köleler bakımından Roma için çekici bir hedefti.Britannia var atraktivt for romerne på grunn av dets ressurser, og da spesielt i form av gruver og slaver.
Kürk bakımı ihtiyacı azdır.Pelsen krever lite arbeid.
Flora ve Fauna bakımından zengin bir ilçedir.Det er rik flora og fauna der.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japan har 6 852 øyer.
Manama eğitim bakımından da önemlidir, ve burada birçok üniversite bulunmaktadır.Manizales er et viktig utdanningssenter og har flere ulike universiteter.
Bakımı deneyim gerekitir.Profesjonell gjestebehandling.
Suyun içinde hidrojen yerine deuterium bakımından zenginleştirilmiş suya ağır su denir.Dåpen er en dåp med full neddykkelse i vann, kalt troende dåp.
Büyüklük bakımından ev kedisi ile kıyaslanabilir.Faget kan sammenlignes med kroppsøvning.
1998 yılında Newsweek, kenti dünyanın teknoloji bakımından en güçlü on kentinden biri olarak gösterdi.I 1998 ble Tel Aviv av Newsweek kåret til én av de ti mest teknologi-pregede byene i verden.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.I tillegg vil barnas egen mening vektlegges.
1591'de babası öldü ve kardeşi Michelagnolo'nun bakımı Galileo'ya düştü.Etter farens død i 1591, reiste Michelangelo til Padova, hvor broren Galileo tok hånd om ham.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.Bløtdyrfaunaen er spesielt rik.
Yine de doğal çevre bakımından çok güzel bir yerdir.Området er svært naturskjønt.
Müze gemilerin restorasyonu ve bakımı tarihçiler için sorun oluşturmaktadır.Det er et museum dedikert til restaurering og bevaring av historiske fly.
Akvaryumun bakımı suyu boşaltmadan yapılır.Vannet i akvariene er ufiltrert sjøvann.
Kuzey Rus lehçesi Bulgarca'ya ve Makedonya diline telâffuz ve söyleniş bakımından çok benzer.Mange ord i moderne russisk litteratur er nærmere i formen til bulgarsk enn til ukrainsk eller hviterussisk.
Hem larvaları hem de erginleri diğer hayvanlara besin teşkil etmeleri bakımından önemlidir.Både de voksne og larvene er giftige for andre dyr.
Hidrografyası Bölge su bakımından zengindir.Deuterium finnes i naturen som tungtvann.
Çoğalma bakımından worm(solucan)lara benzerler ama işlev yönünden farklılık gösterirler.De fleste av løpebillene er predatorer (rovdyr), både som larver og fullt utviklede (imago).
Özellikle 1878'den sonra daha mükemmel hale gelmişler, konu ve içerik bakımından genişletilmişlerdir.Først i 1878 fikk arbeidet hans noe større medgang og bedre anseelse.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.Kerusuhan Beras ini tak terkalahkan sepangan sejarah Jepang modern dalam ukuran dan tingkat kerusuhannya.
Kuzey Batı İtalya da yer alan Liguriya, alan bakımından ülkede bulunan üçüncü en küçük bölgedir.Liguria adalah region pesisir barat laut Italia, yang merupakan region paling kecil ke-3 Italia.
Chihiro, yurt sorumlusu öğretmen, Shiina Mashiro´nun bakımı için onu seçmiştir.Chihiro, pengawas asrama tersebut, memilihnya untuk menjadi pengurus Mashiro.
Göl balık bakımından zengindir.Sungai itu juga kaya dengan ikan.
Cesaret bakımından.Melatih keberanian.
Nüfus bakımından da en az olan illerin başında gelir.Hal itu disebabkan adanya kelompok - kelompok kecil yang mulai mengikuti.
Luzon, Filipinler'de bulunan üç adadan ekonomik ve politik açıdan en önemli ve alan bakımından en büyüğüdür.Luzon menunjuk kepada pulau terbesar di Filipina dan juga terpenting dalam bidang ekonomi dan politik.
Mumbai Üniversitesi öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük üniversitelerinden biridir.Universitas Mumbai adalah salah satu universitas terbesar di dunia.
Corega diş protezi yapışkanı ve bakımı markasıdır.Oral-B merek sikat gigi dan produk perawatan gigi.
Rusya; elçilik ve konsolosluklar bakımından dünyanın en büyük ağlarından birine sahiptir.Federasi Rusia merupakan salah satu negara dengan jumlah kedutaan besar dan konsulat terbanyak di dunia.
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.Wirodha yaitu suatu tindakan dengan hasil yangberbeda.
Ancak öz bakımından ikisi de birbirinden farklı degildir.Padahal ketiganya berbeda satu sama lain.
Evlatlık verilen yavruların bakımı bu yeni aile tarafından üstlenilir.Anak yang dipersiapkan ini diambil dari keluarga dekat.
Bunu, büyüklük ve süre bakımından benzersiz olarak tanımlar.Hal-hal tersebut dapat menjadikan mereka sebagai orang yang seimbang dan mempunyai kepedulian besar.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.Sayuran ini kaya dengan kandungan protein.
Nüfus bakımından en büyük il ise, Dikhil İli'dir.Meskipun demikian, ia lebih istimewa dan yang utama di antara kaumnya.
Nocardia organik madde bakımından zengin topraklarda dünya çapında bulunur.Nocardia ditemukan dalam tanah di mana akan merusak bahan organik.
Ev sahibinin kendi hücrelerinin fagositozu düzenli dokuların gelişimi ve bakımının bir parçasıdır.Fagositosis sel dari organisme inang umumnya merupakan bagian dari pembentukan dan perawatan jaringan biasa.
Tampon uygulayıcıları plastik veya mukavvadan yapılabilir ve bir şırıngaya tasarım bakımından benzerdir.Aplikator tampon dapat terbuat dari plastik atau karton, dan desainnya menyerupai jarum suntik.
Seviye belirleme bakımından TOEFL sınavının Almanca karşılığı denilebilir.Untuk mengukur kemampuan bahasa Inggris, maka diadakan test TOEFL.
Ayrıca doğal gaz bakımından da oldukça zengindir.Tom selain kaya juga amat tampan.
An-32 elverişsiz hava koşullarına dayanıklılık bakımından An-26'dan daha iyidir.An-32 bermesin turboprop ini dirancang untuk menahan kondisi cuaca buruk yang lebih baik dari standar An-26.
Kasaba tarihi eserler bakımından bir hayli zengindir.Kawasan ini amat kaya akan peninggalan bersejarah.
Fergana ili idari bakımından 15 ilçe'ye bölünür.Region Fergana dibagi atas 15 distrik administrasi.
Profesyonel ve kişisel bakımı içerir.Menyelenggarakan pelayanan dan perawatan personil.