Ana içeriğe geç
Sözlük

bahsetme ile cümle

bahsetme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tara, "gerçek yüzü"nden bahsetmektedir.Patriciu rămâne cu "Adevărul"”.
Tom'un amacı Mary'ye partiden bahsetmekti.Scopul lui Tom a fost să-i spună Mariei despre petrecere.
Tom telefonda ondan bahsetmek istemedi.Tom nu a vrut să vorbească despre asta la telefon.
Tom'a kitaptan bahsetmek istiyorum.Vreau să îi spun Tom despre carte.
Okuldan bahsetmek istemiyorum.Nu vreau să vorbesc despre școală.
Kendimden bahsetmek istemiyorum.Nu vreau să vorbesc despre mine.
Bana ondan bahsetmek ister misin?Vrei să-mi zici despre asta?
Onlara kendimden bahsetmek zorundaydım.A trebuit să le spun despre mine.
O, ona cinsel yaşamından bahsetmeni istemiyor.El nu vrea să vorbești despre viața ta sexuală cu el.
Batman'de ona engellemeye çalışmaktan bahsetmediğini söyler.Szerinte Batmant nem fogják rendőrök megállítani.
Günümüze gelindiğinde Brian, psikiyatristine bu deneyiminden bahsetmektedir.A történet a jelenben folytatódik, ahol kiderül, hogy a történetet Brian meséli el a pszichológusának.
Gibbs, neredeyse kimseye özel hayatından bahsetmez.Day-Lewis ritkán beszél magánéletéről a nyilvánosság előtt.
Paganların sayısı hakkında kesin bir figürden bahsetmek oldukça zordur.A gyakorló buddhisták pontos számát országonként meghatározni nagyon nehéz.
Bu şarkı grubun eroin bağımlılığından bahsetmekte.A dal a kokain használatról szólt.
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.Pojan osuuden asiaan hän tietenkin unohtaa.
Gibbs, neredeyse kimseye özel hayatından bahsetmez.Flowers ei anna juurikaan tietoja yksityiselämästään julkisuuteen.
Başka atomlarla etkileşmeyen bir atomun büyüklüğünden bahsetmek anlamsızdır.Niissä ei ole typpi­atomiin sitoutunutta vety­atomia.
Doktor, ayrıca rejenerasyondan bahsetmek üzereyken konuyu hemen değiştirmiştir.Valtakunnan rajojen muuttuessa myös teemajakoa muutettiin.
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.Sävellyksistä yksikään ei ollut Colbrania varten.
O, John'a kazadan bahsetmedi.Hän ei kertonut Johnille onnettomuudesta.
Bugün, modern toplumda sporun öneminden bahsetmeyi planlıyorum.Tänään aikomukseni on puhua urheilun merkityksestä nyky-yhteiskunnassa.
Planımızdan kimseye bahsetme.Älä kerro kenellekään suunnitelmistamme.
Ancak, Hipokrat pnömoniden "eski uygarlıkların adlandırdığı" bir hastalık olarak bahsetmektedir.Ωστόσο, ο Ιπποκράτης αναφέρθηκε στην πνευμονία ως ασθένεια «που πήρε το όνομά της από τους αρχαίους».
Mektubun yazarı böbreğin diğer kısmını kızartıp yediğinden bahsetmektedir.Αυτός που έγραψε το γράμμα ισχυρίζεται πως είχε τηγανίσει και φάει το άλλο νεφρό.
Şiirlerinde meleklerden değişik şekillerde bahsetmektedir.Μέσα στο ποίημα περιγράφεται με διάφορους όρους.
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.Κανένας δεν υποστήριξε τον Γέλτσιν.
İletişimden bahsetmektedirler.Σπούδασε Επικοινωνίες.
Kadın, bu konudan hiç bahsetmez.Οι άνθρωποι δεν σταματούν να μιλάνε για εκείνη.
Mantığa aykırı olarak Yunan kaynakları onun hepsinden bahsetmez.Όλοι ελληνικής υπηκοότητας,εκτός αν αναφέρεται διαφορετικά.
Ayrıca yeni Inventing ve Sculpting hobilerinden de bahsetmek gerekli.Σποραδικά επίσης εξεδίδοντο βιβλία περί πνευματισμού και υπνωτισμού.
Gibbs, neredeyse kimseye özel hayatından bahsetmez.Ο Ντέι Λιούις σπάνια μιλάει δημόσια για την προσωπική του ζωή.
Aslında uzun zamandır niyetliydim ama… pekala daha yapılmamış şeylerden bahsetmenin anlamı yok.Για πολύ καιρό σκεφτόμουν 'Λοιπόν, απλά δεν πρόκειται να συμβεί'.
