bakıcı ile cümle

bakıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Nicole Kirby (Peyton List) — Charlie Benford'un bakıcısı ve 19 yaşında bir öğrenci.Nicole Kirby (Peyton List) — Een 19 jaar oude studente en babysitter bij de Benfords.
Christina daha önce ölen kızının bakıcılığını da yapmıştır.Clementine schreef over haar overleden moeder: ...
Bulundukları ortamda hem kendilerine hem de bakıcılarına zarar verebiliyorlardı.Bij de afbeelden werden de figuren in een mengeling van zij- en voorgezicht getoond.
Çoğu türlerde yumurtaların bakıcılığını erkek balık üstlenir.Bij de meeste soorten bewaakt het vrouwtje haar eitjes.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.In ruil daarvoor stuurde Johns moeder haar geld om voor Jake te kunnen zorgen.
Ailesi onu çocuk bakıcısıyla bırakıp tatile gitmiştir fakat asla geri dönmemiştir.Zijn vrouw greep zijn dochter en verdween en kwam nooit weer terug.
Hayvancılık daha çok inek bakıcılığı yoğunluktadır.Bij de meeste andere zoogdieren is de ouderzorg intenser.
Ben herhangi bir kıza bakıcılık yapamam.Ik kan niet op een of ander meisje passen.
Sen iyi bir bebek bakıcısı mısın?Ben je een goede oppas?
Pisliklere bebek bakıcılığı yapmaktan bıkmadın mı?Ben jij het niet zat om op eikels te passen?
25 Haziran'da B1A4, idol gruplarının bebek bakıcılığı yaptığı ‘Hello Baby’ programının 6. sezonuna katıldı.25 lipca B1A4 wzięli udział w 6 sezonie reality show Hello Baby.
Bakıcı babası Imre Bálint tarafından büyütülüyordu.Wychowuje go ksiądz Bonal.
Ne zaman bebek bakıcılığı yapsa uyur.W trakcie podroży dziewczynka postanawia się zdrzemnąć.
Cristof Colomb'un amcası olan Antonio Columbo 1449 yılında meşhur Cenova fenerinin bakıcısı idi.W 1449 roku funkcję latarnika pełnił Antonio Colombo, wuj Krzysztofa Kolumba.
Bakıcı, ayağının kesilmesi için yapılan cerrahi müdahaleden sonra ölmüştür.Dedo zmarł w wyniku operacji, która miała na celu zmniejszenie jego tuszy.
Bayan Botz adı bir zamanlar Matt Groening'e bakıcılık yapan gerçek bir kişiden alınmıştır.Namnet Ms. Botz kommer från en som satt barnvakt till Matt Groening.
Hırsızın resmi yayınlandığında Bart ve Lisa "Bebek Bakıcısı Haydut"'un Bayan Botz olduğunu anlarlar.När en bild av den misstänkte visas inser Bart och Lisa att Ms Botz är "The Babysitter Bandit".
Nano, 12 yaşındayken Gotland'daki bir bakıcı evine taşındı.Vid 12 års ålder flyttades Omar till ett fosterhem på Gotland.
Bir Londra Hastanesinde gönüllü bakıcılık yapmıştır.Han tillfrisknade efter vård på ett sjukhus i Rom.
Tom hapse girmeden önce hasta bakıcısıydı.Tom var sjukvårdare innan han gick till fängelse.
Nicole Kirby (Peyton List) — Charlie Benford'un bakıcısı ve 19 yaşında bir öğrenci.Пейтон Ліст — Ніколь Кірбі, 19-річна студентка і няня Чарлі Бенфорда.
Büyürken ağabeyi sık sık ona bakıcılık yapar, kitaplar okurdu.Він часто допомагав сестрі, ілюструючи написані нею дитячі книги.
Borbála, çocuğunu bakıcı bir aileye bırakarak, iş aramak üzere Budapeşte'ye gitti.Вже потім, у пошуках кращого життя з дочками вона вирушила до Белграду шукати роботу.
Bir Londra Hastanesinde gönüllü bakıcılık yapmıştır.Працює волонтером у лікарні поблизу дому.
Tom Cuma gecesi için bir bebek bakıcısı bulamıyor.Том не може знайти няню на вечір п'ятниці.
Selçuk Belediye Başkanı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı'nın kıydığı nikâh töreniyle çift dünya evine girdi.Міський голова Сельчук Dr. Подружжя увійшло у світовий будинок із церемонією весілля Дахі Зейнел Бакічі.
Bir Londra Hastanesinde gönüllü bakıcılık yapmıştır.Dobrovolně pracovala v Londýnské nemocnici pro nemocné děti.
New York'la ilgili büyük hayalleri var ve bu hayallerini gerçekleştirmek istiyor.4 çocuğa bakıcılık yapıyor.Ea are visuri mari pentru New York și este hotărâtă să le transforme în realitate.
Bir Londra Hastanesinde gönüllü bakıcılık yapmıştır.Seara lucrează ca voluntară în spitale.
Rablerine orada hiçbir engel olmaksızın bakıcıdırlar.Nem érzi magát isten rabjának vagy szolgájának (amint például Varuna, Jahve, Allah hívei vallják).
Git'in şu anki yazılım bakıcılığını Junio Hamano üstlenmiş durumda.A Git karbantartásának felügyeletét jelenleg Junio Hamano látja el.
