bakımı ile cümle
bakımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aşk bakımından kararları çok değişmektedir.A medida de su evolución han cambiado considerablemente su estilo.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Tener experiencia al cuidado de niños.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.Los machos no colaboran con el cuidado de las crías.
Yapılan harcamalar bakımından da Avrupa üçüncüsü.Con ellos, se hace la tercera gira europea.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.I moti per il riso sono stati senza pari nella moderna storia giapponese in termini di dimensioni e violenza.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.L'arcipelago giapponese è composto da un totale di 6.852 isole.
Tüm ekipmanlar düzenli bir şekilde muayene edilir ve düzenli olarak ekipmanların bakımı yapılır.Tutte le attrezzature vengono controllate regolarmente.
Listeler bakımından "Drowned World/Substitute for Love", yayınlandığı ülkede üst sıralarda yer almamıştır.Il terzo singolo estratto è Drowned World/Substitute for Love che però non viene pubblicato negli Stati Uniti.
Çağdaş Kırgız adları köken bakımından türlüdür.Sbaglia sempre il nome delle Pretty Cure.
Göl balık bakımından zengindir.Il lago è ricco di pesce.
Ancak, nükleik asit yapıları, proteinlere kıyasla işlevleri bakımından daha sınırlıdır.Tuttavia, le strutture degli acidi nucleici sono meno versatili delle proteine nella loro funzionalità.
Ona göre yeryüzü şekil bakımından silindir biçiminde, ve yüksekliği genişliğinin üçte biri kadardır.Proclama poi che sono tre a dominare sulla terra: la saggezza, la bellezza e la potenza.
Müzik eleştirmenleri Rihanna'nın vokal bakımından en iyi çalışması olarak değerlendirdi.I critici musicali l'hanno esaltato per l'abilità vocale di Rihanna.
Bunlar kalker bakımından zengin olmalarına rağmen ilk oluşumlarındaki kalkerlerin bir kısmı erimiştir.È una di quelle persone che, se fossero entrate prima nel cast, avrebbero certamente lasciato il segno.
Humus bakımından zengin topraklardır.Predilige terreno ricco di humus.
Mokotów, Polonya'nın başkenti Varşova'nın nüfus bakımından en büyük semtlerinden biridir.Mokotów è uno dei distretti più densamente popolati di Varsavia, capitale della Polonia.
Fufluns özellikleri bakımından Yunan şarap tanrısı Dionysos ve Roma şarap tanrısı Bacchus'a çok benzemektedir.Fufluns: Assimilabile al dio greco Dioniso e al dio romano Bacco.
Kopyalar fiyat ve kalite bakımından çok büyük farklılıklar ve çeşitli kusurlar görülebilir.I modelli variano notevolmente di prezzo e qualità e possono presentare vari difetti.
Şehir pazar yeri olan kasaba olması bakımından önemliydi.Di fronte ad essa aveva e ha sede un mercato cittadino.
Podemos, üye sayısı bakımından Halk Partisi'nden (HP) sonra ikinci büyük partidir.Attualmente è il secondo partito in Spagna per numero di iscritti, dopo il Partido Popular.
Eduard'ın bakımını annesi, hayatını 1948'te kaybedinceye kadar üstlenmişti.Sua madre si prese cura di lui, fino alla sua morte nel 1948.
Bu şekil, ısının tasarrufu bakımından zamanımızda çok tercih edilmektedir.Il vantaggio principale di questo tipo di cottura sta senza dubbio nel risparmio di tempo.
Ağ envanteri tutulması, haritalaması, bakımında ve yönetiminde.Come riconoscere e affrontare la rabbia a casa, al lavoro, al volante.
Bakteriler, morfoloji olarak adlandırılan, şekil ve boyutları bakımından büyük bir çeşitlilik gösterir.I virus mostrano una grande diversità di forme e dimensioni, chiamate morfologie.
Tütün tohumları yağ bakımından zengindir.I semi di sesamo sono ricchi di olio.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Il porto di Cartagena, infine, è il 4° porto di Spagna per traffico di merci.
Cesaret bakımından.Nella Mod.
Hem akıl ve hem vücut bakımından yetenekliydi.Fu molto apprezzata per il talento e l'aspetto fisico.
Kızıldağ Milli Parkı, flora bakımından da oldukça zengindir.La fauna del parco è ricca quanto la sua flora.
Yüzölçümü bakımından Almanya'nın en büyük eyaletidir.Per estensione è il più grande circondario della Germania.
Sürünün tüm üyeleri bu yavruların bakımında yardımcı olurlar.Le donne-collaboratrici di questo centro fungono da madre a questi cuccioli.
