bahsediyorlar ile cümle

bahsediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.V novinách čteme o změněném rozvrhu dospívání.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Οι εφημερίδες μιλούν για το πως αλλάζει το χρονοδιάγραμμα της ενηλικίωσης.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.В газетах пишут о смещении временных рамок взросления.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Вестниците говорят за променения график на зрялата възраст.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Газети багато говорять про те, що розклад дорослого життя змінюється.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.עיתונים מדברים על שינויים בלוח הזמנים של הבגרות.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.تتكلم الصحف عن تغير الإطار الزمني لمرحلة الرشد.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.研究者でさえ 20代はまだモラトリアム期間だとか
Hala bundan bahsediyorlar.Ainda andam a discutir isso.
Hala bundan bahsediyorlar.Die reden immer noch darüber.
Hala bundan bahsediyorlar.Họ vẫn đang bàn về việc này.
Hala bundan bahsediyorlar.Ils en parlent encore.
Hala bundan bahsediyorlar.Încă se mai vorbeşte despre asta.
Hala bundan bahsediyorlar.아직도 사람들이 그 얘기를 해요.
Hala bundan bahsediyorlar.Nadal o tym rozmawiają.
Hala bundan bahsediyorlar.Ne stanno ancora parlando.
Hala bundan bahsediyorlar.Proyek (New York) masih dalam perbincangan.
Hala bundan bahsediyorlar.Todavía están hablando de eso.
Hala bundan bahsediyorlar.Ze hebben het er nog steeds over.
Hala bundan bahsediyorlar.Об этом до сих пор говорят.
Hala bundan bahsediyorlar.Още говорят за това.
Hala bundan bahsediyorlar.הם עדיין מדברים על זה.
Hala bundan bahsediyorlar.لا زالوا يتكلمون عن الموضوع
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.또하나 흥미로운 부분은, 이 슬라이드에서 보나 대중매체에서 사람들이 디자인을 논할때, 대부분 디자인보다는 스타일을 의미한다는 점입니다.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.С другой стороны, замечательно, когда в СМИ люди рассуждают о дизайне, a на самом деле имеют в виду стиль.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.הדבר הנוסף שהוא די מגניב הוא שאתה מסתכל על זה ובתקשורת כשאנשים אומרים עיצוב, הם למעשה מתכוונים לומר סגנון.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.これを見たり、メディアで誰かが「デザイン」という時、 それが「外観」を意味しているということです でもここではデザインの本質の話をしたい
Havalanıyor -- tekrar yukarı çıkıyor. Hala bundan bahsediyorlar.まだ 彼らは議論中だけど...
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Akkoriban, ha hiszed, ha nem, még csak az izraeli-palesztin konfliktusra utaltak.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.En ese momento, créanme, lo único de lo que se hablaba era del conflicto israelí-palestino.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.În momentele acelea, credeţi-mă, se făcea referire doar la neînţelegerile israelo-palestiniene.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Insomma, in quel periodo, credetemi, si parlava solo del conflitto tra israeliani e palestinesi.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Je kunt ervan op aan dat het in die tijd alleen ging over het Israëlisch-Palestijnse conflict.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Je veux dire, à l'époque, faites moi confiance, on ne faisait référence qu'au conflit Israelo-Palestinien.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.제 생각에 그때 분명히 그들은 오직 이스라엘과 팔레스타인 간 분쟁만을 얘기했습니다.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Percayalah, zaman itu yang dimaksud hanya konflik Israel dan Palestina.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Quero dizer, naquela altura, acreditem em mim, eles só referiam o conflito Palestino e Israelita.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Toho času, věřte mi, mluvily pouze o konfliktu mezi Izraelem a Palestinou.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Vào thời điểm đó, hãy tin tôi, họ chỉ nói về bất đồng giữa người Israel và người Palestine,
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Verte mi, v tom čase sa odkazovali len na izraelsko-palestínsky konflikt.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.Θέλω να πω πως, τότε, πιστέψτε με, αναφέρονταν μόνο στη διαμάχη Ισραήλ και Παλαιστίνης.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.В то время, поверьте мне, они только и говорили, что о конфликте между Палестиной и Израилем.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.И по това време, вярвайте ми, се говореше само за израело-палестинския конфликт.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.אני מתכוון, באותה העת, תסמכו עלי, הם התייחסו רק אל הסכסוך הישראלי-פלסטיני.
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.اعني ,في ذلك الوقت, ثقوا بي, كانو فقط يشيرون الى الصراع الفلسطيني الاسرائيلي
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.イスラエルとパレスチナの紛争ばかりでした そこで友人のマルコと
İnanın bana o sıralar sadece İsrail ve Filistin arasındaki çatışmadan bahsediyorlardı.當時,我可以負責任咁講 所有話題都指向以色列同巴勒斯坦
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Cuando usamos la palabra "Perímetro" en cualquier idioma estamos hablando de los límites de algún área.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Když lidé v běžné řeči použijí slovo "obvod", mluví o hranici nějaké plochy.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.일상 언어에서 "둘레" 라는 단어는 사물의 테두리나 바깥 언저리를 이야기할 때 사용합니다.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Når man taler om omkreds til hverdag, tænker man måske på at gå rundt om noget.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Когато използваме думата "периметър" в нашето всекидневие имаме предвид границите на някоя площ.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.Коли люди вживають слово "периметр" у повсякденному житті, вони говорять про границі певної ділянки.
İnsanlar günlük hayatta " çevre " kelimesini kullanırken bir alanın sınırlarından bahsediyorlar.ある領域の境界について意味します。 数学では、関連のアイデアですが、
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.As proteínas são apenas sequências de aminoácidos.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Biasanya ketika orang mengatakan protein, mereka berbicara tentang jangka urutan asam amino.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Normaal als mensen eiwitten zeggen, praten ze over lange sequenties van aminozuren.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Proteiny jsou jen sekvence aminokyselin.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Zwykle gdy ludzie mówią o białkach, mówią o długich sekwencjach aminokwasowych.
İnsanlar protein dediklerinde aslında uzun amino asit zincirlerinden bahsediyorlar.Зазвичай, коли люди говорять "протеїни", вони мають на увазі довгу послідовність амінокислот.
İlgili Sayfalar