bakışlar ile cümle
bakışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorBref, notre regard emplit l'univers
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorBueno, llenamos el universo con nuestra visión.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorCái nhìn của chúng ta làm đầy vũ trụ.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorJagat raya yang kita pandangi sangat luas.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyor어찌되었건, 우리의 눈빛들이 우주를 채우고 있습니다.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorNasz wzrok omiata wszechświat.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorNos, a tekintetünk betölti a világegyetemet.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorWel, onze blik vult het heelal.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorΛοιπόν, η ματιά μας γεμίζει το Σύμπαν.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorЕ, нашият поглед изпълва Вселената.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorНаш пристальный взгляд наполняет вселенную.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorאז, מבטינו ממלאים את היקום.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorفي الواقع، نظرتنا تملأ الكون.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorそしてWorldWide Telescope製作者達のおかげで
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!(79:17) Он пожжен огнем, обсечен; от прещения лица Твоего погибнут.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!(80:17) Elle est brûlée par le feu, elle est coupée! Ils périssent devant ta face menaçante.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Cây nho ấy bị lửa cháy , bị chặt : Vì cớ sự quở_trách của mặt Chúa , chúng_nó phải hư mất .
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Cây nho ấy bị lửa cháy, bị chặt: Vì cớ sự quở trách của mặt Chúa, chúng nó phải hư mất.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Ea este arsă de foc, este tăiată! De mustrarea Feţei Tale, ei pier!
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!És a csemetét, a mit jobbod ültetett, a sarjat, melyet felneveltél!
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Está queimada pelo fogo, está cortada; eles perecem pela repreensão do teu rosto.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!está quemada con fuego; la han cortado. ¡Perezcan por la reprensión de tu rostro
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!ja suojaa se, minkä sinun oikea kätesi istutti, tämä taimi, jonka kasvatit suureksi itseäsi varten.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!그것이 소화되고 작벌을 당하며 주의 면책을 인하여 망하오니
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Lad dem, der sved den og huggede den sønder, gå til for dit Åsyns Trussel!
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Musuh telah menebang dan membakarnya; biarlah mereka dibinasakan oleh kemarahan-Mu
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!og vern om det som din høire hånd har plantet, og om den sønn du har utvalgt dig!
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Požgana je z ognjem, odrezana; od hudovanja obličja tvojega vsi ginejo.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!proteggi il ceppo che la tua destra ha piantato, il germoglio che ti sei coltivato
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Siehe drein und schilt, daß des Brennens und Reißens ein Ende werde.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Skydda trädet som din högra hand har planterat, och den son som du har fostrat åt dig.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Tę winnicę, którą szczepiła prawica twoja, i latorosłki, któreś sobie zmocnił.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Vinici tu, kterouž štípila pravice tvá, a mladistvé réví, kteréž jsi zmocnil sobě.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Wij zijn het volk dat U naar dit land hebt gebracht; dank zij U zijn wij ook een groot volk geworden.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Zaštíť, čo sadila tvoja pravica, i mládnik, ktorý si zmocnil pre seba.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Εκαυθη εν πυρι εκοπη εχαθησαν απο επιτιμησεως του προσωπου σου.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!Тя биде изгорена с огън; отсечена биде; Погиват при заплахата** на лицето Ти.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!שרפה באש כסוחה מגערת פניך יאבדו׃
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!هي محروقة بنار مقطوعة. من انتهار وجهك يبيدون.
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!這 樹 已 經 被 火 焚 燒 被 刀 砍 伐 . 他 們 因 你 臉 上 的 怒 容 就 滅 亡 了
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!這樹 已 經 被 火焚 燒 被 刀 砍伐 . 他 們因 你 臉上 的 怒容 就 滅亡了
Avının kokusunu alan bir avcının bakışlarıCelui d'un prédateur prêt à bondir sur sa proie, sans peur
Avının kokusunu alan bir avcının bakışları Cesur, korkusuz, özgür bir adamın bakışları.Ez a ragadozó készen áll, hogy lecsapjon a áldozatát, félelem nélkül a szem a Freeman
Bakışları ağıza kayıyor.Dirigen su mirada a la boca.
Bakışları ağıza kayıyor.Ils se mettent à regarder la bouche.
Bakışları ağıza kayıyor.言い換えると この時期に 唇の動きを読み始めるのです
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Hänellä ei ollut sotilaan katsetta- -eikä alkemistin eli armeijan koiran.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Hans blick var inte en soldats- -eller en alkemists, som kallas militärens hund.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Hans blik var ikke som en soldats - - eller en alkymists, der kaldes militærets hund.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Jego spojrzenie nie było ani spojrzeniem żołnierza, ani alchemika, zwanego psem żandarmerii.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.No tenía la mirada de un soldado, ni la de un alquimista o perro del ejército, como los llaman.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.O olhar dele não era o de um soldado, nem era o de um alquimista, o tão chamado Cão dos Militares.
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.Το βλέμμα στα μάτια του δεν ήταν ενός στρατιώτη. Ούτε αλχημιστή, των λεγόμενων "Σκυλιών του Στρατού".
Bakışları, asker bakışı değildi, simyacı ya da sözde Ordu Köpeği bakışları değildi.И его взгляд не был ни взглядом солдата, ни алхимика, так называемого Цепного пса армии.
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.우리의 시선의 춤, 충돌, 서로서로를 끌어당기며 우리의 지각적 구멍들,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.La danse de nos regards,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.ריקוד המבטים שלנו, ההתנגשות, המושכת כל אחד מאיתנו דרך הנקרים התפישתיים שלנו,
Bakışlarımızın dansı, çarpışması, birbirlerini algısal deliklerle çekmeleri ve sonra soykırım, soykırım.رقص لمحاتنا, اشتباك , سحب بعضهم البعض من خلال ثقوب ادراكنا
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Dansul privirilor noastre, provocarea, renunţarea, anularea, parfumul consternării noastre.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Der Tanz unserer Blicke, Herausforderung, Abdankung, Auslöschung, das Parfüm unserer Betroffenheit.