bakış ile cümle
bakış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genellikle mitolojiyi Hristiyan ahlakından bakan bakış açısıyla ele alırlar.Pogosto obravnavajo mitologijo iz pogleda krščanskega moraliziranja.
Güneydoğu yönüne bakış.Pogled proti jugovzhodu.
Kuzey yönüne bakış.Pogled s severovzhoda.
URL: BakışURL: dne
Oyun, kuş bakışı perspektife değiştirilebilen üçüncü şahıs perspektifi ile oynanır.Igra je tridimenzionalna, pri čemer je pogled s ptičje perspektive možno obračati in premikati okrog.
Geleceğin Tahine Bakış: Yorgunlar Kantatı.PREDSTAVITEV KNJIGE: "NORMALA UTRUJA".
Kıbrısa Bakış.Vrhniški razgledi.
Bu bakış açısındaki değişiklik birkaç karakterin çıkarılmasına sebep oldu.Pojasnil je, zakaj je prišlo do spremembe stališča nekaterih poslancev.
Dünyaya özgün bir bakıştır.Privlači poglede sveta.
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.Komet je opazoval s prostim očesom.
Bakış yönü EXPO gölü ve girişe doğrudur.Prieangiai pabrėžia pastato fasado vaizdą ir pagrindinį įėjimą.
Yarına Bakış.Mūsų rytojus.
Bunu da bakış açılarını karşılaştırma yöntemiyle yapmıştır.Ji tik papildo jas žvelgdama pirmyn.
Ve o bakışın peşinden gittik."Ir žiūrėkit, kaip atsiliepė tai."
''Bakış açısı her zaman daha fazla savunmasız tarafladır.''Iš kitos pusės jam dažnai nepakakdavo atkaklumo ginant blogesnes pozicijas“.
Marksist bakış açısıyla ortaya çıkmıştır.Laikėsi marksistinės krypties.
Aşkın bakışlarından, gururun gözlerinden.Šviesa akis džiugina, meilė širdį glamonėja.
James Bond bakışı, James Bond'un kadınlara davranışları gibi.Žaidimo veikėjas panašus į Džeimsą Bondą, nes kalba panašiai kaip jis.
Teoriksel bakış açısından, katılımcının Heinz'ın ne yapması gerektiği hakkında ne düşündüğü önemli değildir.Teoreetilisest vaatekohast lähtuvalt, ei ole tähtis mida arvavad osalejad selle kohta mida Heinz peaks tegema.
Yarına Bakış.Homse lühiajalugu.
Red Dead Revolver, üçüncü şahıs bakış açısından oynanmaktadır."Red Dead Redemptioni" tulevahetused toimuvad kolmanda isiku süsteemis.
Ancak temel bakış açısıyla problemler sürmektedir.Kuid nad nägid põhimõttelisu raskusi.
Ve o bakışın peşinden gittik."Ta surus selle silma vastu."
Neden bize bu derin bakışları verdin?Miks su pilk on alla löödud?
Kuzey yönüne bakış.Vaade põhja poole.
Bu galaksi Dünya'dan bakış açısında yandan görülmektedir.Galaktika näeb välja selline Maa asukoha tõttu.
Hatta ilk bakışta kolay bir uğraştır.Esimesel pilgul näib see olevat kena korraldus.
Bu karakteristiklerinden dolayı tüm toplumlarda farklı bakış açısına sahiptir.Sellegipoolest on see funktsioon diferentseeruv kõigil teistel kohtadel.
Güneydoğu yönüne bakış.Vaade lõuna suunas.
Hayata bakışı artık çok daha farklıdır.Tema nägemus ajaloost on teistsugune.
"Demokratik Kongo Cumhuriyeti Doğusundaki İç Çatişmalara Çevresel Güvenlik Perspektifinden Bir Bakış"."Idapartnerluse riikide küberturvalisuse ja e-demokraatia uuring.".
Yeni çalışmalar bu bakış açısını şüpheli bulmaktadır.Aga siit tulebki välja, miks see kontseptsioon on kahtlane.
Felsefî bakış açısına göre sonuç kaçınılmaz olan ölümdür.See tarkus järeldabki viimaks, et surm on eimiski.
Bakış yönü EXPO gölü ve girişe doğrudur.Sissepääs laguuni on edelast.
Mimari fotoğrafların çok iyi bir bakış açısı, kendi içinde dinamiği olmalıdır.Tammsaare teosed annavad väga hea ülevaate omaaegsest eluolust.
"Nasreddin Hoca Üzerine Yapılan Çalışmalara Genel Bir Bakış"."Narva-Jõesuu kodu-uurija pilguga".
Bu bakışından hoşlanmadım.Ma ei armasta seda maailma.
Oyun 3. şahıs bakış açısıyla oynanır.Mäng kasutab perspektiivina kolmanda isiku vaadet.
"'Bu da benim aşka bakış açım'"."Oi mis paradiis see näib".
Zahiri konu aynıdır ama bakış açıları ve diyaloglar aksine çevrilmiştir.Tüdrukute jaoks on sarnane probleem, kuid selle väljendus ja lahendus võtavad teise pöörde.
Ferrari'nin bakış açısından yeni bir rakip yükselmektedir.Geomeetria seisukohast on tuletis tõusu üldistus.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.제 할머니는 1880년대에 태어나셨는데 그녀가 겪은 노예에 대한 경험은 그녀의 세계관에 큰 영향을 주었지요.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Ela nasceu na década de 1880. A experiência da escravidão moldou muito a sua forma de ver o mundo.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Ella nació sobre el 1880 y su experiencia con la esclavitud conformó la manera como veía el mundo.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Elle est née dans les années 1880 et l'expérience de l'esclavage a largement façonné sa vision du monde.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Lei era nata intorno al 1880, e l'esperienza della schiavitù ha determinato la sua maniera di vedere il mondo.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Nagymamám az 1880-a években született, és a rabszolgaság élménye meghatározta, hogy hogyan látta a világot.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Ona se narodila v 80. letech a zkušenost otroctví hodně ovlivnila to, jak viděla svět.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.S-a născut în anii 1880 şi experienţa legată de sclavie a dominat modul în care vedea ea lumea.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Sie wurde in den 1880ern geboren und die Erfahrung der Sklaverei formte ihr Weltbild sehr stark.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Zij werd in de jaren 1880 geboren en de ervaring van slavernij bepaalde in grote mate haar wereldbeeld.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.Она родилась в 1880-х, и опыт рабства во многом сформировал её жизненные взгляды.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.היא נולדה בסביבות 1880 והחוויה של העבדות עיצבה במידה רבה את השקפתה על העולם.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.وولدت هي في فترة ١٨٨٠ وتجربة العبودية بصفةٍ خاصة شكّلت الطريقة التي من خلالها نظرت إلى العالم.
1880'lerde doğmuştu ve kölelikten gelmek onun dünyaya bakışını şekillendirmişti.奴隷だったことの経験が 祖母の世の中の見方の大部分を 形づくりました 祖母は厳しくも 愛情あふれる人でした
1: Dikey, Sabit Bakış Açısı1 & #160;: vertical, point de vue fixe
1: Dikey, Sabit Bakış Açısı1: Dọc, Điểm nhìn cố định
1: Dikey, Sabit Bakış Açısı1: függőleges, rögzített nézőponttal
1: Dikey, Sabit Bakış Açısı1: Lodret, fast synsvinkel
1: Dikey, Sabit Bakış Açısı1: Navpično, fiksna točka gledanja