bakış ile cümle
bakış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yeni bakış açıları ve yeni anlatım tarzları denerler.Kijk Uit krijgt nieuwe gezichten en nieuw format
Michael soğuk ve sinirli bir bakışla ona bakar.Weegee staat vooral bekend om zijn koude en starre blik.
Bilimsel olarak var olma yapısı birinci bakış açısıdır.Het eerste deelgebied is de wetenschappelijke invalshoek.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devrine Umumî Bir Bakış".De Spelen in Peking zullen ongetwijfeld lekkerder smaken."
Marksist bakış açısıyla ortaya çıkmıştır.Zijn marxistische achtergrond zwoer hij af.
Bu bakışından hoşlanmadım.Ik houd van die aanpak.
Ancak psikanaliz kadın bakışından yeniden değerlendirilmeye sokulmalıdır.De monoloog laat de mentale aftakeling van de vrouw zien.
Familyanın iki türü ilk bakışta birbirlerine pek benzemiyor olsalar da, birçok ortak özellikleri vardır.Hoewel deze twee soorten op het eerste gezicht niet op elkaar lijken, delen ze een aantal unieke kenmerken.
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.Janet ziet dit met lede ogen aan.
Antropozofinin mukadderata bu bakış açısı neo-spiritüalist bakış açısına çok yakındır.De embryologie en het begrip neotenie spelen in deze antroposofische benadering een grote rol.
Bolşeviklerin Kurucu Meclise bakışları 1917 yılında şekillenir.De positie van de bolsjewieken over Grondwetgevende Vergadering veranderde tijdens het jaar 1917.
Bunları kadının bakış açısıyla anlatıyor.Dat alles voor de ogen van zijn vrouw.
Öykü, Persues’un bakış açısından anlatılır.Het verhaal wordt geheel verteld vanuit het ik-perspectief.
“Bakış, aklın Dışında.”'Uit het hoofd, uit het hart'.
Ekonomiye genel bakış: Guadalup ekonomisi tarım, turizm, hafif sanayi ve hizmet sektörüne dayanır.Guadeloupe leeft van akkerbouw, toerisme, lichte industrie en dienstverlening.
Ekonomiye genel bakış: Ekonomik aktivitesi ticari balıkçılıkla sınırlıdır.De langsnuitpijlstaartrog is voor de visserij van beperkt commercieel belang.
Yarına Bakış.Over morgen.
Yere bakışı göğe bakışından daha uzun sürerdi.Het bovenaanzicht komt zo boven het vooraanzicht te liggen.
Hâkim bakışlı, madenî mavi gözleri kapandı.Blauwachtige stenen bedekten de ogen van de baby.
İlk bakışta, evin çoktan kaybolduğunu gördüm.Bij de eerste aanblik, zag ik al dat het huis verloren was.
Eski esirlere yönelik olumsuz bakışlar savaş yıllarında da mevcuttu.Represje wobec byłych jeńców były stosowane już w latach wojny.
Red Dead Revolver, üçüncü şahıs bakış açısından oynanmaktadır.Strzelaniny w Red Dead Redemption, tak jak cała gra, prowadzone są z użyciem widoku z trzeciej osoby.
Yeni Bakış.Nowe spojrzenie .
Bakışa bakış, göze göz, dişe diş isteyelim!Oko za oko, ząb za ząb.
Feministlerin bakış açısıyla ortaya çıkmıştır.Deklarowała poglądy feministyczne.
Ve o bakışın peşinden gittik."To właśnie czuję patrząc na ciebie."
Alan Kurdi'nin fotoğrafı Avrupa ülkelerinde mültecilere bakış konusunda bir değişikliğe yol açtı.Fala imigracji spoza Europy zmieniła wizerunek kraju.
Erişim tarihi: 25 March 2014. ^ "Belirli Bir Bakış 2014 Awards".Wolność Kocham i Rozumiem Opole 2014 – wyniki oglądalności 51.
Mirror's Edge'de oyuncular, Faith adlı ana karakteri, birinci şahıs bakış açısıyla kontrol etmektedir.Gracz kontroluje główną bohaterkę – Faith – z perspektywy pierwszej osoby.
Catherine'in bakış açısından yazılan şarkıda ana karakter Heathcliff'ten içeri girmesine izin vermesini ister.Utwór śpiewany jest z perspektywy Cathy, która stoi pod oknem Heathcliffa prosząc go by ją wpuścił do środka.
Ölçüm teorisinin bakış açısından,tüm Liouville sayıları Lin kümesi küçüktür.Poniżej wykażemy, że każda liczba Liouville’a jest przestępna.
