Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Tetapi yang bertanggung jawab mencampur rempah-rempah itu adalah imam-imam
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Und der Priester Kinder machten etliche das Salböl mit Spezereien.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.Και τινες εκ των υιων των ιερεων κατεσκευαζον το μυρον το αρωματικον.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.А из сыновей священнических некоторые составляли миро из веществ благовонных.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.А някои от свещеническото съсловие приготовляваха благоуханното миро.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.ומן בני הכהנים רקחי המרקחת לבשמים׃
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.والبعض من بني الكهنة كانوا يركّبون دهون الاطياب.
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.祭 司 中 有 人 用 香 料 作 膏 油
Ancak baharatı karıştırıp hazırlama görevi kâhinlerindi.祭司 中 有 人 用 香料 作 膏油
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.Jak działo się to podczas Arabskiej Wiosny, przyczyną takich podziałów często jest religia.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.우리가 "아랍의 봄" 운동에서 많은 것을 볼 수 있듯이 그런 운동은 종교적인 방식을 따르기도 합니다.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.כפי שראינו מתרחש בהתקוממות האביב הערבי, לעיתים החלוקות הללו הן לאורך קווים דתיים.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.وكما رأينا يحدث في ثورات الربيع العربي ، فإن أغلب التقسيمات تكون لأسباب دينية.
Arap Baharı ayaklanmalarında da gördüğümüz gibi, bu bölünmeler dini çizgiler üzerinde ortaya çıkıyor.多くは、それらの分裂は宗教の線に沿っています。 それにもかかわらず、人々が一緒になって
Arap Baharı'nda olduğu gibi,Al igual que en la primavera árabe, durante las recientes elecciones en el Congo,
Arap Baharı'nda olduğu gibi,Comme pour le printemps Arabe,
Arap Baharı'nda olduğu gibi,'아랍의 봄' 때 처럼
Arap Baharı'nda olduğu gibi,בדומה לאביב הערבי,
Arap Baharı'nda olduğu gibi,كما هو الحال مع الربيع العربي،
Arap Baharı'nda olduğu gibi,最近のコンゴの選挙期間中には
Arap Baharı'nı görmüş olmalısınız.아랍의 봄에 주목하셔야 합니다.
Arap Baharı'nı görmüş olmalısınız.שהתחיל בתוניסיה ומצרים.
Arap Baharı'nı görmüş olmalısınız.كيف انه بدأ في تونس ومصر
Arap Baharı'nı görmüş olmalısınız.アラブの大衆は
Arap Baharı öldürdü.De Arabische Lente.
Arap Baharı öldürdü.Der Arabische Frühling.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.A Primavera Árabe dirige-se ao Outono e move-se para o Inverno.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Arabska Wiosna zmierza ku jesieni i dalej ku zimie.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Az Arab Tavasz már az ősznél tart és a tél felé halad.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.De Arabische Lente gaat de herfst in en beweegt zich naar de winter.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Der arabische Frühling neigt sich dem Herbst entgegen, und es wird Winter.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.아랍의 봄은 가을을 향하고 있습니다. 그리고 이젠 겨울을 향하고 있습니다.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.La primavera araba sta volgendo verso l'autunno e sta per trasformarsi nell'inverno.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.La primavera árabe se encamina hacia el otoño y avanza hacia el invierno.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Le printemps arabe devient automne et l'hiver approche.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Mùa xuân Ả Rập đã kéo dài tới mùa thu và giờ đang chuyển qua mùa đông.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Primăvara Arabă se întreptă către toamnă şi se deplasează către iarnă.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Η Αραβική Άνοιξη οδεύει στο φθινόπωρο και βαδίζει προς τον χειμώνα.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Арабската пролет преминава към есента и се придвижва към зимата.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.Арабская Весна перетекает в осень, а затем в зиму.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.האביב הערבי נסוג אל הסתיו ומתקדם לתוך החורף.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.الربيع العربي يتحول الى خريف وفي اتجاهه الى الشتاء.
Arap Baharı sonbahara giriyor ve kışa doğru ilerliyor.冬になりました この運動は今後長期化するでしょう
Arap Baharı yeni hükümetler ortaya çıkardı, bir çoğu İslamcı hükümetler.그리고 아랍의 봄은 많은 이슬람 정부를 수립했습니다.
Arap Baharı yeni hükümetler ortaya çıkardı, bir çoğu İslamcı hükümetler.והאביב הערבי כבר הצמיח ממשלות, הרבה מהן ממשלות אסלאמיסטיות,
Arap Baharı yeni hükümetler ortaya çıkardı, bir çoğu İslamcı hükümetler.و الربيع العربي أفرز حكومات العديد منها إسلامية
Arap Baharı yeni hükümetler ortaya çıkardı, bir çoğu İslamcı hükümetler.その多くがイスラム教政府です それらの政府は 自己防衛のために
Aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum, Şaraptan çok daha tatlı; Esansının kokusu her türlü baharattan güzel!나의 누이 나의 신부야 네 사랑이 어찌 그리 아름다운지 네 사랑은 포도주에 지나고 네 기름의 향기는 각양 향품보다 승하구나
Aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum, Şaraptan çok daha tatlı; Esansının kokusu her türlü baharattan güzel!מה יפו דדיך אחתי כלה מה טבו דדיך מיין וריח שמניך מכל בשמים׃
Aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum, Şaraptan çok daha tatlı; Esansının kokusu her türlü baharattan güzel!ما احسن حبك يا اختي العروس كم محبتك اطيب من الخمر وكم رائحة ادهانك اطيب من كل الاطياب.
Aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum, Şaraptan çok daha tatlı; Esansının kokusu her türlü baharattan güzel!我 妹 子 、 我 新 婦 、 你 的 愛 情 何 其 美 . 你 的 愛 情 比 酒 更 美 . 你 膏 油 的 香 氣 勝 過 一 切 香 品
Aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum, Şaraptan çok daha tatlı; Esansının kokusu her türlü baharattan güzel!我 妹子 、 我 新婦 、 你 的 愛情 何其 美 . 你 的 愛情比酒 更 美 . 你 膏油 的 香氣勝過 一切 香品
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.A je tiež veľmi biologicky aktívny, čo vám potvrdí hocikto so sennou nádchou.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.È biologicamente molto attivo, come ben sa chi è allergico al polline.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.Este şi foarte activ biologic, aşa cum poate înţelege oricine este alergic la polen.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.Het is ook zeer biologisch actief, iedereen met hooikoorts begrijpt dat.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.Je také velmi biologicky aktivní, což je každému se sennou rýmou jasné.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.그리고 생물학적으로 매우 활동적입니다. 꽃가루 알러지를 가진 사람이라면 쉽게 이해할 수 있을 것입니다.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.Sie sind außerdem biologisch sehr aktiv, was jeder mit Heuschnupfen nachvollziehen kann.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.Também é muito activo biologicamente, como qualquer pessoa com febre dos fenos compreenderá.