bakımı ile cümle
bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bakımını amcası üstlendi.Ele foi salvo por seu tio.
İki karakter bakımından birbirinden farklı olan bireyler arasında yapılan çaprazlamaya denir.Fazendo distinção entre duas terceiras pessoas referidas.
Ayrıca ilçenin yüzölçümü bakımından en küçük belediyesidir.É igualmente a freguesia mais pequena do município.
2007'de santraller dünyada kullanım derecesi bakımından üçüncü sırada yer almıştır.Em 2010, Castro esteve em 3º lugar no ranking mundial.
New York Menkul Kıymetler Borsası piyasa değeri bakımından dünyanın en büyük menkul kıymetler borsasıdır.A Bolsa de Valores de Nova Iorque é a maior do mundo em volume de dólares.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.A edificação é tombada pelo Instituto do Patrimônio Histórico e Artístico Nacional.
Ancak bu özerk bölgeler üst çatı bakımından Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti’ne bağlıydılar.Deve-se ter em conta que as regiões acima citadas eram de soberania colonial espanhola.
Neojen dönem oluşuklar fosil bakımından zengindir.O primeiro, oriundo do período cretáceo, é rico em fósseis.
Bundan ötürü John, babasının ev bakımı gibi günlük işlerle ilgilenmesi için uğraşır.Por seu lado, o filho John aceita mal a ideia de cuidar do pai.
Semboller objektif olmakla birlikte, içerikleri bakımından büyük bir sübjektiviteye sahiptir.Se os objetos têm partes temporais, isso leva a dificuldades.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.De opstanden waren ongekend in de modern-Japanse geschiedenis qua omvang en geweld.
Bunlar yaşlı veya bakımı gereken kadınlardı.Zij was een oude, hulpbehoevende vrouw.
Şehir, tarihsel yapıtları bakımından zengindir.De stad is rijk aan historische bouwwerken.
Triton yörüngede dönüşü bakımından, güneş sistemindeki bütün diğer büyük uydulardan farklıdır.Triton draait in tegenovergestelde richting van alle andere grote manen in het Zonnestelsel.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.De populairste sport in Londen is voetbal, zowel wat betreft beoefenaars als toeschouwers.
Yelken alanı bakımından en büyük laser tipidir.Daarmee is het na de Laser de meest voorkomende zeilboot.
Evlatlık verilen yavruların bakımı bu yeni aile tarafından üstlenilir.Het tarief voor de opvang van de kinderen bepaalt deze onthaalouder zelf.
Eduard'ın bakımını annesi, hayatını 1948'te kaybedinceye kadar üstlenmişti.Mileva zorgde voor Eduard tot haar overlijden in 1948.
Coğrafi yapısı bakımından yeşil alanı oldukça yoğun bir mahalle olup, oksijen oranı yüksektir.Vanwege de relatief hoge regenval is het eiland zeer groen en heeft het een gunstig klimaat.
Hem nüfus hem de yüzölçümü bakımından Andorra, havaalanı olmayan en geniş ülkedir.Verder ligt er in Andorra ook geen vliegveld, waardoor het het grootste land zonder vliegveld ter wereld is.
Şu ana kadar hiç kimseyle çıkmamıştır, kızlarla arası iyi olması bakımından Dan'i kıskanır.Ze begint met andere jongens aan te pappen, waardoor Danny jaloers wordt.
Annenin çocuğu reddetmesi, bakımını aksatması gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.Daarin spreekt een moeder over het afscheid van haar kind.
Cesaret bakımından.Houdt moed.
Son senelerde maliyeti, ve sağlık bakımından tercih edilmeye başlanmıştır.Het begrip welzijn wordt gebruikt in plaats van het vroegere veiligheid en gezondheid.
Özellikle 1878'den sonra daha mükemmel hale gelmişler, konu ve içerik bakımından genişletilmişlerdir.Vooral na 1870 werd de fabriek belangrijk groter in omvang en personeelssterkte.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Ook hun kinderen werden daarbij niet vergeten.
Birçok eğitim ve çocuk bakımı kuruluşunda hizmet verdi.Onderzoek diversiteit en ouderbetrokkenheid in kindercentra.
Taş koymanın başka bir sebebi de mezarın bakımını yapmaktır.Ook is de peilstok voor het meten van de diepte van het graf bewaard gebleven.
Termik verim bakımından dizel makinesi gaz ve benzin makinelerinden daha verimlidir.Aardgas is per eenheid energie goedkoper dan benzine en diesel.
Nüfus bakımından 80. en büyük Fransa ilidir.Het departement is naar bevolkingsgrootte het achtste van Frankrijk.
Renk ve biçim bakımından Cheiracanthium punctorium türüne benzer.Qua structuur en samenstelling is het vergelijkbaar met thionylchloride.
