Eşine ise fikirlerinden bahsetmez.Dia bahkan tidak mau melirik istrinya.
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.Chẳng ai hỏi Vaughan về việc đó.
King ülkenin politik ve ekonomik yaşamında gereksinim duyulan köklü değişikliklerden bahsetmeye başladı.King cũng nói về sự cần thiết phải có thay đổi tận gốc rễ đời sống kinh tế và chính trị của Hoa Kỳ.
Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler.Lưu thị đem hoàng tử về, nuôi làm con và cấm không ai được nói chuyện này ra.
I Did It Again" şarkısından bahsetmektedir.Tiêu đề của bài hát được cho là "Once Again".
Yine de anksiyeteden sadece patolojik bir durummuş gibi bahsetmek yanlış olur.Tuy nhiên, nó không phải là nhầm lẫn như một sự xuất hiện của bệnh bạch tạng.
Bununla birlikte namazdan bahsetmesi ilginçtir.SALAT là việc cầu nguyện.
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.Litva không công nhận hôn nhân đồng giới hoặc quan hệ đối tác dân sự.
Ayrıca yeni Inventing ve Sculpting hobilerinden de bahsetmek gerekli.Các công trình mới về các chủ đề tâm linh và sách giáo khoa cũng được lưu hành.
(O döneme ait yabancı kaynaklar da benzer rakamlardan bahsetmektedirler).せつらの口添えがある場合は健診などとして受けることもある)。
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.パキスタンの憲法には、性的指向や性同一性については特に言及していない。
Daniken çömlekçiyi ziyaret etmiş ve taşları kendi incelemiştir, ancak bu olaydan kitabında bahsetmemiştir.フォン・デニケンは、その陶工を訪れ、そしてみずから石を調べたが、しかし彼は本の中でこれに言及しなかった。
Ancak bunu söylerken atlı arabanın çatısında bir cesedin bulunduğundan bahsetmemektedir.しかし、車の屋根の上にYがいることに気づかなかった。
Diğer bir deyişle, merkez bankasının bağımsızlığından ziyade, özerkliğinden bahsetmek yerinde olacaktır.もっとも、これは中央銀行の独立性に反するとも言える。
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.「スヴェンの話を聞いている者はいなかった。
Doktor, ayrıca rejenerasyondan bahsetmek üzereyken konuyu hemen değiştirmiştir.こうした状況はカロリング期になると俄かに変化した。
Eşine ise fikirlerinden bahsetmez.妻にもその事実を打ち明けていない。
Batman'de ona engellemeye çalışmaktan bahsetmediğini söyler.マーティンは、働くことをやめるつもりはないと述べた。
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.彼女も登場の理由については作中で語られていない。
Ancak mahallede yerleşim olmadığı için ekonomiden bahsetmek doğru olmaz.住居の建設ができないため、この地域に住むことはできない。
Dolayısıyla bir autopoietik sistem olarak iletişim sisteminden bahsetmek gerekir.ゆえに循環的電子伝達系と呼ばれるのである。
Kadın, bu konudan hiç bahsetmez.彼女は決してそんなことは言わなかった。
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.同樣亦沒有為他誕下任何子女。
Eşine ise fikirlerinden bahsetmez.她沒有把自己的意見告訴其夫。
Bunun için koşma dahil birçok nazım (dizem) biçiminde belli bir hece sayısından bahsetmek imkânsızdır.在非英聯邦國家中,其實不少的國家元首都有相似的致辭。
Bununla birlikte namazdan bahsetmesi ilginçtir.對祈抱有好感。
Bu zamanda yaptıklarından sonrasında hiç bahsetmedi.事后她没有说什么。
Kaptan Amerika bellekten bahsetmez.美國於是不再與他談經援的事情。
Malzemelere bir şey olursa başımız belaya girer, kimseye bahsetme, seni de alırlar." diye uyarmıştır.如果我拥有自己的公司,每个人都听我的话,也不会惹上麻烦请律师”。
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.斯里兰卡家庭法不承认同性婚姻或同性民事结合。
Son olarak Sigmund Freud'dan bahsetmek gerekir.這一概念最初由西格蒙德·弗洛伊德提出。
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.파키스탄 헌법은 성적 취향이나 성 정체성을 구체적으로 언급하지 않다.