Tom'un Mary'ye ne yaptığımızdan bahsetmesini istemiyorum.Δε θέλω τον Θωμά να πει στη Μαίρη για τι κάναμε.
Gibbs, neredeyse kimseye özel hayatından bahsetmez.Ziva taler sjældent om sit personlige liv.
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.Til gengæld lover hun at skænke barnet til Gud.
Victor çocukluğundan bahsetmekle başlar.Patrick snakker om hans barndom.
Ancak, Hipokrat pnömoniden "eski uygarlıkların adlandırdığı" bir hastalık olarak bahsetmektedir.Hippokrates henviste dog til lungebetændelse som en sygdom, der var "navngivet af forfædrene".
Çok eski bir Japon efsanesi de kıyıya vuran kürek balıklarının deprem habercisi olduğundan bahsetmektedir.Gamle historier fortæller om at der skulle være en pirat skat skjult på øen.
Kadın, bu konudan hiç bahsetmez.Hun har aldrig selv udtalt sig om dette.
King ülkenin politik ve ekonomik yaşamında gereksinim duyulan köklü değişikliklerden bahsetmeye başladı.King begynte å bli talsmann for behovet for grunnleggende endringer i det politiske og økonomiske livet i USA.
Gibbs, neredeyse kimseye özel hayatından bahsetmez.Day-Lewis uttaler seg sjelden offentlig om sitt personlige liv.
Bu zamanda yaptıklarından sonrasında hiç bahsetmedi.Noenganger selv ikke etter at det har skjedd.
Kız kardeşleri ise hemen eve dönerler ve hiç kimseye olanlardan bahsetmezler.Dave tar med seg urnen hjem, men snakker aldri om den til noen.
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.Det var ikke nevnt noe om posisjonen til Vilhelm av Oranien.
İletişimden bahsetmektedirler.Faget handler om kommunikasjon.
Ancak İoannes, Monofizitizmi desteklediğinden de bahsetmemektedir.Namun Ioannis tidak menyebutkan dukungan Monofisitismenya.
Mantığa aykırı olarak Yunan kaynakları onun hepsinden bahsetmez.Sebaliknya, sumber-sumber Yunani tak menyebutkannya secara keseluruhan.
Gibbs, neredeyse kimseye özel hayatından bahsetmez.Ziva hampir tidak pernah membicarakan kehidupan pribadinya.
Ancak, Hipokrat pnömoniden "eski uygarlıkların adlandırdığı" bir hastalık olarak bahsetmektedir.Namun, Hippocrates menyebut pneumonia sebagai penyakit "dinamai di zaman kuno."
Plutarkhos, daha sonra Appian'ın hiç bahsetmediği bir ayrıntıyı anlatır.Plutarkhos lalu menjabarkan rincian konflik yang tak disebutkan dalam sejarah Appianos.
Aydın kesim de kadın haklarından bahsetmeye başladı.Ia bahkan mulai menulis artikel mengenai hak-hak perempuan.
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.Dia berdoa kepada Allah agar dikaruniai anak.
J, Şilo rahipliğiyle bağdaştırılan Buluşma Çadırından veya Nehuştan'dan hiç bahsetmemektedir.J tidak pernah menyebut-nyebut Kemah Pertemuan atau Nehustan yang terkait dengan imamat Silo.
Son olarak Sigmund Freud'dan bahsetmek gerekir.Konsep ini dirumuskan oleh Sigmund Freud.
30 Rock adlı dizi, Fey'in Saturday Night Live adlı programdaki tecrübelerinden bahsetmektedir.Komedi situasi 30 Rock diciptakannya berdasarkan pengalamannya di Saturday Night Live.
Mektubun yazarı böbreğin diğer kısmını kızartıp yediğinden bahsetmektedir.Penulis surat tersebut menyatakan bahwa ia telah "menggoreng dan memakan" separo ginjal yang hilang.
Film Robert Kennedy'nin ölümünden bahsetmektedir.Film ini disutradarai oleh Robert Ronny.
Basamaklar uyuşturuculardan ve uyuşturucu kullanımından bahsetmez.Moh Madat: tidak mau memakai narkoba dan sejenisnya.
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.Konstitusi tidak secara eksplisit membahas orientasi seksual atau identitas gender.
Nihongi'nin aksine, Kojiki resmi bir tarihten bahsetmez.Tidak seperti Nihonshoki, Kojiki bukan buku sejarah resmi (Seishi) yang ditulis untuk kaisar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod