Ana içeriğe geç
Sözlük

bahseder ile cümle

bahseder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.Quando estamos a falar sobre transição de poder, frequentemente citamos a ascensão da Ásia.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.Quando si parla di transizione di potere, si parla spesso dell'ascesa dell'Asia.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.Saat kita berbicara tentang peralihan kekuatan, kita sering berbicara tentang kebangkitan Asia.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.Wenn wir von Machtverschiebung reden, reden wir häufig von dem Aufstieg Asiens.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.Όταν μιλάμε για μετάβαση ισχύος, συχνά αναφερόμαστε στην άνοδο της Ασίας.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.Когда мы говорим о перемещении власти, мы зачастую говорим о подъеме Азии.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.כשאנחנו מדברים על מעבר כח, אנחנו מדברים הרבה על עלייתה של אסיה.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.عندما نتحدث عن تنقل القوة، غالبا ما نتحدث عن نهوض آسيا.
Güç geçişinden bahsettiğimizde, genellikle Asya'nın yükselişinden bahsederiz.しばしば「アジアの台頭」が話題に挙がります 実際は 「アジアの復活」あるいは
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.A všichni běžně v životě hovoříme o mozkových bouřích, ale jen zřídkakdy nějakou vidíme či slyšíme.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.E todos nós falamos de <i>brainstorms</i> no nosso dia-a-dia mas raramente vemos ou ouvimos uma.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Et on parle tous de <i>brainstorming <i> au quotidien, mais on en voit ou en écoute rarement un.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.우리는 매일 두뇌의 폭풍(브레인스톰:영감) 에 대해 이야기하지만, 깊은 관심은 거의 기울이지 않습니다.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Mindannyian naponta beszélünk agyhullámokról, de ritkán szoktuk őket látni vagy hallani.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Mówimy o nich codziennie, ale rzadko je oglądamy lub słyszymy.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Og vi taler om brainstorms i vores daglige liv, men vi ser eller lytter sjældent til en.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Todos hablamos de tormentas de ideas en nuestra vida cotidiana, pero rara vez vemos o escuchamos una.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Tutti parliamo di tempeste di idee nelle nostre vite, ma è raro vederne o ascoltarne una.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Và dù luôn nói về ý tưởng trong cuộc sống hàng ngày chúng ta lại hiếm khi quan sát và lắng nghe
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Wir alle sprechen in unserem Alltagsleben über Geistesblitze, aber wir sehen oder hören selten einen.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Και ενώ όλοι μας μιλάμε για τις ιδεο-καταιγίδες στην καθημερινή μας ζωή, σπανίως βλέπουμε ή ακούμε κάποια.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Всички говорим за брейнстормс в ежедневния си живот, но рядко го виждаме или го слушаме.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Мы с вами часто говорим о мозговых штурмах, но редко можем увидеть или послушать настоящую мозговую бурю.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.וכולנו מדברים על סערות-מוח בחיי היומיום שלנו, אבל אנחנו רק לעתים נדירות רואים או מקשיבים לאחת.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.و كلّنا نتحدّث عنها بصفة يوميّة، ولكن نادرا ما تمكّننا من أن نرى أو نستمع إلى أحدها.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.通常 見たり聞いたりはできません ですので 説明を始める前に
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.또하나 흥미로운 부분은, 이 슬라이드에서 보나 대중매체에서 사람들이 디자인을 논할때, 대부분 디자인보다는 스타일을 의미한다는 점입니다.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.С другой стороны, замечательно, когда в СМИ люди рассуждают о дизайне, a на самом деле имеют в виду стиль.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.הדבר הנוסף שהוא די מגניב הוא שאתה מסתכל על זה ובתקשורת כשאנשים אומרים עיצוב, הם למעשה מתכוונים לומר סגנון.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.これを見たり、メディアで誰かが「デザイン」という時、 それが「外観」を意味しているということです でもここではデザインの本質の話をしたい
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de. (Gülüşmeler.)تحدث عن التكيف بدون أي شيء<ضحك>
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Comment s'en sortir avec rien.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de. (Gülüşmeler.)Hablando de subsistir con nada... (Risas)
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de. (Gülüşmeler.)아무 것도 없는데 빠져나간 거죠.(웃음)
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de. (Gülüşmeler.)So kann man aus nichts etwas machen.(Gelächter)
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Ha már arról van szó, hogyan építsünk szarból várat.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Miten voi pärjätä ilman mitään.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Mówimy o przeżyciu z niczym.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Over met niets rondkomen gesproken.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Și mai vorbim să te descurci din nimic.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Và đi khỏi mà không cần mang theo thứ gì.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Venham cá falar de subsistir sem nada!
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Vogliamo parlare di cavarsela con niente?
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Вот как можно из ничего сделать все.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Говорим да успееш да се измъкнеш с нищо.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.Ось що значить вижити без нічого.
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.ככה מסתדרים עם כלום. (צחוק)
Hiç bir şeysiz çekip gitmekten bahsederiz bir de.これが色んな意味で
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Často mluvíme o tom, jak příběhy mění svět.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Con frecuencia hablamos de cómo los cuentos cambian el mundo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Często mówimy o tym jak opowiadania zmieniają świat.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Falamos frequentemente de como as histórias mudam o mundo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Gyakran esik szó arról, hogy a történetek megváltoztatják a világot.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Kita sering membahas bagaimana cerita-cerita mengubah dunia.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.우린 종종 어떻게 이야기가 세계를 변화시키는지를 말하곤 해요.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Nous parlons souvent de la façon dont les histoires changent le monde.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Parliamo spesso di come le storie cambino il mondo.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Vorbim adesea despre modul în care poveştile schimbă lumea.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.We praten vaak over hoe verhalen de wereld veranderen.
Hikayelerin dünyayı nasıl değiştirdiğinden sıklıkla bahsederiz.Wir reden oft davon, wie Geschichten die Welt verändern.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bahseder ile cümle - Sayfa 19 - bahseder kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App