bakımı ile cümle
bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Не смейтесь над ними – они знают другие вещи лучше вас.
Aynı zamanda kendisini Süleyman Mâbedi'nin (Beytü'l-Makdis) bakımına ve maddî-mânevî hizmetine adamıştı.Сули-бей был справедливым и милостивым для своих граждан, но жестоким и безжалостным к противникам.
Yolun bakımı bir izleme yöntemi ile gerçekleştirilmekte ve personel her iki haftada bir değişmektedir.Обслуживание маяка происходит вахтенным способом, персонал сменяется каждые две недели.
Cesaret bakımından.На лице отвага.
Bölge mercan bakımından zengindir ve birçok dalış noktasına sahiptir.Рельеф местности имеет много углубления и хребты между ними.
Yavru bakımı vardır.Проблема ухода за детьми.
Hidrografyası Bölge su bakımından zengindir.Гидрография Территории района богата водными ресурсами.
Özgün tarla düzeni, sonraki nesiller tarafından sınır duvarlarının sürekli bakımıyla sağlanmıştır.Первоначальная планировка поддерживалась непрерывным уходом за пограничными стенами многими поколениями.
Temel olarak aile bakımıı ve korunmasından mahrumdurlar.Однако ей всё ещё необходима защита и забота.
Geleneksel el sanatları bakımından Niğde önemli bir ildir.Неоценима помощь задника в искусстве.
Soya fasulyesi protein bakımından zengindir.Блюдо очень богато белком.
Hem erkek hem de dişi kuş yavruların bakımı ile ilgilenir.Самец и самка вдвоём заботятся о птенцах.
Kaynağı bakımından ilahidir.Важно ее происхождение.
Bu yüzden güney bölümü, dünyanın balık bakımından en yoksul denizlerindendir.При этом под берегом волнение моря было более слабым, что облегчало ведение огня.
3 turun sonunda daha çok puan alan etap bakımından da çok puan alır.Шаг 3 Во многих случаях мы достигнем желаемого результата уже после шага 2.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.Здание охраняется государством и является объектом исторического и культурного наследия.
Köyde yerleşim yeri bakımından antik çağlar ve Roma dönemine ait kalıntılar bulunmaktadır.В селе сохранились остатки старых верований и обрядов дохристианского периода.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Расположена на Японском архипелаге, состоящем из 6852 островов.
Yeşili ve suyu bol, bu nedenle meyve ve sebzesi de çeşit bakımından zengindir.Питается водами рек и ручьёв, в том числе реки Великая.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Морской порт в Наантали — третий по величине в Финляндии по объёму грузооборота.
Bu antlaşma Bizans bakımından eski durumdan çok iyi görülmekte idi.В хорошую погоду оттуда видно даже Гамбург.
Halay ve stranlar bakımından çok zengin değildir.Мы хотим, чтобы для богатых и не богатых был один и тот же порядок.
Futbol, Arnavutluk'ta hem katılımcılar hem de izleyiciler bakımından en popüler spordur.Спорт в Катаре в первую очередь сосредоточен на футболе с точки зрения участия и зрителей.
Bu esnada Romalılar İranlılara Kafkasya'daki istihkamların bakımı için para yardımında bulundu.Сюда приезжали римляне в поисках лечения.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Глаза ребенка необходимо защитить.
Yeryüzü şekilleri bakımında dağlar çoğunluktadır.В рельефе господствуют горные формы.
Sarayın ve sultanın binek hayvanlarının bakımından sorumludur.В этом ему мешают стража султана и различные животные.
Alevîler son yüzyıllarda ilk kez inanç bakımından bu kadar ciddi bir ayrışmaya tanık olmuşlardır.Измена впервые изведала твердость веры.
Bundan esinlenerek belki güreşçilerin müsabaka sonrası cilt bakımı yaptıkları düşünülebilir.Он мог пригодиться, ведь кто знает, когда могли пригодиться способности Хранителя Порталов.
Köy tarım aletleri bakımından oldukça iyi durumdadır.Села оснащались сельскохозяйственной техникой.
Çiftler genel olarak tekeşlidir ve ebeveynlerin ikisi de yavruların bakımı ile ilgilenir.Наши семьи Мы одобряем порядок, когда оба родителя заботятся о детях и оба являются для них авторитетами.
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.Русский: «Все люди рождаются свободными и равными в своем достоинстве и правах.
Yeraltı kaynakları bakımından zengindirler.Они вместе совершают поездку на горячие источники.
Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşlar ve gönüllüler tarafından bakımı yapılmaktadır.Приют существует только за счёт спонсоров и помощи волонтёров.
