Ana içeriğe geç
Sözlük

bahseder ile cümle

bahseder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ondan bahsederken, alaycı bir şekilde tırnak içine alıyoruz:「進歩」です
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.3歳のチャールズです 今年の6月で100歳です
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Aber wenn ich von ihm spreche, spreche ich in Wirklichkeit von ihnen beiden als Team.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Ale kiedy mówię o nim, tak naprawdę mówię o nich obojgu jako o zespole.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Însă atunci când vorbesc despre el, vorbesc despre ei amândoi ca echipă.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.그러나 그에 대해 말하려면, 팀으로써의 둘을 언급하지 않을 수 없습니다.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Maar wanneer ik het over Charles heb, spreek ik eigenlijk over beiden als team.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Mais quand je parle de lui, en fait je parle vraiment des deux en tant qu'équipe.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Ma quando parlo di lui, sto in effetti parlando di entrambi come una squadra.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Nhưng khi tôi nói về ông, chính là tôi nói về cả hai bọn họ như là một đội.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Pero cuando hablo de él, realmente estoy hablando de ambos como equipo.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Но, говоря о нём, я говорю о них двоих как о настоящей команде.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.Но когато говоря за него, всъщност говоря и за двамата като екип.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.אבל כאשר אני מדבר עליו, אני למעשה באמת מדבר על שניהם כצוות.
Ondan bahsederken aslında her ikisinden bir ekip olarak bahsediyorum.لكن عندما أتكلم عنه، أنا فعليا أتحدث عن كليهما كفريق.
Ondan ikircikli bir şekilde bahsediyoruz. Ondan bahsederken, alaycı bir şekilde tırnak içine alıyoruz:Mluvíme o pokroku dvouznačnými slovy, ironicky, a často s uvozovkami:
Polis bu yılın rakamlarından bahsederken ölümlerin üçte birinin hız aşımı yüzünden olduğunu belirtti.A rendőrség szerint az idei halálesetek több, mint egyharmada gyorshajtás miatt következett be.
Riske girmekten bahsederken.Hablando de correr riesgos.
Riske girmekten bahsederken.Pomówmy o ryzyku.
Riske girmekten bahsederken.Și, vorbind de a-ți asuma riscuri.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Bon, en parlant de prendre des risques, je vais imiter quelqu'un que personne n'aime.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Così, a proposito di rischi, adesso farò qualcuno che nessuno ama.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.그래서, 위험을 감수하는 것에 대해 이야기를 합시다. 저는 아무도 좋아하지 않는 누군가를 맡을 겁니다.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Nu we het toch over risico hebben, ga ik iemand doen die niemand aardig vindt.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.בואו נדבר על לקיחת סיכונים. אני הולכת לגלם עכשיו מישהי שאף אחד לא אוהב.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.إذًا بالحديث عن المجازفة, علي ان اودي شخصية لايحبها الكثير.
Riske girmekten bahsederken. Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.役者は好かれる役を演じる事を 好むものですが
Riske girmekten bahsederken.Tiếp theo tôi xin nói về việc liều mạng.
Riske girmekten bahsederken.И така, като стана дума за поемане на рискове.
Riske girmekten bahsederken.Так, поговорим о риске.
Sadece bu açının karşısındaki kenar budur. Yine aynı açıdan bahsederken, komşu kenar da 4 tür.- это противолежащая сторона, но только в том случае, если мы рассматриваем угол θ.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Ho pensato di cominciare con una breve storia delle città.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Ich dachte mir, ich fange mit einer kurzen Geschichte von Städten an.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Ik begin met een korte geschiedenis van steden. Ik begin met een korte geschiedenis van steden.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Je pense que je commencerais par une très brève histoire des villes.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.도시 역사에 관한 짧은 이야기로 강연을 시작해볼까 합니다.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Pensé que empezaría con una muy breve historia de las ciudades.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Tôi nghĩ mình sẽ bắt đầu với lịch sử vắn tắt của các thành phố.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Voi începe cu o scurtă istorie a orașelor.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Začnem veľmi stručnou históriou miest.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Σκέφτηκα να ξεκινήσω με μια πολύ συνοπτική ιστορία των πόλεων.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Начнём с краткой истории городов.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.Я почну зі стислої історії міст.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.אתחיל בסקירה קצרה על היסטוריית הערים.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.لقد اعتقدت أنني سأبدأ بملخص صغير جداً عن تاريخ المدن.
Sanırım, çok kısaca şehirlerin tarihinden bahsederek başlamalıyım.簡単にご紹介しましょう 集落は井戸の周りに
Seninle vakit geçirmekten bahsederdi. Kaçan günleri telafi için.Falava acerca de passar mais tempo contigo.
Seol babasından ve bir adamdan bahsederdi.Seol, neked is volt elképzelt apukád és bácsikád.
Seol babasından ve bir adamdan bahsederdi.Η Σεολ μιλούσε για τον μπαμπά της κι έναν άντρα.
Seol babasından ve bir adamdan bahsederdi.كما سيول كانت تتحدث عن والدها وعن رجل
Sevgiden nasıl bahsedersinizCum defineşti iubirea?
Sevgiden nasıl bahsedersinizJak mluvit o lásce?
Sevgiden nasıl bahsedersinizאיך אתם ניגשים לדבר על אהבה?
Şimdi ben programdan bahsederken이제 제가 이 프로그램에 대해 얘기할 때면,
Şimdi ben programdan bahsederkenY ahora, cuando hablo acerca del programa,
Şimdi ben programdan bahsederkenועכשיו, כשאני משוחח על התוכנית
Şimdi ben programdan bahsederkenوالأن، عندما أتحدث عن العرض،
Şimdi ben programdan bahsederken大多数の人が好む話をしなくなった
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.A menudo hablamos de cautela como la manera de evitar ser detectados.
Sıklıkla herhangi bir şekilde hissedilmekten kaçınma anlamında gizlilikten bahsederiz.Gyakran esik szó a lopakodóról, ami képes mindenkor észrevétlen maradni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod