Ana içeriğe geç
Sözlük

bahsedeceğim ile cümle

bahsedeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ekonomik faliyet, özellikle ihracat hacmi ve HIV enfeksiyonlarından bahsedeceğim.Dan tentang hubungan antara aktivitas ekonomi khususnya volume ekspor dengan infeksi HIV.
Ekonomik faliyet, özellikle ihracat hacmi ve HIV enfeksiyonlarından bahsedeceğim.I o zależności pomiędzy gospodarką w tym wielkością eksportu, a zakażeniami HIV.
Ekonomik faliyet, özellikle ihracat hacmi ve HIV enfeksiyonlarından bahsedeceğim.Mégpedig a gazdaság, pontosabban az export és a fertőzöttség kapcsolatáról.
Ekonomik faliyet, özellikle ihracat hacmi ve HIV enfeksiyonlarından bahsedeceğim.Vreau să discut despre relaţia dintre activitatea economică, în special volumul de exporturi şi HIV.
Ekonomik faliyet, özellikle ihracat hacmi ve HIV enfeksiyonlarından bahsedeceğim.И я хочу поговорить о связи между экономической активностью, в терминах размерах экспорта, и ВИЧ инфекцией.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.에너지, 환경, 나노기술등을 고려하고 있습니다. 여기에 대해서는 조금 뒤에 말씀드리겠습니다.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.Mówimy o energii, ekologii, nanotechnologii... O tym opowiem za chwilę.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.Soustřeďujeme se na energii, životní prostředí, nanotechnologie -- něco o tom řeknu za chvilku.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.Vorremmo affrontare l'energia, l'ambiente, le nanotecnologie - - ne parlerò fra un attimo.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.Wir wollen uns auf die Energie stürzen, auf Umwelt, auf Nanotechnologie - ich erzähle gleich mehr darüber.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.Κοιτάμε να στοχεύσουμε στην ενέργεια, περιβάλλον, νανότεχνολογία -- και θα μιλήσω για αυτά σε λίγο.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.Мы хотим взяться за энергетику, окружающую среду, нанотехнологии, и сейчас я расскажу об этом подробнее.
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.אנחנו מצפים לתקוף נושאים כמו אנרגיה, סביבה, ננוטכנולוגיה, ואני אדבר על אלה יותר עוד מעט,
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.لكي نحفز الابداع في مجالات الطاقة والبيئة .. وتكنولوجيا النانو وسوف اتحدث لاحقا عن هذا
Enerjiye, çevrye, nanoteknolojiye bakıyoruz -- bunlardan birazdan bahsedeceğim.後でもう少し詳しくお話しします そのための方法は X PRIZE内に
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Ale Cingular się zgodził na te warunki. iPhone naprawdę sporo namieszał.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Alla fine la Cingular diede l'OK. Vi spiegerò l'effetto dell'iPhone.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.그리고, 최종적으로 Cingular에서 OK를 받아냈죠. 이제 저는 아이폰의 '효과'에 대해서 이야기 할 것입니다.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Cingular се съгласиха. Ще поговоря за ефекта на iPhone.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Cuối cùng, Cingular là hãng đã đồng ý Tôi sẽ nói các bạn về hiệu lực của iPhone
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.In final, Cingular a spus OK. Voi vorbi acum despre efectul iPhone-ului.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.iPhoneの影響についてお話します 今夜のパーティーで 私を問い詰めないでくださいね
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Schließlich stimmte Cingular zu. Ich spreche jetzt über die Wirkung des iPhone.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Seul Cingular a finalement accepté. Je vais vous parler de l'effet de l'iPhone.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Uiteindelijk zei Cingular OK. Ik ga vertellen over het effect van de iPhone.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.Наконец, Cingular сказал: "Хорошо". Я собираюсь рассказать об эффекте iPhone.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.לבסוף, סינגולר הסכימה לו. אני הולך לדבר על האפקט של האייפון.
En sonunda Cingular "Tamam." dedi. iPhone'nun etkilerinden bahsedeceğim.واخيرا قبلته سينجولار. سوف اتحدث عن تأثير اي فون
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Aber ich möchte heute von L.A.s Wasserproblemen sprechen.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Ale já budu mluvit o problému L.A. s vodou.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Chcę w tej chwili powiedzieć o problemie wody w L.A.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Ik ga het hebben over de waterproblemen.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Însă acum voi vorbi despre problemele cu apa din L.A.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.저는 지금 LA의 물 문제를 다루려고 합니다.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Ma adesso vi parlerò dei problemi idrici di L.A.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Mais je vais vous parler maintenant des problèmes d'eau de Los Angeles.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Mà tôi sẽ nói về vấn đề nước sạch của LA ngay bây giờ đây.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Men jag skall prata om L.A:s vattenproblem just nu.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Pero ahora voy a hablar del agua de L.A.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Αλλά τώρα, θα μιλήσω για τα προβλήματα ύδρευσης του Λ.Α.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Но сега ще говорим за водните проблеми на Лос Анжелис.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.Но сейчас я говорю только о проблеме с водоснабжением.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.שללוס אנג'לס בעיות משלה.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.ولكن أنا سأتحدث عن مشاكل المياه في لوس أنجليس الآن.
Fakat,ben Los Angeles'ın su sorunundan bahsedeceğim.ロサンゼルスはほとんどいつも水不足なのに
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Aber heute will ich von etwas anderem erzählen.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Ale dziś opowiem o czymś innym.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Dar astăzi am să vă vorbesc despre altceva.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.De ma valami másról fogok beszélni önöknek.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.하지만 오늘은 다른 것에 대해 얘기할 예정입니다
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Maar ik ga jullie vandaag over iets anders vertellen.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Mais je vais vous parler d'autre chose aujourd'hui.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Ma oggi sto per raccontarvi qualcos'altro.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Mas vou falar-vos sobre outra coisa, hoje.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Nhưng tôi sẽ nói với quý vị về một thứ khác trong ngày hôm nay.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Pero hoy les contaré algo más.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Αλλά πρόκειται να σας μιλήσω για κάτι διαφορετικό σήμερα.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Але сьогодні я збираюсь розповісти вам щось зовсім інше.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Но днес ще ви говоря за нещо друго.
Fakat size bugün hakkında bir şeyler den bahsedeceğim.Но сегодня я хочу рассказать вам о другом.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod