Bu takdimde bahsetmediğim konulardan biri de, siz büyüdükçe, sistematik olarak hayatın hızı da yavaşlar.En af de ting jeg ikke sagde i introduktionen var at hastigheden på liv aftager når man bliver større.
Bu takdimde bahsetmediğim konulardan biri de, siz büyüdükçe, sistematik olarak hayatın hızı da yavaşlar.Jednu vec som v úvode nezdôraznil a to, že tempo života systematicky klesá čím ste väčší.
Bu takdimde bahsetmediğim konulardan biri de, siz büyüdükçe, sistematik olarak hayatın hızı da yavaşlar.제가 소개말에서 강조하지 않은 것 중 하나는 생명의 속도는 성장할수록 단계적으로 감소한다는 것입니다
Bu takdimde bahsetmediğim konulardan biri de, siz büyüdükçe, sistematik olarak hayatın hızı da yavaşlar.W tym wprowadzeniu nie podkreśliłem jeszcze, że systemowo, tempo życia maleje ze wzrostem organizmu.
Bu takdimde bahsetmediğim konulardan biri de, siz büyüdükçe, sistematik olarak hayatın hızı da yavaşlar.אחד הדברים שלא הדגשתי בהקדמה היה שבאופן שיטתי, הקצב של החיים יורד ככל שהגודל עולה.
Bu takdimde bahsetmediğim konulardan biri de, siz büyüdükçe, sistematik olarak hayatın hızı da yavaşlar.生命のペースというのは 体系的に 大きくなるにつれてゆっくりになります 心拍は遅くなり 寿命が長くなります
Bu tip sorunun uygulamalarına girmek istemiyorum, çünkü bu uygulamalardan bahsetmek de ipucu verir. - -Nu as vrea sa intru in toate aplicatiile acestei probleme pentru ca tocmai asa v-as putea da un indiciu.
Bu tip sorunun uygulamalarına girmek istemiyorum, çünkü bu uygulamalardan bahsetmek de ipucu verir. -O sea que para que lo sepáis, esto no es sólo por diversión,
Bu tip sorunun uygulamalarına girmek istemiyorum, çünkü bu uygulamalardan bahsetmek de ipucu verir. - -Не искам да навлизам във възможните приложения на такава задача, защото това би било подсказка
Bu tip sorunun uygulamalarına girmek istemiyorum, çünkü bu uygulamalardan bahsetmek de ipucu verir. -実際に活用できる論理です。 活用できる問題自体がヒントになりますが、
Bu videoda bu yöntemin niye işe yaradığından bahsetmek istiyorum. -이번시간에는 이러한 방법이 왜 일어났는지 대하여 조금 더 알아볼 것입니다
Bu videoda bu yöntemin niye işe yaradığından bahsetmek istiyorum. -في هذا العرض اود ان اناقش قليلاً عن سبب نجاح هذا
Bu videoda iki boyuttayken neler olabileceğinden bahsetmek istiyorum제가 이 강의에서 말씀드리고 싶은 점은 2차원에서의 운동에 관해서 입니다.
Bu videoda iki boyuttayken neler olabileceğinden bahsetmek istiyorumVšechny problémy, kterými, jsme se dosud zabývali se v podstatě odehrávaly v jedné dimenzi.
Bu videoda iki boyuttayken neler olabileceğinden bahsetmek istiyorumבסירטון זה, נדבר על מה שקורה בשני מימדים,
Bu videoda iki boyuttayken neler olabileceğinden bahsetmek istiyorumماأريد أن أقوله في هذا الفيديو هو ما الذي سيحدث حينما يكون هناك بعدين
Bu videoda levha tektoniğinden biraz bahsetmek istiyorumIn diesem Video will ich über Plattentektonik sprechen.
Bu videoda levha tektoniğinden biraz bahsetmek istiyorumLo que quiero hacer en este vídeo es hablar sobre tectónica de placas.
Bu videoda levha tektoniğinden biraz bahsetmek istiyorumУ цьому відеоролику я хочу поговорити про тектонічні плити.
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.Dans cette vidéo je vais vous parler du nombre i, que l'on appelle parfois l'unité imaginaire.
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.en este video, te quiero introducirte al numero i el cual es a veces llamado el imaginario, unidad imaginaria
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.이 비디오에서 저는 여러분께 i라는 수를 소개시켜주고자 해요. 이 수는 때론 허수라고 불리기도 해요.
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.In deze video wil ik getal i introduceren, wat soms de imaginaire eenheid wordt genoemd.
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.In questo video voglio farti conoscere il numero i, che a volte viene chiamato immaginario, unità immaginaria.
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.,i בוידיאו הזה, אני רוכצה להכיר אותכם למספר .שלפעמים קוראים לו היחידה, היחידה הדמיונית
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.V tomto videu vám chci představit číslo "i", které je někdy nazýváno imaginární jednotkou.
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.W tym filmie chcę przedstawić wam liczbę "i", która jest nazywana jednostkš urojonš.
