bahsediyorlar ile cümle
bahsediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Sie fühlten sich stärker und mutiger.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Tvrdia, že sa cítia silnejší a odvážnejší.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Vorbeau despre faptul că se simţeau mai puternici şi mai curajoşi.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Μιλούσαν για το ότι ένιωθαν πιο δυνατοί και γενναίοι.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Те казваха, че се чувстват по-силни и по-смели.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.הם דיברו על כך שהם מרגישים חזקים ואמיצים יותר.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.تحدثوا عن احساسهم بأنهم أكثر قوة وشجاعة
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.「友達や家族と理解が深まった」
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Arról beszéltek, hogy a kedvenc szereplőik az óriási homokférgek voltak.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Comentaban que sus personajes favoritos eran los enormes gusanos de arena.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.De talade om att deras favoritkaraktärer var de enorma sandmaskarna.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Elles étaient en train de raconter que leurs personnages favoris étaient les vers de sable géants
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Falavam das suas personagens favoritas, Eram os vermes gigantes do deserto.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Họ đang nói về việc những nhân vật họ yêu thích hóa thân thành rươi như thế nào.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Ich ulubionymi postaciami były czerwie pustynne.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.그들은 가장 좋아하는 등장인물에 대해 이야기하고 있었는데, 바로 거대한 샌드웜이었습니다.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Mluvili o tom, že jejich oblíbené postavy jsou obří píseční červi.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Sie redeten darüber, dass ihre Lieblingscharaktere die Riesen-Sandwürmer waren.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Stavano parlando dei loro personaggi preferiti, che erano gli enormi vermi delle sabbie.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Vorbeau despre caracterele lor favorite care erau viermii de nisip uriași.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Ze praatten over hun favoriete personages: de gigantische zandwormen.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Συζητούσαν και έλεγαν ότι οι αγαπημένοι τους χαρακτήρες είναι οι τεράστιοι αμμοσκώληκες.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Говореха за това, че любимите им персонажи били гигантските пясъчни червеи.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.Они говорили о том, что их любимыми персонажами были гигантские песчаные черви.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.הן דיברו על כך שהדמויות האהובות עליהן היו עקלתוני הענק.
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.كانت تتحدثان عن شخصيتهما المفضلتين كانتا دودتي كتب عملاقتين
En sevdikleri karakterlerin dev kum solucanları olduğundan bahsediyorlardı.巨大なサンドワームだ ということでした ここで さらに奇妙なことが起こります
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Aşa că amenii se uitau la aceştia şi vorbeau despre cât de diferiţi sunt.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Así que cuando los observaban solo se fijaban en lo diferentes que son.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Assim, as pessoas estavam a olhar para estes e a discutirem sobre o quão diferentes eles eram.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Az emberek tehát látták ezeket a fajokat és arról beszéltek, milyen különbözőek.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Die Leute sahen sich also diese Saurier an und sprachen darüber, wie unterschiedlich sie seien.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Donc les gens les observaient et ils parlaient de l'importance de leurs différences.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.그런데 사람들은 이 공룡들을 보고 그것들이 얼마나 다른지 말했습니다.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Mensen hadden het er alleen over hoe verschillend ze zijn.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Quindi tutti cercavano le differenze e parlavano di quanto fossero diversi.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Så folk letade efter dem och de talade om hur olika de var.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Takže lidé na ně hleděli a vykládali, jak jsou odlišní.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Takže ľudia sa na ne dívali a hovorili si, akí sú odlišní.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Thế, người ta xem xét những con khủng long này và nói về chúng khác nhau như thế nào.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Więc ludzie patrzeli na nie i dyskutowali o tym, w jaki sposób się one różnią.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Вот и люди смотрели на них и говорили, какие они разные.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.Учените разглеждаха тези динозаври и говореха колко те се различават един от друг.
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.אז אנשים הסתכלו על זה והם דברו על כמה השם שונים אחד מהשני
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.إذاً كان الناس ينظرون اليها وكانوا يتحدثون عن مدى اختلافها
Fakat insanlar bunlara bakıyor ve ne kadar da farklı olduklarından bahsediyorlardı.どれ程違っているのかを話し合いました パキケファロサウルスの頭には大きくて厚い
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Aviserne taler om det skiftende skema for voksenlivet.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Az újságok a felnőttkor átrendeződéséről írnak.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Báo chí nói về thời gian biểu thay đổi trong giai đoạn trưởng thành.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Časopisi pišejo o spremenjenem razporedu odraslosti.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Časopisy píšu o zmene životného štýlu dospelých.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Die Presse redet über die Zeitverschiebung des Erwachsenwerdens.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Gazety mówią o zmianach w harmonogramie dorosłości.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.I giornali parlano dei cambiamenti di programma dell'età adulta
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.În ziare se vorbește despre schimbarea calendarului de maturitate.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.신문은 성인이 되어가는 시기의 변화에 대해 떠들고,
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Kranten hebben het over de veranderende klok van volwassenheid.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Les journaux parlent de décalage des phases de la maturité.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Los periódicos hablan sobre cambios en la línea del tiempo de la adultez.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Tidningarna pratar om att vuxendomen schemaläggs annorlunda.
İlgili Sayfalar