Ana içeriğe geç
Sözlük

bakı ile cümle

bakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Benim bakış açım sizinkine benzer.My perspective is similar to yours.
Tom benim çocuk bakıcımdı.Tom was my babysitter.
Tom yoğun bakımda haftalar geçirdi.Tom spent weeks in intensive care.
Çocuklarıma çocuk bakıcılığı yapar mısın?Would you mind babysitting my kids?
Ben Tom'a bakıyordum.I was looking at Tom.
Seçeneklerime bakıyorum.I'm looking at my options.
Tom bir bebek bakıcısı bulamadı.Tom couldn't find a babysitter.
Bakın kim var orada.Look who's there.
Mary sadece onun bakışını düşünür.Mary only thinks about her looks.
Buna çok sıcak bakıyorum.I'm very much in favor of this.
Tom her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için odaya bakındı.Tom looked around the room, making sure that everything was alright.
Bakılacak bir ailem var.I have a family to take care of.
Tom'un bakış açısını anladım.I understood Tom's point of view.
Benim bakış açımdan işler iyi gidiyor.Things are going well from my perspective.
O kişi bizim meyvemize bakıyor.That person is looking at our fruit.
Biz bu olasılıklara bakıyoruz.We're looking at those possibilities.
Bakım masrafları çok fazladır.Their maintenance costs are enormous.
O olasılığa bakıyoruz.We're looking at that possibility.
Tom farklı bir bakış açısı sundu.Tom offered a different perspective.
Tom tavana bakıyorduTom was looking up at the ceiling.
Bakış açınızı takdir ediyorum.I appreciate your point of view.
Tom odaya bakıyordu.Tom was looking around the room.
Tom hâlâ Mary'ye bakıyordu.Tom was still looking at Mary.
Tom orada durdu ve bana bakıyordu.Tom stood there looking at me.
Tom tamamen eve bakıyordu.Tom looked completely at home.
Tom bana anlamlı bir bakış attı.Tom gave me a meaningful look.
Her şeye bakıyoruz.We're just being consistent.
Tom yoğun bakımda çalışıyordu.Tom worked in intensive care.
Tom'un bakılacak bir ailesi yok.Tom has no family to support.
Mağazaya kim bakıyordu?Who was minding the store?
Tom daha farklı bakıyor.That's not how Tom sees it.
Sadece kendiniz için bakın.Just look for yourself.
Tom ailesine bakıyor.Tom supports his family.
Ben de ona bakıyorum.That's what I look at.
Annem bebek bakıcılığı yapacak.My mom will babysit.
Tom etrafına bakıyordu.Tom looked about.
İnsanlar sana bakıyorlar.People are looking at you.
Sanırım Tom Mary'ye bakıyor.I guess Tom is looking after Mary.
Onlar neden bana bakıyorlar?Why are they looking at me?
Onlar neden bana dik dik bakıyorlar?Why are they staring at me?
Neden bana bakıyorsun? Yüzümde bir şey mi var?Why are you looking at me? Is it something on my face?
Tom gözlerini açtı ve odaya bakındı.Tom opened his eyes and looked around the room.
Bir milyon göz bana bakıyormuş gibi hissettim.I felt as if a million eyes were looking at me.
Nasıl oluyor da bebek bakıcılarımın hiç biri sana benzemiyor?How come none of my babysitters ever looked like you?
Dünyayı çok komünist bir bakış açısından görüyor.He sees the world from a very communist point of view.
O sadece bakıyordu.He was just looking.
Evlilik hayattaki bakış açınızı nasıl değiştirdi?How has marriage changed your perspective in life?
Leyla, Rania'nın iki oğlan çocuğuna bakıyordu.Layla was baby-sitting Rania's two boys.
Onlara nasıl bakıyorsun?How do you take care of them?
Tom, Mary'ye bakıp göz kırptı.Tom looked up at Mary and winked.
On üç yaşından beri bebek bakıyorum.I've been babysitting since I was thirteen.
Neden bize dik dik bakıyorlar?Why are they staring at us?
Tom'a bakıyorum.I'm looking after Tom.
Liberalizmin uluslararası ilişkilere bakışı farklıdır.Liberalism has a different approach to international relations.
Evin etrafına bakınacağım.I'll look around the house.
Fadıl zaten diğer dinlere bakıyordu.Fadil was already looking at other religions.
Batılı medya kuruluşları Müslümanlara farklı gözle bakıyor.Muslims are portrayed in a different light by Western media.
Fadıl bir iş bakıyordu.Fadil was looking for a job.
Fadıl, Leyla'dan yararlanmaya bakıyordu.Fadil looked to take advantage of Layla.
Tom, Mary'yi çocuklarını bebek bakıcılığı yapmaya ikna etmek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to persuade Mary to babysit his children.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod