bakışlar ile cümle
bakışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.우리의 시선, 도전, 양도, 삭제, 우리 경악의 향기.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.la danse de nos regards: le défi, la renonciation, l'effacement; le parfum de notre consternation.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.La danza dei nostri sguardi, sfida, rinuncia, cancellazione, il profumo della nostra costernazione.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.La danza de nuestras miradas, desafío, abdicación, lo obliterado, el perfume de nuestra consternación.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Taniec naszych spojrzeń, odwrót, prowokacja wymazywanie, tym trąci nasza konsternacja."
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.We trekken aan, we stoten af, we verdwijnen, er geurt ontsteltenis in onze blik.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Танец наших взглядов, вызов, отречение, самоотречение, запах нашего страха.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.Танцът на нашите погледи, предизвикателство, отказ, заличаване, парфюмът на нашия ужас.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.ריקוד מבטינו, אתגר, ויתור, הצטנעות, ניחוח הבלבול שלנו."
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.رقص لمحاتنا ,تحدي, تنازل عفو , وعطر من خوفنا
Bakışlarında hem şaşkınlığı, hem endişeyi görüyoruz, merhamet arıyor.Dívá se překvapeně a s obavami a hledá soucit. Myslím, že tak je to nejlépe vyjádřeno.
Bakışlarında hem şaşkınlığı, hem endişeyi görüyoruz, merhamet arıyor.(М) В его взгляде читается и удивление, и тревога, (М) и мольба о сострадании. Да, думаю, так и есть.
Bakışlarında hem şaşkınlığı, hem endişeyi görüyoruz, merhamet arıyor.Так, цей погляд водночас і здивований, і стурбований, погляд, що просить милості, думаю, це так і є.
Bakışlarından, birbirlerine verdikleri değeri görüyoruz. .Para mí es más de prestar atención. Yo creo que eso es exactamente correcto, y que tendría sentido.
Bakışlarından, birbirlerine verdikleri değeri görüyoruz. .Para mim, é mais do que prestar atenção. Acho que é isso está correctíssimo e faria sentido.
Bakışlarından, birbirlerine verdikleri değeri görüyoruz. .Pro mě to znamená věnování víc pozornosti.
Bakışlarından, birbirlerine verdikleri değeri görüyoruz. .Według mnie to bardziej dotyczy zwracania uwagi. Tak, to prawda, to ma sens.
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,A szeméből olvastuk ki, hogy mit szeretne hallani:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,A travers son regard, nous savions lorsqu'il avait besoin d'entendre à nouveau : " Tout est prêt, Jim.
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,A través de sus ojos sabíamos cuando necesitaba oír nuevamente,
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Através dos seus olhos, sabíamos que ele precisava de ouvir outra vez
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Dank seiner Augen wussten wir, wann er wieder hören musste:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Din privirea lui înțelegeam când voia să audă, din nou:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Door zijn ogen wisten we wanneer hij dit opnieuw wilde horen:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Erano i suoi occhi a dirci quando aveva bisogno di sentire di nuovo
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Genom hans ögon visste vi när han åter behövde höra:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Jeho oči nám hovorili, kedy potreboval znovu počuť:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,하지만 눈빛으로, 다시 이 말을 듣고 싶어 하신다는 것을 알 수 있었죠.
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Melalui matanya, kami tahu kapan dia perlu mendengar kembali
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Nhìn ánh mắt ông, chúng tôi đã biết khi nào ông cần nghe lần nữa,
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,V jeho očích jsme viděly, že potřeboval ještě slyšet,
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Z jego oczu dało się wyczytać, że chce usłyszeć:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Από τα μάτια του, γνωρίζαμε πως χρειαζόταν να ακούσει ξανά πως
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,По его глазам мы знали, когда ему нужно было снова услышать:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Разбрахме по очите му, че иска да чуе:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Через його очі ми знали, коли йому потрібно почути:
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,עיניו אמרו לנו מה הוא רצה לשמוע שוב,
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,من خلال عينيه، عرفنا عندما أراد أن يسمع مرة أخرى،
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,「大丈夫だよ ジム シャーリーはちゃんと面倒見る
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.Es cierto. De hecho, si te fijas en las miradas es muy interesante.
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.Так і є, якщо подивитись на погляди.
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.Это правда. Фактически, если вы посмотрите на взгляды, это действительно интересно.
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.فعلا هي ستبدو لا مجال للشك فيها لو أنك شاهدت هذه المشاهد
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Elle ne regarde pas exactement loin de vous, mais vous devez imaginer mentalement son monde.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.그녀가 여러분으로부터 눈길을 돌리고 있는 것은 아닙니다. 하지만 여러분은 정신적으로 그녀의 세계를 상상해야 합니다.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.No esquivan la mirada exactamente, sino que hay que imaginarse su mundo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Non sta esattamente guardano da un'altra parte, ma dovete immaginare mentalmente il suo mondo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Nu se uită neapărat în altă parte decât la voi, dar vă obligă să vă imaginați mental lumea ei.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Sie blickt nicht etwa von einem weg, aber man muss sich ihre Welt mental vorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Spogląda odwrócona w nieco innym kierunku i zmusza nas, abyśmy wyobrazili sobie jej świat.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Ze kijkt niet echt van je weg, maar je moet je haar wereld in de geest voorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Она не отводит глаз полностью, мысленно вы наверняка представляете её мир.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Тя не е отвърнала поглед от вас, но трябва да си представите нейния свет.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.היא לא לגמרי מסתכלת הרחק מכם, אבל אתם צריכים לדמיין את העולם שלה.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.إنها لا تنظر بعيداً عنكم فعلياً لكن يتوجب عليكم تخيل عالمها ذهنياً
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.彼女の世界を 想像させるためです 彼女がいる より高次の 平穏な世界について
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Aquí ella mira hacia afuera y nos pasa por alto, y no hay duda que es una reina.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Doslova nás přehlíží. Není pochyb o tom, že je to královna.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Jej wzrok jest nieobecny i wyniosły. Nie ma wątpliwości, że jest królową.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.Вона дивиться повз нас, без сумніву - цариця.