bakışlar ile cümle

bakışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Asman kesilmiş, yakılmış, Öfkeli bakışların yok etsin düşmanlarını!It's burned with fire. It's cut down. They perish at your rebuke.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Don't lust after her beauty in your heart, neither let her captivate you with her eyelids.
Küstah bakışlar ve kibirli yürek Kötülerin çırası ve günahıdır.A high look, and a proud heart, the lamp of the wicked, is sin.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.The north wind brings forth rain: so a backbiting tongue brings an angry face.
Hepsi alçaltılacak; dize getirilecek, küstah bakışları alçaltılacak.So man is brought low, mankind is humbled, and the eyes of the arrogant ones are humbled;
İnanan erkeklere söyle: "Bazı bakışlarını kıssınlar, ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Yanlarında da bakışlarını yalnız (kocalarına) diken (kendileriyle) yaşıt dilberler vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
(Allah) gözlerin hain(bakışlar)ını ve göğüslerin gizlediği düşünceleri bilir.Known to Him is the treachery of the eye, and what the breasts conceal.
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Bakışları kendilerine dönmez. Yürekleri tamamen boşalmıştır.(And) they would hasten forward, heads lifted upwards, gazes fixed, and emptied out their hearts.
Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi.They will say all the same: "Our eyes were dazed (and clouded over).
Mümin erkeklere söyle: Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını/ırzlarını korusunlar.Tell the believing men to lower their eyes and guard their private parts.
Yanlarında, bakışlarını eşlerine yöneltmiş yaşıt dilberler vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Ve göreceksin onları, zilletten ezilip büzülmüş halde ürkek bakışlarla bakarken, ateşe salınırlar.You should see them brought before the Fire, abject in disgrace, looking stealthily.
Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Yanlarında da bakışları yalnız kocalarına dönük hep aynı yaşta dilberler vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Bakışlarını yönelt de bak; herhangi bir çatlak görebiliyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Sonra tekrar tekrar bak; bakışların usanmış ve yenilmiş olarak sana döner.Turn your eyes again and again. Your gaze turns back dazed and tired.
Mümin erkeklere söyle: Bakışlarını yere indirsinler.Tell the believing men to lower their gaze and be modest.
Ve Raina'nın kim olduğunu daha çok bakışları ile anlatıyor.And she gets so much of who Raina is through the eyes.
Arpa, şehvetli bakışlarına sinirlendi ve Sara'yı da yanına alarak sular altında kaldı.Arpa got angry of his sensual gazing and flooded taking Sara with it.
Sisiutl, bakışları bir rakibi taşa çevirebilen Medusa benzeri dev bir üç başlı deniz yılanıdır.Sisiutl is a giant three-headed sea serpent whose glance can turn an adversary into stone.
Bağırsaklardaki tüm geriye dönük bakışlar ve post hoc bu nesnel gerçeği değiştiremez. "All the hindsight and post hoc gazing at entrails cannot change that objective fact."[34]
Bulgar elçisinin gergin gülümsemesi, Çin konsolosunun kaçamak bakışları. . .The tight smile of the Bulgarian emissary, the averted glance of the Chinese consul . . .
Ali kızı bakışlarıyla yedi.Ali verschlang das Mädchen mit seinen Blicken.
Düşerken bakışları yine kendi odasındaki Alice takılır.Im Fallen bleibt sein Blick noch einmal am Fenster hängen, hinter dem Alice steht.
Neden bize bu derin bakışları verdin?Habe ich vergessen, etwas anzuschauen?
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Mit den Augen der Liebe.
Kısa kafaları ve öne doğru bakışları ile maymunları andırırlar.Mit ihrem kurzen Kopf und den nach vorne gerichteten Augen wirken sie affenähnlich.
Hiç kimse onun bakışlarının altında gerçekten ne düşündüğünü bilemez.Niemand weiß, was in seinem Kopf vor sich geht.
Hiç kimse onun bakışlarının altında gerçekten ne düşündüğünü bilemez.Nul n'ose aller voir de près ce qui se trouve réellement sous l'arbre.
Neden bize bu derin bakışları verdin?¿Por qué le asignas tan mengua visión?
Bu yüzden de onların bakışlarının çok güçlü ve zararlı olduğu düşünülürdü.Para conseguirlo tendrían que haber sido demasiado grandes y pesados.
Onun bakışları, hareketleri, idareciliği ve yeteneği vardı.Necesitaba alcance, potencia y maniobrabilidad.
Neden bize bu derin bakışları verdin?Perché non hai studiato a fondo i movimenti?
Güzelliği ölüm ile ortadan kalktığı için mi bakışlarını kendinden esirgemektedir?Non vi vergognate che solo presso di voi si vende immoralità?
Etkileyecek olan bakışlarını diğeri üzerinde sabitleştirir, onu etkilemek üzere niyetlerine konsantre olur.Qualcosa stava contenendo i suoi poteri, focalizzandoli su qualcos'altro.
Hiç kimse onun bakışlarının altında gerçekten ne düşündüğünü bilemez.Nessuno sa cosa pensi veramente.
Eski esirlere yönelik olumsuz bakışlar savaş yıllarında da mevcuttu.Durante gli ultimi anni della sua costruzione furono impiegati anche prigionieri di guerra.
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.Ma Willow gli è in continuazione alle calcagna.
Genç sevgililer Schicchi'nin hayran bakışları altında birbirleriyle kucaklaşırlar.I due si baciano sotto gli occhi di Stefano.
Onlar bakışları paylaştılar.Они переглянулись.
Neden bize bu derin bakışları verdin?Зачем разрешил эти «смотрины»?
Üstelik bakışları o kadar güçlüdür ki baktıkları her şeyi taşa çeviriyorlardır.Очень ядовитое, и его взгляд может обратить любого в камень.
Onun bakışları, hareketleri, idareciliği ve yeteneği vardı.У него есть опыт, мастерство, есть и энергия, сила.
Neden bize bu derin bakışları verdin?لماذا يستهدفون عيون الثوار ؟!
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.بَلَى لَسْتُ أَعْني سوى لَحْظَة من شُرود صَبَاحَات نظْرَتِك .
Van Gogh'un bakışları nadiren izleyiciye dönüktür.Van Gogh raramente dirige o olhar ao observador.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Do olhar do amor, ao olhar do orgulho".
Bolşeviklerin Kurucu Meclise bakışları 1917 yılında şekillenir.A posição dos bolcheviques na Assembleia Constituinte evoluiu durante 1917.
Genç sevgililer Schicchi'nin hayran bakışları altında birbirleriyle kucaklaşırlar.De geliefden omhelzen elkaar terwijl Schicchi bewogen toekijkt.
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.Janet ziet dit met lede ogen aan.
Bolşeviklerin Kurucu Meclise bakışları 1917 yılında şekillenir.De positie van de bolsjewieken over Grondwetgevende Vergadering veranderde tijdens het jaar 1917.
Eski esirlere yönelik olumsuz bakışlar savaş yıllarında da mevcuttu.Represje wobec byłych jeńców były stosowane już w latach wojny.
Bilhassa Madam X'in bakışları yapıtın en etkileyici unsurunu oluşturur.Recenzje Madame X były dla twórców zaskakująco negatywne.
Neden bize bu derin bakışları verdin?Varför håller ni på med den här hanteringen?
Hiç kimse onun bakışlarının altında gerçekten ne düşündüğünü bilemez.Det var alltså ingen som visste hur de såg ut på riktigt.
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.Adolf ser på henne med förtjust blick medan hon betraktar honom med något nedsättande blick.

İlgili Sayfalar