Ana içeriğe geç
Sözlük

bakı ile cümle

bakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer bakışlar öldürebilse, ben zaten şimdiden ölmüş olurum.If looks could kill, I'd be dead by now.
En büyük yatak odası güneye bakıyor.The largest bedroom faces south.
Hasta doktor tarafından iyi bakıldı.The patient was well cared for by the doctor.
Hastane yoğun bakım ünitesine girebilen ziyaretçi sayısını kısıtlıyor.The hospital restricts the number of visitors who can enter the intensive care unit.
Doktorlar bir röntgen filmine bakıyorlar.The doctors are looking at an x-ray.
Uzaktan bakıldığında o güzel bir kadındır.Seen from a distance, she's a beauty.
Bir eşarp takan o kız bakire.That girl who's wearing a scarf is a virgin.
İlk defa mı tadına bakıyorsun?Is this the first time you have tasted it?
Milyonlarca insan tek bakışta Interlingua'yı anlar.Millions of people understand Interlingua within a single glance.
Ona güvenme. O başka herkes gibi kendisi için dışarı bakıyor.Don't trust him. Like everyone else, he's looking out for himself.
O ağaca bakıyorsun.You're looking at that tree.
Köpeklerine kim bakıyor?Who's looking after your dogs?
Bu köpek bana beni yiyecekmiş gibi bakıyor.This dog is staring at me as if it wanted to eat me.
Bakın! Onlar evden ayrılıyorlar.Look! They are leaving the house.
Onlar bize bakıyorlar mı?Are they looking at us?
Aynada kendilerine bakıyorlar.They are looking at themselves in the mirror.
O, ona sağlığına geri dönmesi için bakıcılık yaptı.She nursed him back to health.
Bana hesabımın bakiyesini söyleyebilir misiniz?Can you tell me the balance on my account?
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.Once I opened my eyes again, Amina was staring at me through the bottom of her beer glass.
Onun hayata çok materyalist bir bakış açısı vardır.He has a very materialistic outlook on life.
Bir köpeğe bakıyordum. Ancak yine baktığımda bir kediye dönüşmüştü.I was looking at a dog. However, when I looked again, it had turned into a cat.
Ben şimdi hayata eskisinden daha farklı bakıyorum.I now view life differently than I used to.
Geriye doğru bakıldığında, ben muhtemelen oraya onunla gitmemem gerekirdi.In retrospect, I probably shouldn't have gone there with her.
Geçmişe bakıldığında, ona daha saygılı davranmalıydım.In retrospect, I should have treated her with more respect.
Geçmişe bakıldığında, sanırım sen haklıydın.In retrospect, I think you were right.
Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog.
Bir kişinin bir şeye bakış şekli onun durumuna bağlıdır.A person's way of looking at something depends on his situation.
Bir şeye bakış şeklin senin durumuna bağlıdır.Your way of looking at something depends on your situation.
Sözlükte o sözcüğe bakın.Look that word up in the dictionary.
Tom bazı bikinili kızlara bakıyordu.Tom was looking at some girls in bikinis.
Tom'un yüzünde düşünceli bir bakış vardı.Tom had a thoughtful look on his face.
Tom Cuma gecesi için bir bebek bakıcısı bulamıyor.Tom can't find a babysitter for Friday night.
Dün Tom'un bana bakış şekli hakkında bir tuhaflık vardı.There was something odd about the way Tom looked at me yesterday.
Geriye dönüp bakıldığında, Keşke Tom çalışarak daha fazla zaman harcasaydı.In retrospect, Tom wishes he had spent more time studying.
Tom, ben odaya girdiğimde Mary'nin çektiği resimlere bakıyordu.Tom was looking at the pictures that Mary took when I entered the room.
Tom Mary'ye bakıcıya ödeme yapmasına yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary pay for a babysitter.
Tom odanın etrafına bakındı ama Mary'yi göremedi.Tom looked around the room, but couldn't see Mary.
Tom Mary'nin bakış tarzını seviyor.Tom likes the way Mary looks.
Tom üç yıldır Mary'ye bakıyordu.Tom has been looking after Mary for three years.
Tom Mary'ye anlamlı bir bakış attı.Tom gave Mary a meaningful look.
İlk bakışta Mary'yi anlayamadı.Tom couldn't understand Mary at first.
Tom, çocuk bakıcısı oraya gelinceye kadar, Mary'nin evde kalmasını istedi.Tom asked Mary to stay at home until the babysitter got there.
Tom, John'un Mary'ye bakış tarzını sevmiyor.Tom doesn't like the way John looks at Mary.
Sabah saatin beşinde dağınık ve bakımsız olmamı umarım kimse önemsemez.I hope nobody minds my being straggly and unkempt at five in the morning.
Aileme ben bakıyorum.I look up to my family.
Tom öylesine kısa sürede bir çocuk bakıcısı bulamadı.Tom wasn't able to find a babysitter on such short notice.
Tom bir bakımevine kondu.Tom was put in a nursing home.
Tom, Mary'nin çocuklarına bakıcılık yapmasını istiyor.Tom wants Mary to babysit his children.
Tom tüm günü antika dükkanlarının etrafında bakınarak geçirdi.Tom spent all day looking around antique shops.
Tom, kendine iyi bakıyor.Tom is taking good care of himself.
Tom ilk bakışta Mary'nin kim olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know who Mary was at first.
Görünüşe bakılırsa, Tom, Mary ve John'un düğününe gitmek istemiyordu.Tom apparently didn't want to go to Mary and John's wedding.
Bakış açınızı anlayabiliyorum.I can understand your point of view.
Bir bakış her şeyi söyleyebilir.A gaze can tell anything.
Ona bakıyorum.I am looking at that.
Sen güneşe bakıyorsun.You look up at the sun.
Büyük binaya bakıyorum.I am looking up at the big building.
Yeni bir bakış açısı elde etmelisin.You need to get a new perspective.
O sürekli sana bakıyor. O kesinlikle seni seviyor.He is constantly staring at you. He surely loves you.
Uzaktan bakıldığında, bu taş bir kişinin yüzü gibi görünüyor.From a distance, that stone looks like a person's face.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod