İvmeden bahsederken onun yönünün de pistin yönünde olduğunu varsayacağız. . .גם כאשר אנו מדברים על תאוצה, אנו נניח כי זהו הכיוון הכיוון של מורד מסלול ההמראה.
İvmeden bahsederken onun yönünün de pistin yönünde olduğunu varsayacağız. . .عندما نتحدّث عن التسارع سنعتبر أنّه في هذا الاتجاه اتجاه المدرج.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Am citat experimentele pe care imi bazez optimismul asa ca veti gasi acolo multe detalii.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Cito el trabajo experimental en el cual se basa mi optimismo, y que contiene mucha información.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Cito o trabalho experimental em que se baseia o meu otimismo que tem bastantes pormenores.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Idézek kísérleti eredményeket, amire az optimizmusom alapul, rengeteg részletes ismeret van.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Ik citeer experimenteel werk waarop mijn optimisme is gebaseerd, en daar zult u veel details vinden.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.저는 저의 낙관적인 시각을 바탕으로 현재 실험중인 것을 바탕으로 적었으며 책을 보시면 꽤 많은 양의 자세한 이야기들을 확인하실 수 있으십니다.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Przytaczam wiele eksperymentów, z których czerpię swój optymizm.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Saya mengacu pada penelitian saya yang menjadi dasar optimisme saya dan ada cukup banyak rincian di sana.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.Tôi trích dẫn các thử nghiệm làm nền cho tính lạc quan của tôi. và có rất nhiều chi tiết trong đó.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.אני מצטט את העבודה הניסיונית עליה האופטימיות שלי מבוססת, ויש די הרבה פרוט שם.
İyi niyetlerimle beslediğim deneysel çalışmalarımdan bahsederim, ve orada bir çok detay vardır.極めて些細なことまで含めて ここで得た結果により
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.Così ho pensato di iniziare raccontandovi un po' di me e del perché conduco questa vita schizofrenica.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.Dus dacht ik: ik begin met jullie wat te vertellen over mezelf en waarom ik dit schizofrene leven leid.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.Ich beginne, indem ich ein wenig über mich selbst erzähle und warum ich dieses schizophrene Leben führe.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.그래서 우선 제가 어떤 사람인지에 관해서 이야기 하는것이 어떨까 했습니다. 왜 제가 이런 정신없는 삶을 살았는지요.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.M-am gândit să încep prin a vă spune câte ceva despre mine şi de ce trăiesc această viaţă schizofrenică.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.Úgy gondoltam, mondok néhány szót magamról és arról, hogy mi vezetett engem erre a skizofrén életmódra.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.И така мисля да започна като ви разкажа за себе си и защо живея толкова шизофренично.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.Я думал начать с краткого рассказа о себе, и как я дошёл до этой шизофренической жизни.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.אז חשבתי להתחיל פשוט בלספר לכם קצת על עצמי ולמה אני מנהל חיים סכיזופרניים כאלה.
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.لذلك ارتأيت أن أبدأ بالحديث قليلا عن نفسي و لماذا أخترت حياة بهذا الانفصام
Kendimden ve neden bu şizofrenik hayatı sürdürdüğümden bahsederek başlamak istiyorum.なぜこのような分裂気味な生活を 送っているかお話ししたいと思います 私は南アフリカで生まれました
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.És ott volt, tudják, az osztályunkkal beszélgetett, és az élet egzisztenciális értelmetlenségéről beszélt.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.E stava lì a parlare alla classe dell'inutilità esistenziale della vita.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.I ona stała tam, rozmawiając z uczniami, rozprawiając o egzystencjalnym bezsensie życia.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.학생들과 이야기하기를 좋아하셨는데 삶의 존재론적 무의미성에 대해 말씀하곤 했죠.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.Sie war dann da und sprach zur Klasse, über die existentielle Sinnlosigkeit des Lebens, wissen Sie.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.И вот она в классе, типа обращается к нам, говорит, знаете, об экзистенциальной тщетности жизни.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.И тя седеше там, говореше с класа, говореше за екзистенциалната преходност на живота.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.והיא היתה שם, והיתה מדברת כזה עם הכיתה, מדברת על חוסר התוחלת הקיומי של החיים.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.وتكون هناك ، تعلمون، تتحدث مع الصف، تعلمون. وتتحدث عن، تعلمون، العبث الوجودي للحياه، تعلمون.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.なんていうか、人生のくだらなさを喋ったりしてました ただ、相手は11歳の子供ですから
Kopyalandılar ve ayrıldılar. Mayozdan bahsederken, homolog çiftleri göstermeye dikkat etmeliyiz. -Todo esto ocurre durante la fase S, especialmente en la fase s de interfase. no en la fase de crecimiento.
