Ana içeriğe geç
Sözlük

bahseder ile cümle

bahseder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Keď sa bavíme o pôvodnej paradajkovej omáčke zo 70. rokov, bavíme sa o talianskej omáčke.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Ko smo v 70ih govorili o avtentični paradižnikovi omaki, smo govorili o italijanski omaki.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.När man talade om autentisk tomatsås på 70-talet, så talade man om italiensk tomatsås.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Quand on parlait de sauce tomate authentique dans les années 70, on parlait de sauce tomate italienne.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Quando parlavamo della "autentica" salsa di pomodoro, negli anni '70, parlavamo della salsa italiana.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Toen we in de jaren '70 over authentieke tomatensaus praatten, praatten we over Italiaanse tomatensaus.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Wenn wir in den 1970ern über richtige Tomatensauce sprachen, meinten wir italienische Tomatensauce.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Όταν μιλούσαμε για αυθεντική σάλτσα τομάτας στη δεκαετία του '70, εννοούσαμε Ιταλική σάλτσα τομάτας.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Когато говорим за автентичен доматен сос от 1970-те, говорим за италиански сос.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek, İtalyan domates sosunu kastederiz.Когда мы говорили о подлинном томатном соусе в 70-х, мы имели в виду итальянский соус.
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek,כאשר דיברנו על רוטב העגבניות האותנטי של שנות ה-70,
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek,عندما تحدثنا عن صلصة الطماطم الأصلية في السبعينيات,
1970'lerdeki özgün domates sosundan bahsedersek,イタリア系のトマトソースでした。初期のラグーですね
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:제가 1996년에 TED 강연을 했을 때, 초창기 온라인 커뮤니티에 대한 연구를 발표했는데요, 이렇게 말했습니다.
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:Cuando hablé en TED en 1996, informando sobre mis estudios de las primeras comunidades virtuales, decía:
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:Quando falei no TED em 1996, relatando os meus estudos das primeiras comunidades virtuais, eu disse:
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:Quando parlai a TED nel 1996, esponendo i miei studi sulle prime comunità virtuali, dissi:
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:У 1996 році я виступала на TED і розповідала про свої дослідження перших віртуальних спільнот. Тоді я сказала:
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:כשהרציתי ב-TED בשנת 1996, על מחקרי על הקהילות הוירטואליות הראשונות,
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:عندما تحدثت في TED سنة 1996، بتقديم تقرير عن دراساتي حول المجتمعات الافتراضية الأولى،
1996'da TED konuşmamda, ilk sanal topluluklarla ilgili çalışmalarımdan bahsederken, şöyle demiştim:初期の仮想社会の 研究について話しました 「ほとんどの生活を
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.A všetky kládli za model Abrahama Lincolna, ktorého uznávali za skromnosť a zdržanlivosť.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.De havde rollemodeller som Abraham Lincoln, som blev hyldet for at være beskeden og ikke at antage.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.E os seus exemplos eram Abraham Lincoln que era elogiado por ser modesto e despretencioso.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.E presentavano modelli come Abraham Lincoln che veniva elogiato per essere modesto e senza pretese.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Er zaten rolmodellen als Abraham Lincoln, wiens bescheidenheid en gereserveerdheid werden geprezen.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.In vzorniki v njih so bili ljudje, kot je Abraham Lincoln, ki je bil cenjen kot skromen in nezahteven.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.그리고 겸손함으로 칭송받은 아브라함 링컨을 롤모델로 활용합니다.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Niissä annettiin esikuvia, kuten Abraham Lincoln vaatimattomuutensa vuoksi.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Odkazovaly na vzory jako Abraham Lincoln, který byl vyzdvihován pro skromnost a neokázalost.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Sie zeigten Vorbilder wie Abraham Lincoln, der dafür gelobt wurde, anständig und bescheiden zu sein.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Wyróżniały wzory do naśladowania, np. Abrahama Lincolna, który był chwalony za skromność i powściągliwość.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Y presentan modelos a seguir como el de Abraham Lincoln alabado por ser modesto.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Και αναδείκνυαν πρότυπα όπως ο Αβραάμ Λίνκολν τον οποίον εξυμνούσαν επειδή ήταν μετριόφρων και συνεσταλμένος.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.Вони брали за основу такі образи, як Авраам Лінкольн, якого цінували за скромність та невибагливість.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.И дават за пример хора като Абрахам Линкълн, който е бил ценен за скромността си и непретенциозността си.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.הם מתארים דמויות מופת כמו אברהם לינקולן שהועלה על נס בשל היותו צנוע ולא יומרני.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.وكانت تلك الكتب تقدس شخصيات من مثل ابراهام لينكولن والذي كان يحب التواضع والابعتاد عن التعجرف.