Dünya'dan bakış açısıyla M18, Omega Bulutsusu ve Yay yıldız bulutu (M24) arasında bulunmaktadır.Usytuowana jest pomiędzy Mgławicą Omega (M17) a chmurą gwiezdną M24.
İran'daki Türkiye algılaması: çakışan ve çelişen beklentiler ve bakış açıları.Rusini-Ukraińcy na Podlaszu – fakty i kontrowersje.
Hatta ilk bakışta kolay bir uğraştır.To była miłość od pierwszego wejrzenia.
Life Is Strange 3. bakış açısından oynanan sinematik bir oyundur.Gra stanowi wersję demonstracyjną Life is Strange 2.
Törene kuş bakışı görüntü.Widok z lotu ptaka.
Bilhassa Madam X'in bakışları yapıtın en etkileyici unsurunu oluşturur.Recenzje Madame X były dla twórców zaskakująco negatywne.
Çoğulcu bakış açısı Montesquieu ve Locke'a dayandırılır.Propagował idee Locke'a i Monteskiusza.
Dış dünyayı nesnel bir bakışla anlatır.Patrząc na świat smutnymi oczyma.
"Patriklik Anılarım" isimli kitabında dönem içerisinde yaşanan olayları kendi bakış açısıyla anlattı.W Liber visionum opisuje m.in. wizje, które miał w zwrotnych momentach swego życia.
Lemaître, Papa’nın ifade ettiğinden farklı bir bakış açısına sahipti.Nauczyciel jednak wskazał mu inną drogę od tej, której spodziewał się Papaji.
Ama eleştirmenlerin ve izleyicilerin filme olan bakışı zaman içinde çok değişti.Opinie krytyków i widzów w okresie wydania filmu, jak i późniejszych latach były rozbieżne.
Az miktardaki diğer kaynakların Nero hakkındaki bilgileri sınırlı ve değişik bakış açılarına sahiptir.En handfull andra källor ger också ett begränsat och varierat perspektiv på Nero.
15e ^ Hubble'ın orijinal makalesi Hubble 1929; erişilebilir bir genel bakış için Singh 2004, ch.15e ^ Hubbles ursprungliga artikel är Hubble 1929; en tillgänglig översikt ges i Singh 2004, kap.
Akımın adının da bu bakış açısından geldiği sanılmaktadır.Naturligtvis kommer du att tro att det var därifrån jag fick mitt namn.
Neden bize bu derin bakışları verdin?Varför håller ni på med den här hanteringen?
Herodot Sözdilimine Pragmatik Bir Bakış Açısı.Gudstron är därför pragmatiskt sann.
Hiç kimse onun bakışlarının altında gerçekten ne düşündüğünü bilemez.Det var alltså ingen som visste hur de såg ut på riktigt.
Alışılmadık nesneler her zaman şekil sabitliği kurallarına uymaz ve bakış açısı değiştiğinde değişebilirler.Okända föremål däremot, följer inte alltid regeln om formkonstant och kan lättare ändra aktuellt perspektiv.
Salt tasarım kademe kademe geliştirilmiş veya ( belli bir bakış açısına bağlı olarak)darmadağındır.Ha (alla, många) trumf på hand – Att ha fördel eller övertag.
Fiziksel olarak ilk bakışta oğullarına benzer.Sås-djuret liknar sin son till utseendet.
Fakat Willow sadece şaşkın bakışlarla ona bakar.Adolf ser på henne med förtjust blick medan hon betraktar honom med något nedsättande blick.
Dış dünyayı nesnel bir bakışla anlatır.FRA – med koll på omvärlden.
Cami'ye uzaktan bakış.För andra betydelser, se Cami.
Vücut bilateral (iki yanlı bakışımlı) simetriktir.Den är bilateralt symmetrisk (drabbar båda sidor lika mycket).
Dünyaya gerekirciliğin bakış açısıyla bakmak, farklı yorumlarla ortaya çıkmıştır.Hur vi ser på vår omvärld samt vår förståelse för diverse begrepp.
Tahtta hak talep eden tek bakış açısı karakteridir.Denna skatt är också den enda skatt man anser legitim.
Dış riskler başka bir bakış açısı ile bakmayı gerektirir.Tittarna har därmed fått möjlighet att se frågan ur en annan vinkel.
Bakış açılarını değiştirmeyi başarabildim mi?Förändring av missionssynen?
Küresel Bakış Açısına Göre Ahlaki Sorunlar.Kan man argumentera på ett meningsfullt sätt om moralfrågor?