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder. Der ki:Leibniz, o matemático alemão, falou sobre geomância na sua dissertação chamada "De Combinatoria".
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Leibniz, a német matematikus foglalkozott a geomanciával a "De Combinatorica" című dolgozatában.
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Leibniz, de Duitse wiskundige, had het over geomantie in zijn verhandeling "De Combinatoria".
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Leibniz, der deutsche Mathematiker, schrieb in seiner Dissertation "De Combinatoria" über Geomantie.
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Leibniz, el matemático alemán, habló de geomancia en su disertación llamada "De Combinatoria"
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Leibniz, le mathématicien allemand, parle de la géomancie dans sa dissertation appelée " De Combinatoria. "
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Leibniz, matematicianul german, a vorbit despre geomancy în dizertaţia sa numită "De Combinatoria."
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Leibniz, matematyk niemiecki, pisał o geomancji w swojej rozprawie "De Combinatoria".
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Лайбниц, немският математик, говорел за геомантика в неговата дисертация наречена "Де Комбинатория."
Leibniz, Alman matematikçi, "De Combinatoria" adlı tezinde bu toprak falından bahseder.Немецкий математик Лейбниц говорил о геомантии в своей диссертации под названием "Де Комбинаториа".
Litosferden bahsederken, mekanik düzenden bahsetmiyoruz.A když mluvíme o litosféře, nemluvíme o chemickém složení Země.
Litosferden bahsederken, mekanik düzenden bahsetmiyoruz. Evet, burası Litosfer; bunu da yazalımوحين نتكلم عن الغلاف الصخري، فإننا إذن انتقلنا إلى التقسيم الفيزيائي لطبقات الأرض
Litosferden bahsederken, mekanik düzenden bahsetmiyoruz.Коли ми говоримо про літосферу, ми говоримо про механічні складові.
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?Du lebst in purem Luxus. Wie kannst du von Auskommen reden?
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?Kau hidup dengan mewah di tempat seperti ini dan bagaimana kau bisa berkata mata pencarian?
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?Traiesti in lux intr-un asemenea loc, cum poti vorbi despre existenta?
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?Ty mieszkasz w tym luksusowym miejscu, więc jak możesz wspominać o utrzymaniu?
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?Vivi lussuosamente in un posto così e come puoi parlare di mezzo di sussistenza?
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?Vous vivez luxueusement dans un endroit pareil et vous osez parler de gagne-pain ?
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?Ζεις πολυτελέστατα σε ένα τέτοιο μέρος και μου μιλάς για επιβίωση;
Lüks içinde yaşıyorsun.<br />Geçimini sağlamaktan nasıl bahsedersin?تعيش بـرفاهية في مكان كهذا، فكيف لك أن تتحدث عن "الرزق"؟
Mars etrafında dönen varsayımsal bir çaydanlıktan bahsederek söyler.Bertrand Russel fez o mesmo reparo usando um hipotético bule de chá na órbita de Marte.
Mars etrafında dönen varsayımsal bir çaydanlıktan bahsederek söyler.Bertrand Russell fece la stessa affermazione postulando una teiera ipotetica in orbita su Marte.
Mars etrafında dönen varsayımsal bir çaydanlıktan bahsederek söyler.Bertrand Russell je dokazal isto z uporabo hipotetičnega čajnika v orbiti okrog Marsa.
Mars etrafında dönen varsayımsal bir çaydanlıktan bahsederek söyler.Bertrand Russell maakte hetzelfde punt over een hypothetische theepot die in een baan om Mars zweeft.