Bu nahiye güvenlik bakımından önem taşır.Zo is bij het ontwerp nadrukkelijk aandacht besteed aan veiligheid.
Kamışlı'da giyim bakımından bir zorlayıcılık yoktur.Binnen de loge wordt er geen onderscheid gemaakt naar kleding.
Avustralya ayrıca dünyanın keseli memeliler bakımından en zengin ülkesidir.Het Australische continent heeft de grootste soortenrijkdom.
DDR2 yongaları DDR belleklerden iç özellikleri bakımından da farklıdır.De DD-AR-rijtuigen verschillen wel iets met de DDM-broertjes.
Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşlar ve gönüllüler tarafından bakımı yapılmaktadır.De tuin wordt volledig onderhouden en verzorgd door vrijwilligers van het Bredevoorts Belang.
İyot bakımından oldukça zengin olan bu yağ asırlarca Çimmesyanların tekelinde kalmıştır.Het beetje eten dat nog goed was, ligt buiten in het gras.
Radyoaktivite alanında önceki araştırmalarda radyasyon iyonizasyon bakımından ölçülebiliyordu.In vroeg stadium kan röntgenonderzoek negatief zijn.
Tarım bakımından zengin bir mahalledir.Het lag in een rijke landbouwregio.
Tenerife adası yerel idare bakımindan 31 belediye'ye bölünmüştür.Rottal-Inn is verdeeld in 31 gemeenten.
Arabalar arasında performans bakımından herhangi bir sınıflandırma yoktur.Tussen de rijtuigen bestaat er geen doorgangsmogelijkheid.
Katılanlar bakımından bir başarıydı.Qua aantal deelnemers was het een succes.
Ev bakımından sorunumuz yok.Wat huisvesting betreft hebben we geen problemen.
Virginia'nın bakımını 25 yaşındaki Marie Louise Shew üstlendi.Virginią opiekowała się dwudziestopięcioletnia Marie Louise Shew.
Hemşire olarak görev yapan Shew tıbbi bakımı, ikisi de doktor olan babası ve eşi dolayısıyla öğrenmişti.Shew, służąca jako pielęgniarka, znała się na opiece medycznej dzięki ojcu i mężowi, którzy byli lekarzami.
Meyvecilik çeşit bakımından denenmektedir.Owoce Jagody o owalnym kształcie.
Nocardia organik madde bakımından zengin topraklarda dünya çapında bulunur.Bakterie powszechnie występują na całym świecie w glebie bogatej w materię organiczną.
Sökülüp takılması ve bakımı çok kolaydır.Sierść krótka i przylegająca jest łatwa w pielęgnacji.
Dumbledore sihirli yaratıkların bakımı dersi için Hagrid'e görev vermiştir.Hagrid otrzymał posadę nauczyciela opieki nad magicznymi stworzeniami.
Köyün yerleşim, güzel manzara ve görüntü bakımında dikkat çekilir.Wieś słynie z pięknych widoków i malowniczego położenia.
Kuğu takımyıldızı görünüm bakımından Samanyolu üzerinde güneye doğru uçan bir kuşu andırır.Z lotu ptaka przypomina odcisk ludzkiej stopy, skierowanej w kierunku południowym.
İşletme topraklaması, fonksiyon bakımından koruma topraklaması ile yakından ilgilidir.Ze względu na ich pożyteczność warto je objąć aktywnymi metodami ochrony.
Yavru bakımı görülmez.Opieka rodzicielska nie występuje.
Üç ayin folk oyunları bakımından önemlidir: Yeonggo, Dongmaeng ve Mucheon.Najstarsze rytuały/przedstawienia powiązane z szamanizmem to: yeonggo, dongmaeng i mucheon.
Yine de doğal çevre bakımından çok güzel bir yerdir.To rejon bardzo wartościowy pod względem przyrodniczym.
Soğuk su kaynakları bakımından da zengindir.Chłodne wody są też bogatsze w ryby.
HUT, uzayda bakımı astronotlar tarafından yapılacak şekilde tasarlanmış tek teleskoptur.Hubble to jedyny teleskop serwisowany przez astronautów w przestrzeni kosmicznej.
Bir porsiyon günlük değerin %38'ini karşılayan fiolik asit bakımından zengindir.38% Z alergologicznego punktu widzenia największe znaczenie z liczącego ok.
Pittsylvania ilinin (county) sınırları içinde kalmakla birlikte, yönetim bakımından bağımsızdır.Pomimo że miasto leży w granicach hrabstwa Peterborough, jest od niego administracyjnie odrębne.
Hücreleri klorofil bakımından oldukça zengindir.Są też wyjątkowo bogatym źródłem kwasu chlorogenowego.