Gelini Berna'nın bakımına muhtaçtır artık.Расследование Эбберлайна оправдало Барнета.
Bu yüzden Sanskrit, sözcük bakımından yeryüzünün en zengin birkaç dilinden biridir.Санскрит считается одним из самых флективных языков мира.
Tarım ürünleri bakımından köy halkı fındık yetiştiriciliği yapmaktadır.В значительной степени благодаря выращиванию клубники, сельчане достигли высокого уровня благосостояния.
Azkaban Tutsağı'nda Sihirli Yaratıkların Bakımı dersi öğretmenliği yapmıştır.Уроки по уходу за магическими существами ведёт теперь Хагрид.
Bakımı azdır.Минимальный уход.
Erkek hayvan dişinin yanında kalır ve yavruların bakımında yardım eder.Животные, оказавшись поблизости от Творца, с любовью тянутся к нему.
Hokkaidō, Japonya'nın yüzölçümü bakımından en büyük prefektörlüğü ve ikinci büyük adasıdır.Хоккайдо – второй по величине остров Японии, а также самая большая и самая северная префектура.
Yüzey şekilleri bakımından dalgalıdır.Развивается как следствие поверхностного.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.كانت انتفاضة الأرز غير مسبوقة في التاريخ الياباني المعاصر من ناحية النطاق والحجم والعنف.
Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz.انظروا إلى من هو أسفل منكم، فإنه أجدر ألا تزدروا نعمة الله عليكم.
Türkçe: "Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.العربية: "يولد جميع الناس أحراراً متساوين في الكرامة والحقوق.
ADF teknolojik bakımdan gelişmiş olmasına rağmen nicelik bakımından çok küçüktür.وADF هو متطور تقنيا لكنه صغير نسبيا.
27 Mayıs'tan sonra anayasalcılık hareketlerinde, egemenliğin sadece "kullanışı" bakımından değişiklik getirdi.في الحركات الدستورية التي جرت بعد 27 مايو جري تعديل من ناحية استخدام السُلطة فقط.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.بعد الولادة، لا يساعد الذكور على رعاية الصغار.
Yağ bakımından fakirdir.الثمرة عبارة عن فقيرة.
Torino, ekonomik büyüklük bakımından Roma ve Milano'dan sonra sıralamada üçüncü durumdadır.في القوة الاقتصادية تحتل تورينو المرتبة الثالثة بعد العاصمة روما، وميلانو.
Eski Roma ordusu taktik bakımından sınırlıydı ve bu dönemdeki varlığı esas olarak savunmaya yönelikti.وكان الجيش الروماني الأول محدودا تكتيكيا وموقفه من خلال هذه الفترة كان موقفا دفاعيا في الأساس.
Şok ortaya çıkarsa hemen hastane bakımı gerekir.وفي حالة البلع يجب مراجعة طوارئ المستشفى فوراً.
Satıcılar bakımında da ortaya önemli bulgular çıkmaktadır.بالنسبة للبائع، تكون المزايا جوهرية أيضًا.
Halk hikâyeleri, konuları bakımından, aşk hikâyeleri ve kahramanlık hikâyeleri olmak üzere ikiye ayrılır.وانقسمت الحكايات الشعبية من حيث الموضوع إلى حكايات بطولية وحكايات عشق.
İlçenin cevizi kalite ve lezzet bakımından ün salmıştır.وسُرعانَ ما أسَّسَت كلوني سُمعَةً طَيبة مِنَ التقشف والدقة.
Buna ilaçlar, cihazlar, sağlık bakımında kullanılan prosedür ve organizasyon sistemleri de dahildir.وهذا يشمل الأدوية والأجهزة والإجراءات والاجراءات التنظيمية المستخدمة في الرعاية الصحية.
Bundestag başkanı, protokol bakımından resmi olarak ikinci sırada yer alır.رسمياً، يأتي رئيس مجلس النواب ثانياً في البروتوكول، بعد رئيس فنلندا.
Bakteriler, morfoloji olarak adlandırılan, şekil ve boyutları bakımından büyük bir çeşitlilik gösterir.تتألف الفيروسات من مجموعة واسعة من الأشكال والأحجام، تسمى المورفولوجيا.
Köken bakımından Meksikalı (anne tarafından) ve İrlandalı, İngiliz, Amerika yerlisidir.تراثه هو مكسيكي (على الجانب أمه)، الأيرلندية والاسكتلندية والإنجليزية والهندية الأميركية.
Ankara orman varlığı bakımından pek zengin değildir.تعد أنقرة فقيرة من ناحية وجود الغابات.