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.في هذا العرض، سوف اعرفكم على العدد س وهو ما يسمى احياناً بالوحدة الوهمية
Bu videoda, size sanal birim diye adlandırılan i sayısından bahsetmek istiyorum.虚数、虚数単位と呼ばれることがあります。 完全に理解するのは、少し難しいかもしれません。
Bu yüklü parçacıklardan bahsetmemin sebebiA to je vše, vlastně jsme ještě přímo nepozorovali objekty v Oortově oblaku, myslíme si, že tam jsou.
Bu yüklü parçacıklardan bahsetmemin sebebi Güneş'ten yüksek hızlarla gelen bu parçacıklarEstas são apenas partículas altamente energéticas que vêm até nós, a altas velocidades, desde o Sol.
Bu yüklü parçacıklardan bahsetmemin sebebi너무 오랬동안 얘기했군요, 하지만 이 이야기를 한 이유는
Bu yüklü parçacıklardan bahsetmemin sebebiІ ви можете собі уявити, що не дуже корисно залишатися в цій частині надовго.
Bu yüklü parçacıklardan bahsetmemin sebebiלהיות שם יותר מדי זמן, אבל הסיבה שאני מדבר על זה
Bu yüklü parçacıklardan bahsetmemin sebebi太陽の表面から、とてつもない速さで出ている この電気をおびた粒子、
Bu yüzden maddenin dördüncü halinden biraz bahsetmenin iyi olacağını düşündüm.Also dachte ich, dass ich zumindest auf diese vierte Phase eingehen sollte.
Bu yüzden maddenin dördüncü halinden biraz bahsetmenin iyi olacağını düşündüm.이참에 물질의 네번째 상태라고 할 수 있는
Bu yüzden maddenin dördüncü halinden biraz bahsetmenin iyi olacağını düşündüm.Takže jsem se rozhodl, že se o čtvrtém skupenství alespoň zmíním.
Bu yüzden onun yerine başka birinden bahsetmeye karar verdim.그래서 저 말고 다른 인물에 대해 이야기하려고 합니다. 제 생각에 지난 20년 동안 이 분 만큼
Bu yüzden onun yerine başka birinden bahsetmeye karar verdim.Jadi saya putuskan, saya mau berbicara tentang seseorang yang
Bu yüzden onun yerine başka birinden bahsetmeye karar verdim.אז במקום לדבר על הספר, החלטתי לדבר על אדם שאני חושב שעשה למען האושר של האמריקאים
Bu yüzden onun yerine başka birinden bahsetmeye karar verdim.لذلك قررت بدلا من ذلك أن أتحدث عن الشخص الذي في إعتقادي جعل كل الأمريكيين سعداء
Bu yüzden onun yerine başka birinden bahsetmeye karar verdim.過去20年間で、他の誰よりも アメリカ人の幸福に貢献した人のお話をします
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Când le-am vorbit enoriașilor mei despre Dumnezeu și tsunami, nu le puteam oferi niciun răspuns.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Cuando me pare para hablar a mi gente sobre Dios y el tsunami, no tenía respuestas para ofrecerles.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Khi tôi đứng lên nói với đồng bào mình về Chúa và cơn sóng thần, Tôi không có câu trả lời cho họ.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Kiedy stanąłem przed moimi wiernymi, by mówić o Bogu i tsunami, nie miałem dla nich żadnych odpowiedzi.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.제가 하나님과 쯔나미에 대해 저희 교인들에게 설교하려고 섰을 때, 저에게는 그들에게 제공할 답이 없었습니다.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Quando mi misi in piedi a parlare alla mia gente di Dio e dello Tsunami, non avevo risposte da offrire loro.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Toen ik opstond om mijn mensen toe te spreken over God en de tsunami, had ik ze geen antwoorden te bieden.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Όταν σηκώθηκα να μιλήσω στους ανθρώπους μου για το Θεό και το τσουνάμι, δεν είχα απαντήσεις να τους δώσω.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.Когато се изправя да говоря на нашите хора за Бог и цунамито не им предлагам отговори.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.כשפניתי לדבר עם הקהילה שלי על אלוהים והצונמי, לא היו לי תשובות להציע להם.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.عندما وقفت كي أتحدث إلى المصلين عن الرب وتسونامي, لم يكن لدي إجابات أقدمها لهم.
Cemaatimin karşısında, Tanrı ve tsunamiden bahsetmek için ayağa kalktığımda onlara verecek bir cevabım olmadı.私には答えはありませんでした 聖書に裏付けられた説得力がある信仰なんてありません
Cidden, bahsetmeye değmez.En serio, no vale la pena comentarlo.
Cidden, bahsetmeye değmez.Naprawdę, nie warto wspominać.
Çoğu ülke, farklı özelliklerden bahsetmektedir.Diversi paesi menzionano una varietà di altri aspetti.
Çoğu ülke, farklı özelliklerden bahsetmektedir.Elaborarea unui raport naţional referitor la învăţământul superior
Çoğu ülke, farklı özelliklerden bahsetmektedir.Inne placówki kształcce nauczycieli