Aynı zamanda Paul, çocuk bakıcısı Katie ile, onu bilinmeyen sonlara doğru götürecek bir ilişki kurar.Eközben Paul a gyermeke bébiszitterével igyekszik kiépíteni egy kapcsolatot, mely ismeretlen célokhoz vezet.
Borbála, çocuğunu bakıcı bir aileye bırakarak, iş aramak üzere Budapeşte'ye gitti.Szülei azzal a feltétellel engedték a fővárosba, hogy Budapesten dolgozó nővére vigyáz rá.
Hayvanlarına bakıcılık yapar ve kış için gerekli ihtiyaçların teminini sağlar.A vadaskertek a vad megóvását is szolgálták, télen a vad etetéséről is gondoskodtak.
Yeni bir çocuk bakıcısına ihtiyacımız var.Kell nekünk egy új pesztonka.
Sandy (Freddie Prinze, Jr.): Emma'nın ilk bakıcısı.Sandy (Freddie Prinze, Jr.) — Emman toinen lastenhoitaja.
Git'in şu anki yazılım bakıcılığını Junio Hamano üstlenmiş durumda.Gitin nykyinen ylläpitäjä on Junio Hamano.
Ayrıca Orkun Uçar'ın Azrail Bebeğin Bakıcısı adındaki kısa bir öyküsü de kitabın sonunda bulunmaktadır.Lapsesta tulee kuitenkin myös orpo Kitin kuoltua synnytyksessä viimeisessä kirjassa Loppu.
Bakıcılar, yavruları balık ağı ile kurtardılar fakat Knut'un kardeşi enfeksiyon sonucu dört gün sonra öldü.Neljän päivän kuluttua Knutin veli kuoli, ja eläintenhoitajat päättivät erottaa Knutin emostaan.
Ailesi onu çocuk bakıcısıyla bırakıp tatile gitmiştir fakat asla geri dönmemiştir.Hänen naimaton äitinsä lähti pian synnytyksen jälkeen tiehensä eikä ikinä palannut.
Bebek bakıcılığı bile yapabilirler.Ημικρανίες μπορεί να παρουσιάσουν και τα παιδιά.
Bu süre zarfında John, babası Jake'in bakıcılığını üstlenir.Derefter følger en periode, hvor Oliver hjælper med at pleje sin far.
Rablerine orada hiçbir engel olmaksızın bakıcıdırlar.De vendte seg bort fra Herren og ville ikke tjene ham.»
Şirket onlara Bayan Botz isminde bir bakıcı gönderir.Imens har de leid inn en barnevakt til ungene ved navn Ms. Botz.
Uzun boylu, güçlü ve akıllı olması yanı sıra bakıcı ve sorumludur.Han er høy, sterk og intelligent så vel som omsorgsfull, ansvarsfull og snill.
Buna bakıcılık (babysitting) denir.(Dette kalles assimilasjon).
Git'in şu anki yazılım bakıcılığını Junio Hamano üstlenmiş durumda.Pemeliharaan perangkat lunak Git saat ini diawasi oleh Junio Hamano.
Rablerine orada hiçbir engel olmaksızın bakıcıdırlar.Maka TUHAN tidak dapat lagi menahan hati-Nya melihat kesukaran mereka.
Bir Londra Hastanesinde gönüllü bakıcılık yapmıştır.Ia bekerja sebagai perawat di sebuah rumah sakit di London.
Bakıcı Figen de yer almamıştır.Letnan Bangert juga tidak bersenjata.
Uzun boylu, güçlü ve akıllı olması yanı sıra bakıcı ve sorumludur.Cậu cao lớn, mạnh mẽ và thông minh cũng như quan tâm, trách nhiệm và tốt bụng.
Bebek bakıcılığı bile yapabilirler.もとかがベビーシッターをする。
Bayan Botz adı bir zamanlar Matt Groening'e bakıcılık yapan gerçek bir kişiden alınmıştır.ボッツ夫人の名前の由来は、マット・グレイニングが子供時代に子守してもらった人の名前からきている。
Çoğu türlerde yumurtaların bakıcılığını erkek balık üstlenir.多くの種類では、産卵した卵を親魚が保護する習性をもつ。
Büyürken ağabeyi sık sık ona bakıcılık yapar, kitaplar okurdu.息子のかつのりに甘く、息子が寝る前にはよく絵本を読んであげている。
Bulundukları ortamda hem kendilerine hem de bakıcılarına zarar verebiliyorlardı.與其和別人爭辯,不如讓他們自己去看。
Grete, Gregor'un küçük kız kardeşi ve dönüşümden sonra bakıcısıdır.그레고르의 여동생으로, 그레고르가 변신한 뒤로 그를 돌보는 역할을 맡는다.
İlk görünüş: 19 Haziran 1978 Jon (Jonathan Q. Arbuckle) Garfield'ın bakıcısı, sahibidir.존 아버클(최초 등장: 1978년 6월 19일) 조너선 Q. 아버클(Jonathan Q. Arbuckle)은 가필드의 주인이다.
Nicole Kirby (Peyton List) — Charlie Benford'un bakıcısı ve 19 yaşında bir öğrenci.ניקול קירבי (פייטון ליסט) – סטודנטית העובדת כבייביסיטר של צ'ארלי בנפורד.
Babası bir deniz biyoloğu annesi ise çocuk bakıcısı idi.Баща му е морски биолог, а майка му – домакиня.

İlgili Sayfalar