bahsediyorlar ile cümle

bahsediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Mais je pense qu'ils veulent dire égalité des chances, et je sais que cela n'existe pas.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Ma penso che stiano provando a dire pari opportunità,ma so che non esistono.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Pero creo que están intentando decir igualdad de oportunidades y se que eso no existe.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Tapi saya pikir mereka mencoba untuk memberitahu kesempatan yang sama dan saya tahu bahwa hal itu tidak ada.
Ancak sanıyorum fırsat eşitliğinden bahsediyorlar. Ama böyle bir şey de yok.Мисля, че се опитват да говорят за равна възможност за всички, но тя не съществува.
Aynı şeyden bahsediyorlar. 100 santilitre başına bir litre.Ugyanazt a jelenséget írják le! ... azt, hogy 1 literenként 100 centiliter található.
Aynı şeyden bahsediyorlar.De siger det samme.
Aynı şeyden bahsediyorlar.Eles estão mesmo dizendo exatamente a mesma coisa.
Aynı şeyden bahsediyorlar.이 둘은 똑같은 말이죠
Aynı şeyden bahsediyorlar.Merk op dat dit en dit omgekeerde beweringen zijn.
Aynı şeyden bahsediyorlar.Říkají přesně tutéž věc.
Aynı şeyden bahsediyorlar.Но те казват едно и също нещо.
Aynı şeyden bahsediyorlar.ان مضمونهما هو نفسه
Beş şeyden bahsediyorlar.5가지 결과가 보고되었습니다.
Beş şeyden bahsediyorlar.Mereka melaporkan lima hal.
Beş şeyden bahsediyorlar.Se informan cinco cosas.
Beş şeyden bahsediyorlar.Sie berichten von fünf Dingen:
Beş şeyden bahsediyorlar.Ze rapporteren vijf zaken.
Beş şeyden bahsediyorlar.Zgłaszają pięć rezultatów.
Beş şeyden bahsediyorlar.Αναφέρουν πέντε πράγματα.
Beş şeyden bahsediyorlar.Те казват 5 неща.
Beş şeyden bahsediyorlar.הם מדווחים חמישה דברים.
Beş şeyden bahsediyorlar.يُبلِغون عن خمسة أشياء.
Beş şeyden bahsediyorlar.第1に引きこもりがほぼなくなり、第2に今まで誰もしなかったような保護者と教師との会議を、今では
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Att tala om fram några, eh .. sjö-man.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Biztos valami halász gyártásáról beszélnek.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Estão a falar da produção de algumas... ...pescarias.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar. Evet... üret--Gadają o produkowaniu, wiesz... ..rybaków.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar. Evet... üret--Nu je het over iets produceren hebt... zeemannen.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Hablando de la producción de, eh... ...Hombre-mojado.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Hablando de la producción de, eh... ...Hombre-mojado.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Mluvíme o výrobě dalšího, hm ... námořníka.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Puhuvat jonkun merimiehen, ... tuottamisesta.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Reden darüber, etwas zu produzieren, ähm .. Seemenschen.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Μιλάνε για να παράγουν, ...χύσια.
Birkaç denizci üretmekten bahsediyorlar.Говорећи о продукцији,... Морнар.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Când bărbații zic asta, de obicei e vorba de ceva ce oricum n-ar fi trebuit să facă.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Cuando los hombres lo dicen, es usualmente sobre algo que no deberían hacer.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.남자가 이런 말을 할 때는 대부분 애초에 하면 안 되는 것일 때가 많습니다.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Lorsque les hommes le disent, c'est souvent pour quelque chose qu'ils ne devraient pas faire de toute façon.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.När män säger detta, är det oftast om något de inte borde göra i alla fall.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Wenn Männer das sagen, geht es normalerweise um etwas, das sie ohnehin nicht tun sollten.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.Мужчины так говорят о поступках, которые они не должны совершать в принципе.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.إذا كان الرجال يقولون ذلك فهذا يعني أنهم فعلوا شيئاً لم يجب عليهم فعله بالإصل.
Bunu erkekler dediğinde, genellikle zaten yapmamaları gereken bir şeyden bahsediyorlar.それは元々すべきじゃない事を 指している場合が多い (笑)
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.C'est tout ce dont les média et les politiciens parlent
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Eso es todo sobre lo que los medios e incluso los políticos están hablando.
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Itulah yang semua dimedia dan politisi yang pernah bicarakan.
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Tutti i media e i politici ne parlano.
Bütün medya ve politikacılar sadece bundan bahsediyorlar.Само за това говорят медиите и политиците.
CD+ pozitif T hücreleri dediklerinde yardımcı T hücrelerinden bahsediyorlardır.Ale zwykle, kiedy mówimy o limfocytach T CD4 plus, mamy na myśli pomocnicze limfocyty T.
CD+ pozitif T hücreleri dediklerinde yardımcı T hücrelerinden bahsediyorlardır.CD4 positiven Zellen sprechen dann sprechen sie von T Helferzellen.
CD+ pozitif T hücreleri dediklerinde yardımcı T hücrelerinden bahsediyorlardır.CD4 позитивну Т-клітину, говорять про клітину Т-хелпер.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Arról beszéltek, hogy erősebbnek és bátrabbnak érezték magukat.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.De berättade om hur de kände sig starkare och modigare.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.De talte om at føle sig stærkere og mere modige.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Hablan de sentirse más fuertes y valientes.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Họ nói về việc cảm thấy mạnh mẽ hơn và dũng cảm hơn.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Ils disaient se sentir plus fort et plus courageux.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.그들은 자신들이 막강하고 용감하게 느껴진다고 했어요.
İlgili Sayfalar