(O döneme ait yabancı kaynaklar da benzer rakamlardan bahsetmektedirler).제우스의 완전한 힘은 "마치 하늘과 땅이 만나는 것과 같았다(it seemed even as if Earth and wide Heaven above came together)".
Bu yüzden, kendisine bir evlat bahşetmesi için Tanrı'ya dua etti.여기에서는 하나님이 자기 아들을 보내셨다고 말한다.
Aynı sebepten dolayı çocuğun varlığından da bahsetmez.또한 같은 이유로 이벤트도 실시하지 않게 되었다.
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.'일전에 링고가 말한 게 있지 않았나.'
Badıllı Aşireti’nin tarihine ışık tutmaktadır Bu fermandan kısaca bahsetmek istiyorum.단식 승강장은 역사의 마쓰오 방면으로 끊겨 있어, 여기를 통해 이 측선이 뻗어 있다.
I Did It Again" şarkısından bahsetmektedir.ידוע בזכות השיר "See You Again".
Her iki örgüt de KNB'nin ajanları tarafından işkence kullanılmasından bahsetmektedir.שני הארגונים מציינים את השימוש הנפוץ בעינויים על ידי סוכני MHM.
Yüreklerinin sesini dinleyip bebeği sahiplenmeye ve bundan kimseye bahsetmemeye karar verirler.ויחזק לבבם, ויאמצם ויחזקם, שלא לשמוע לדברי הגזרות ולא ימוג לבבם.
Şarkıda Madonna siyasi ve dini görüşlerden bahsetmektedir.מבחינה לירית השיר מדבר על התפיסה הפוליטית והדתית של מדונה.
İletişimden bahsetmektedirler.האם המדובר בקשר.
Bu durumdan müziğin ritmine kaptırmak olarak bahsetmektedirler.לא כך, המוזיקה חייבת לבטא תימהון רב יותר.
Plutarkhos, daha sonra Appian'ın hiç bahsetmediği bir ayrıntıyı anlatır.Плутарх след това продължава с подробности за конфликт, който не е описан в историята на Апиан.
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.Никой не подозира замисъла на Солерно.
Bu sayfada Carmen opera oyunundan bahsetmektedir.Тази статия е за оперната ария.
Philostorgius, babasının kimliğinden bahsetmektedir.Фуджисаки разкрива истината на баща си.
Son olarak Sigmund Freud'dan bahsetmek gerekir.Фетишизмът е описан за първи път от Зигмунд Фройд.
Keşke ne olduğundan Tom'a bahsetmeseydim.Иска ми се да не бях споменавал на Том какво се случи.
Gibbs, neredeyse kimseye özel hayatından bahsetmez.Day-Lewis rijetko govori o svom privatnom životu.
Tarihçi Heredot şehirden bahsetmektedir.Spominje ga povjesničar Herodot.
Son olarak Sigmund Freud'dan bahsetmek gerekir.Posebice se zanimao za djela Sigmunda Freuda.
"Kimse bana Sergen’den bahsetmemişti.Ali nema imena Šerpa koji su to spomenuli.
Bu durumdan müziğin ritmine kaptırmak olarak bahsetmektedirler.Kroz tu glazbu iskazuje buntovnički stav.
Şarkı, genel olarak 1944 yılında yaşanan Kırım Tatar Sürgünü'nden bahsetmektedir.Pobijedila je s pjesmom 1944. koja govori o masovnom protjeravanju Tatara s Krima 1944.
Son olarak Sigmund Freud'dan bahsetmek gerekir.Ako prvý s teóriou o nevedomí prišiel Sigmund Freud.
Burma günlükleri ayrıca diğer klasik isimlendirmelerinden de bahsetmektedir: Thiri Pyissaya ve Tampavaddy.V burmanski kroniki so tudi druga klasična imena thiri pjisaja (သီရိပစ္စယာ) in tampavadi.
Ancak, Hipokrat pnömoniden "eski uygarlıkların adlandırdığı" bir hastalık olarak bahsetmektedir.Vendar pa Hipokrat je pljučnico imel za bolezen ", ki so jo imenovala starodavna izobražena ljudstva."
Donnie filmde DeLorean adlı araçtan bahsetmektedir.Attaleia se je imenoval tudi festival v Delfih.
Son olarak Sigmund Freud'dan bahsetmek gerekir.Posebno se je navduševal nad delom Sigmunda Freuda.