Ana içeriğe geç
Sözlük

bahar ile cümle

bahar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuklarımın yakında bahar tatilleri var.My kids have their spring break soon.
Bir çiçekle bahar olmaz.One swallow does not make a spring.
Bahar geldi.Spring has come.
İlk bahar kışı izler.Spring follows winter.
Çok baharatlı değil.Not too spicy.
Benim en sevdiğim mevsim bahardır.Spring is my favorite season.
Belki paskalyadan sonra bahar gelecek.Maybe after easter, spring will come.
Önümüzdeki bahar Hawaii'ye gitmek istiyorum.Next spring I want to go to Hawaii.
Birçok çiçekler baharda çiçeklenmeye başlar.Many flowers start blooming in springtime.
Sıcak iklim kuşaklarındaki insanların köri gibi baharatlı şeyler yemeleri garip.It's strange that people in hot climate zones eat spicy things like curry.
Bahar geçti ve yaz başlıyor.Spring has passed and summer starts.
Bahar Festivali, Çin Yeni Yılı olarak da bilinir.Spring Festival is also known as Chinese New Year.
Askerler bahara kadar hiçbir şey yapamadı.The soldiers could do nothing until spring.
Baharda Abraham Lincoln suikast sonucu öldürüldü.Abraham Lincoln was assassinated in the spring.
Baharatlı yemekleri sevmiyorum.I don't like spicy food.
Bir yemek sıcak olmadan baharatlı olabilir.A dish can be spicy without being hot.
Midem genellikle baharatlı yemek yedikten sonra biraz bozuluyor.My stomach is often a bit upset after eating spicy food.
Bu baharatın acı bir tadı var.This seasoning has a bitter taste.
Tom gelecek baharda Boston'a gitmeyi planlıyor.Tom is thinking of going to Boston next spring.
Tom hayatının baharında.Tom is in the prime of his life.
Tom biraz baharatlı Hint yemeği yedi.Tom ate some spicy Indian food.
Tom ve Mary bu bahar evlenecekler.Tom and Mary are going to tie the knot this spring.
Aşk ve çiçekler yalnızca tek bir bahar sürer.Love and flowers only last a single spring.
Tom'un ortağı, gurme patlamış mısır baharatlarını da satmaları gerektiğini düşündü.Tom's partner thought that they should also sell gourmet popcorn seasonings.
Sıcak ve baharatlı ise umursamıyorum.I don't mind if it's hot and spicy.
Tom Mary'nin yaptığı yemeklerin genellikle çok baharatlı olduğunu düşünüyor.Tom thinks the food Mary makes is usually too spicy.
Tom herhangi bir baharatlı yemeği sevmez.Tom doesn't like any kind of spicy food.
Tom bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.Tom bought a bucket of extra-spicy fried chicken and a container of coleslaw.
Tom, güvece bazı ilginç baharatlar ekledi.Tom added some interesting spices to the stew.
Tom'un ete koyduğu tek baharat biberdir.The only spice Tom puts on meat is pepper.
Baharatlı ekmek osuruğa neden olur.The seasoned bread causes farts.
Bahar temizliği yapmak istiyorum.I want to do spring cleaning.
Bazı çiçekler Baharda, bazıları sonbaharda açarlar.Some flowers bloom in the spring and other flowers bloom in the fall.
Karı ve koca arasındaki kavga, bir bahar gününün yağmuru gibidir.A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle.
Baharda çok sayıda turist Kyoto'yu ziyaret eder.A very large number of tourists visit Kyoto in the spring.
Kaynar suya, baharat, baharatlı yağ ve biber ekleyin.Add seasoning, seasoned oil, and chili, to the boiling water.
Senin saçın bahar gibi kokuyor.Your hair smells like spring.
Baharın gelmesi için sabırsızlanıyorum.I'm impatient for spring to arrive.
Bahar ağaç dikimi mevsimidir.Spring is the season for planting trees.
Gelecek bahar mezun olmak istiyorum.I'd like to graduate next spring.
Facebook, Arap Baharı'nda önemli bir rol oynadı mı?Did Facebook play a major role in the Arab Spring?
Gelecek baharda Hawai'ye gitmek istiyorum.I want to go to Hawaii next spring.
Baharatlı yiyecek sever misin?Do you like spicy food?
Bir baharın soğuk suyunda eteğimi yıkadıktan sonra ben bir süre oturdum.Having washed my skirt in the cold water of a spring, I sat a while.
Bu çorba çok baharatlı.This soup is too spicy.
Bahar geldi. Hava her gün gittikçe ısınıyor.Spring has arrived. It's getting hotter each day.
Köylüler bahar bayramı direğinin etrafında dans ediyorlar.The villagers are dancing around the Maypole.
Baharda, çiçekler büyür ve ağaçlar çiçek açar.In spring, flowers grow and trees bloom.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.
Bahar tatili için nereye gittin?Where did you go for spring break?
Tom bana baharatlı yemek yemeyi sevdiğini söyledi.Tom told me that you like to eat spicy food.
Tom baharatlı yemek yemekten hoşlanmıyor.Tom doesn't enjoy eating spicy food.
Bahar yorgunluğu bir hastalık değildir.Spring fever is not a disease.
Bu bitki baharın başlarında çiçek açar.This plant flowers at the beginning of spring.
Baharatlı yemeği sevdiğini umuyorum.I hope you like spicy food.
Kocam ve ben, bir opera izlemek için baharda Versailles'a gideceğiz.My husband and I will travel to Versailles in the spring to watch an opera.
Baharatlı Meksika yemeğini severim.I like spicy Mexican food.
Tom bu baharda liseden mezun olacak.Tom will graduate from high school this spring.
Biber ve ekşi yağ ile baharatlandırılmış sulu çorbaydı.It was watery soup spiced with pepper and rancid oil.
Benim için fazla baharatlı.It's too spicy for me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod