bakış ile cümle
bakış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O bakışı daha önce gördüm.I've seen that look before.
Bu size benzersiz bir bakış açısı kazandırır.It gives you a unique perspective.
Sanırım bakış açınızı kaybettiniz.I think you've lost your perspective.
Tom'un gözlerinde terör bakışını gördüm.I saw the look of terror in Tom's eyes.
Tom farklı bir bakış açısına sahip gibi görünüyor.Tom seems to have a different point to view.
İlk bakışta görülebilenden daha çok ortak yönümüz var.We have more in common than can be seen at first sight.
Bizim halkların ilk bakışta görülebilenden daha çok ortak yönleri var.Our peoples have more in common than can be seen at first sight.
Tom Mary'nin bakış açısını anlamadı.Tom didn't understand Mary's point of view.
Farklı bakış noktalarımız var.We have different points of view.
Tom'un sana bakış tarzını gördün mü?Did you see the way Tom looked at you?
Senin bakışına göre en zor dil nedir?What is the hardest language, in your view?
İlk bakışta onu beğenmedi.He disliked her at first glance.
Biz uzun zaman önce genel bakışı kaybetmiştik.We had lost the overview a long time ago.
İlk bakışta, Tom'un önerisi mümkün görünüyordu.At first blush, Tom's suggestion seemed feasible.
Tom dik dik bakışını indirdi.Tom lowered his gaze.
Senin gerçekliğe bakışın fazla maddeci.Your view of reality is too materialistic.
Tom'un bana bakış tarzı çok güzeldi, ben sadece "hayır" diyemedim.The way Tom looked at me was so adorable, I just couldn't say "no."
Bana gelince, ben sizin bakış açınıza itiraz etmiyorum.As for me, I don't object to your point of view.
O onun güzel bakışlarından büyülendi.He was dazzled by her good looks.
Tom Mary'nin güzel bakışlarından büyülendi.Tom was dazzled by Mary's good looks.
Gerçeklik sadece bir bakış açısıdır.Reality is just a point of view.
Herkesin kendi bakış açısı vardır.Everyone has their own point of view.
O bir bakışta durumu kavradı.He took in the situation at a glance.
Onların bakış açısını görüyorum.I see their point.
Bize bakış açını verebilir misin?Can you give us your point of view?
Juno Jüpiter'in kutuplarında ilk yakın bakışı sağlayacak.Juno will provide the first close look at Jupiter's poles.
O onun dik dik bakışından sakındı.He avoided her gaze.
O bir tebessüm mü yoksa arzulu bir bakış mı?Is that a smile or a leer?
Benim bakış açım sizinkine benzer.My perspective is similar to yours.
Mary sadece onun bakışını düşünür.Mary only thinks about her looks.
Tom'un bakış açısını anladım.I understood Tom's point of view.
Benim bakış açımdan işler iyi gidiyor.Things are going well from my perspective.
Tom farklı bir bakış açısı sundu.Tom offered a different perspective.
Bakış açınızı takdir ediyorum.I appreciate your point of view.
Tom bana anlamlı bir bakış attı.Tom gave me a meaningful look.
Dünyayı çok komünist bir bakış açısından görüyor.He sees the world from a very communist point of view.
Evlilik hayattaki bakış açınızı nasıl değiştirdi?How has marriage changed your perspective in life?
Liberalizmin uluslararası ilişkilere bakışı farklıdır.Liberalism has a different approach to international relations.
Onun yüzündeki o bakışı unutamam.I can't forget that look on her face.
Bunu benim bakış açısından görmeye çalışın.Try to see it from my point of view.
Bunu onun bakış açısından görmeye çalışın.Try to see it from his point of view.
Bunu onun bakış açısından görmeye çalış.Try to see it from her point of view.
Bunu onların bakış açısından görmeye çalışın.Try to see it from their point of view.
Onu Tom'un bakış açısından görmeye çalışın.Try to see it from Tom's point of view.
Ona Tom'un bakış açısından bakmaya çalışın.Try to look at it from Tom's point of view.
Seni sadece bakışlarımdan biri ile öldüreceğim.I will assassinate you with only one of my looks.
Benim bakış açımdan, eylemi göremiyorum.From my vantage point, I can't see the action.
Tom ve ben bakıştık.Tom and I exchanged glances.
Tom'la bakıştık.Tom and I exchanged looks.
Davetkar bakışların var.You have bedroom eyes.
Baştan çıkarıcı bakışların var.You have bedroom eyes.
Tom'un Mary'ye bakış biçimini gördüm.I've seen the way Tom looks at Mary.
Tom bana komik bir bakış attı.Tom gave me a funny look.
Roman, kahramanın köpeğinin bakış açısıyla yazılmıştır.The novel is written from the perspective of the protagonist's dog.
Sami bakışlarını Leyla'dan uzaklaştırdı.Sami looked away from Layla.
Sami'nin tüyler ürpertici bir bakışı vardı.Sami had a creepy look.
Olaylara bakışımız tamamen farklı.Your way of thinking and mine are completely different.
Soru ilk bakışta basit görünüyor.At first glance, the question seems simple.
Bakış açımızı değiştirmeliyiz.We have to change our point of view.
Onun fikir ve düşünceleri hayata bakış açımı değiştirdi.His opinions and ideas changed my perspective on life.