Abraham Lincoln gibi alçakgönüllü ve iddiasız rol modellerinden bahsederler.謙虚で高ぶらない人です エマーソンはリンカーンについて
Altmetinden bahsederdim ve menajerim bana gelipIch sprach immer über den Subtext und mein Agent kam zu mir und sagte:
Altmetinden bahsederdim ve menajerim bana gelipJeg plejede at tale om undertoner, og min agent kom hen til mig
Altmetinden bahsederdim ve menajerim bana gelip저는 서브텍스트에 대해서 이야기하곤 했는데, 저의 에이전트가 저에게 말했어요.
Altmetinden bahsederdim ve menajerim bana gelipנהגתי לדבר על משמעות חבויה, והסוכן שלי ניגש אליי ואמר,
Altmetinden bahsederdim ve menajerim bana gelipوكنت أتكلم عن النص الباطن، وكان وكيلي يأتيني،
Altmetinden bahsederdim ve menajerim bana gelip代理人に「その話はしないで」と言われました
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır. Bazılarımız bunlardan gürültü olarak bahseder.Οι περισσότεροι όμως είναι χαοτικοί και ασυνάρτητοι, αυτό που πολλοί αποκαλούμε θόρυβο.
Ama kırılmadan bahsederken konuyu daha kolay anlamanız için ışığın bir araba olduğunu hayal edelim. -Ale když jde o lom světla, rád o něm přemýšlím jako o nějakém druhu vozidla.
Ama kırılmadan bahsederken konuyu daha kolay anlamanız için ışığın bir araba olduğunu hayal edelim. -Αλλά όταν σκέφτεσαι την διάθλαση προσωπικά, μου αρέσει να τη σκέφτομαι σαν ένα
Ama kırılmadan bahsederken konuyu daha kolay anlamanız için ışığın bir araba olduğunu hayal edelim. -אבל, כשאנו עוסקים בשבירת האור, אני רוצה שתחשבו על כלי רכב, דמיינו שיש לנו מכונית,
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Abschließend möchte ich über etwas sprechen, an dem wir in Zukunft arbeiten werden.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Ale chtěl bych zakončit mluvením o něčem, na čem pracujeme do budoucna.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Înainte să închei, vreau să vorbesc despre proiectele noastre de viitor.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.이제 저희가 미래에 만들고자 하는 것에 대해 말씀드리면서 강연을 마치고자 합니다.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Maar ik wil eindigen met onze toekomstplannen.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Mais je veux juste terminer en vous parlant d'un projet sur lequel nous travaillons.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Ma voglio finire parlando di una cosa su cui stiamo lavorando per il futuro.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Men jag vill sluta med att tala om något som vi arbetar med för framtiden
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Na koniec powiem o planach na przyszłość.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Nhưng tôi muốn kết thúc buổi nói chuyện bằng cách nói về những gì mà chúng tôi sẽ làm trong tương lai.
Ama konuşmamı gelecekte mümkün olması için çalıştığımız birkaç şeyden bahsederek bitirmek istiyorum.Pero solo quiero terminar hablándoles de algo en lo que estaremos trabajando en el futuro.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod