bakışlar ile cümle
bakışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O bakışlarını kullanılır.She uses her looks.
O, bakışlarını çevirdi.He looked away.
O bakışlarını kaçırdı.She looked away.
Eğer bakışlar öldürebilse, ben zaten şimdiden ölmüş olurum.If looks could kill, I'd be dead by now.
Bakışlar aldatıcı olabilir.Looks can be deceiving.
Onlar bakışları paylaştılar.They shared glances.
Tom'un bakışlarını beğenmiyorum.I don't like Tom's looks.
Tom va Mary kokunun ne olduğunu merak ederek şaşkın bakışlarla baktılar.Tom and Mary exchanged puzzled looks, wondering what the smell was.
Bakışlar önemlidir.Looks are important.
Onun bakışlarına kanmayın.Don't be fooled by her looks.
Onun bakışlarına aldanmayın.Don't be fooled by his looks.
O onun güzel bakışlarından büyülendi.He was dazzled by her good looks.
Tom Mary'nin güzel bakışlarından büyülendi.Tom was dazzled by Mary's good looks.
Seni sadece bakışlarımdan biri ile öldüreceğim.I will assassinate you with only one of my looks.
Davetkar bakışların var.You have bedroom eyes.
Baştan çıkarıcı bakışların var.You have bedroom eyes.
Sami bakışlarını Leyla'dan uzaklaştırdı.Sami looked away from Layla.
Bakışlarını çok seviyorum.I love the look in your eyes.
Tom'un korku dolu bakışlarını gördüm.I saw a look of fear on Tom's face.
Yazar, "Kidman, Evelyn'in kırılganlığını mimik ve bakışlarıyla istismar etmiştir.The author claimed "Kidman exploits Evelyn’s fragility with her every glance and gesture.
Van Gogh'un bakışları nadiren izleyiciye dönüktür.Van Gogh's gaze is seldom directed at the viewer.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.From the look of love, from the eyes of pride".
Onun bakışları, hareketleri, idareciliği ve yeteneği vardı.She had looks, talent and drive.
Bakışları arasında gezinme sağa veya sola kaydırarak elde edilir.It is considered sinful to look to the right or to the left.
Neden bize bu derin bakışları verdin?Why are you looking so sad?
Chemosh ve Zeboim'in, yaşam döngüsüne bakışlarından dolayı karşı çıkar ve onların karşısında durur.He opposes Chemosh and Zeboim for their interference in the cycle of life.
Düşerken bakışları yine kendi odasındaki Alice takılır.Before leaving, Alice takes one last look around her room.
Bolşeviklerin Kurucu Meclise bakışları 1917 yılında şekillenir.The Bolsheviks' position on the Constituent Assembly evolved during 1917.
Tatlı bakışları ve gülümsemesiyle aktör çok sevilmektedir.Fans love her for her charming and friendly character and smile.
Eski esirlere yönelik olumsuz bakışlar savaş yıllarında da mevcuttu.In Italy, the prisoners of war were forgotten, a fate seen in other countries too.
Sonra ateşin önünde durup bana baktı onun çözümleyici bakışlarıyla üzerinde.Then he stood before the fire and looked me over in his singular introspective fashion.
Şaşkın bakışlar görüyorum sanki, "Bize doğru olanın ne olduğunu neden soruyorsun?Now I see some puzzled looks like, "Why are you asking us what's the right thing to do?
Sonra bakışları duvardan Gregor'un araya geldi.Then her glance met Gregor's from the wall.
Yüzü yan döndü, onu dikkatle ve ne yazık ki skor takip bakışları.Her face was turned to the side, her gaze followed the score intently and sadly.
Bir anlığına resimdeki bakışlara bakalım,Let's look for just a moment at the gazes in the painting.
Ve onların birbirlerine bakışlarını izlerken şimdi üçgenin merkezindeyiz.And now we're sorta in the middle of that triangle as we watch them look at each other.
Şimdi bakışlarınızı Christa-Maria Sieland'a çevirin. Umarım çok, çok, çok yaşar.So, please raise your glasses and toast to Christa-Maria Sieland.
Ve hâlâ ara sıra bakışlarımı başka yöne çevirdiğim olur; canavarlar hâlâ çok korkutuyor beni.And occasionally I still have to avert my gaze; the monsters still terrify me.
Bakışları ağıza kayıyor.They shift their looking to the mouth.
Öyle görünüyor ki, artık bakışlarını tekrar gözlere çevirmeye başlıyorlar.It appears as if now they're beginning to shift their eye gaze back towards the eyes.
Gerçekten garip bakışları var!They're really strange looking!
Hayata bakışlarınızı değiştirmek yalnızca sizi değil aynı zamanda tüm dünyayı da değiştirecek.Changing your perspectives will not only transform you but also the whole world.
Bunu dört beş kez yaptıktan sonra mahzun bakışlarla yanımdan yüzüp gitti.And after she did this four or five times, she swam by me with this dejected look on her face.
Bazıları da bize bakıyorlar, oldukça samimi, yakın bir bakışları var.And you have to remember that at the end of the medieval,
Bu bakışlarla... ...boş kalmam mümkün mü?My looks... - keep me too busy...
Bakışlarından, birbirlerine verdikleri değeri görüyoruz. .To me it's more of paying attention. I think that's exactly right, and that would make sense.
Tembel-pace bulutlar bestrides zaman ona bakışları geri düşmek ölümlülerinOf mortals that fall back to gaze on him When he bestrides the lazy-pacing clouds
Ve nedenle soğuk şikayetler Veya başka bir yola, burada tüm gözler bize bakışları.And reason coldly of your grievances, Or else depart; here all eyes gaze on us.
Mercutio Erkekler gözünde bakmak ve onlara bakışları izin yapılmıştır;MERCUTlO Men's eyes were made to look, and let them gaze;
Fakat oğlumun o sorgulu bakışları bütün bunlar toplandığında, benim karar anımdı.But those questioning eyes of my son were my moment of truth, when it all came together.
Bakışlarında hem şaşkınlığı, hem endişeyi görüyoruz, merhamet arıyor.Alexander is known, ultimately, for his compassion, at least towards Darius's family.
Sorun bakışlarında.Her looks are the problem.
Karizma ve etkili bakışlar bilançoya yazılamıyor da ondan :))I guess you can't quantify charisma and good looks.
Corky resmi düşmanca bakışlar, ve kuru bir tür, gürültü emme oldu ağzını.Corky was glaring at the picture, and making a sort of dry, sucking noise with his mouth.
Aslında, bakışlarımız evreni dolduruyorWell, our gaze fills the universe.
Bakışlarından, şunu tekrar duymak istediğini anlayabiliyorduk,Through his eyes, we knew when he needed to hear again,
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.The dance of our glances, challenge, abdication, effacement, the perfume of our consternation.
Kızlar da korktuğum gibi bakışlarını çevirdiler.The girls, to my horror, averted their gaze.
Bakışları uzağa bakıyor, bir kraliçe olduğundan hiç şüphe duymuyoruz.She looks out and past us here, and there's no doubt she's a queen.
Uzaklaştır üzerimden bakışlarını, Göçüp yok olmadan mutlu olayım!››Oh spare me, that I may recover strength, before I go away, and exist no more."