İnsan bakımında yaşayan marmosetgiller 28 yaşına varabilir.La longevità osservata in cattività può raggiungere 28 anni.
Nüfus bakımından Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük üçüncü ilidir.Nonostante ciò, per dimensioni l'economia andalusa è la terza del paese.
Ayrıca tat ve şeker miktarı bakımından çoklu seçeneğe sahiptir.Contiene inoltre una quantità calibrata di zucchero e sale.
Bunun sebebi ailenin yoğun bakımı olduğu düşünülür.Si presuppone che sua moglie fosse Frontide.
Bu kanunlar trafik, alkol satışı ve hayvan bakımı gibi meselelere etki edebilir.Le autorità locali hanno potere normativo su materie come traffico, vendita di alcolici eccetera.
Bu esnada Romalılar İranlılara Kafkasya'daki istihkamların bakımı için para yardımında bulundu.Comunque, i romani lo esplorarono alla ricerca di oro.
Afrika, hem yüzölçümü hem de nüfus bakımından Asya'dan sonra dünyanın en büyük ikinci kıtasıdır.L'Africa è il continente più grande e popoloso del mondo dopo l'Asia.
“W” şirketi – web sitelerinin tasarımı ve bakımı işlerini yapan bir web stüdyo idi.L'azienda «W» si era specializzata nella creazione, nella progettazione e nella manutenzione di siti internet.
Toplamda beş sayı yayımlanan gazete, Türk basın hayatında bir ilk teşkil etmesi bakımından önemlidir.Nel Cinquecento l'incisione diventa il mezzo per illustrare i primi libri a stampa.
Moral bakımından sert ve güçlü bir insan.È un uomo all'antica e dal forte senso morale.
New York Menkul Kıymetler Borsası piyasa değeri bakımından dünyanın en büyük menkul kıymetler borsasıdır.Il New York Stock Exchange è la più grande borsa valori del mondo.
Listeler bakımından şarkı oldukça üstün bir başarı göstermiştir.All'estero il successo della canzone risultò subito eccezionale.
İlçe tarihi eser bakımından zengin sayılmaz.Di qui comincia un tratto meno ricco di storia.
Şehir tarihi eserleri bakımından herhangi bir hükümranlık dönemine ilişkin baskın özellikler taşımaz.Come già detto manca invece nelle città ogni traccia di un potere regale.
Parkın korunması ve bakımı Patrimônio Histórico e Artístico Nacional tarafından yapılır.Tutela il paesaggio e il patrimonio storico e artistico della nazione".
Ayrıca pek çok çocuğun daha bakımını üstlenmiştir.Inoltre ricevette altri benefici per conto dei figli.
Ne sulamada, ne toprak işlemede, ne de hayvan bakımında hiçbir gelişme kaydedilmedi.Né l'irrigazione, né il miglioramento del suolo, né zootecnia videro notevoli progressi.
Avustralya ayrıca dünyanın keseli memeliler bakımından en zengin ülkesidir.L'Australia è anche il paese dei serpenti più velenosi al mondo.
Dumbledore sihirli yaratıkların bakımı dersi için Hagrid'e görev vermiştir.Rubeus Hagrid: insegna Cura delle Creature Magiche.
Bunlar ötüş bakımından diğerlerine üstünlük göstermezler.Non nego i meriti di altri.
Karaçi ülkenin nüfus bakımından en büyük kentidir.L'Alabama ha il tasso di pena di morte pro capite più alto nel paese.
Saç bakımı için araçlar: Sham-Tu; DO; 7; Credo; Tosan.Средства по уходу за волосами: Sham-Tu; DO; 7; Credo; Tosan.
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Эти холмы преимущественно состоят из известняка, сверху покрытого небольшим слоем почвы.
Bundan ötürü John, babasının ev bakımı gibi günlük işlerle ilgilenmesi için uğraşır.Джон пытается вовлечь отца в повседневную жизнь, например, в дела по дому.
Oluşum bakımından Balkanlar'daki en eski ve derin göldür.Самое глубокое и древнее озеро на Балканах.
Oluşum süreci bakımından, bunlar da dağ eteği (piedmont) ovalarına benzerler.Горыня — подобный горе́, громадный, несокрушимый; также — живущий в горах.
V-Modelin kullanıcıları V-modelin geliştirimine ve V-Modelin bakımına katılır.Пользователи V-Model участвуют в разработке и поддержке V-модели.
Ona göre yeryüzü şekil bakımından silindir biçiminde, ve yüksekliği genişliğinin üçte biri kadardır.В третий день Бог сотворил землю и растения: траву и деревья различных видов.
Rabbim, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır.Господь твой, воистину, Всезнающ, Всемудр.